Avrupa’da aşırı sıcaklar artık yalnızca tarımsal üretimi ve günlük yaşamı değil, bölgenin ekonomik büyümesini de tehdit ediyor. Triodos Bank tarafından yapılan hesaplamaya göre sıcak hava ve uzun süren kuraklık, Avrupa Birliği ekonomisinde yaklaşık yüzde 1’lik kayba neden olabilir. Bunun parasal karşılığı yaklaşık 180 milyar euroya ulaşıyor.
Bu tahmini çarpıcı kılan ayrıntı, Avrupa Komisyonunun 2026 yılı için AB genelinde yalnızca yüzde 1,1 büyüme beklemesi. Triodos’un öngördüğü kayıp gerçekleşirse yıl için tahmin edilen büyümenin büyük bölümü sıcak hava nedeniyle silinebilir.
İçindekiler
Hesaplama kesinleşmiş bir ekonomik veri değil; sıcaklığın çalışma verimliliği, tarım, enerji üretimi ve ulaştırma üzerindeki muhtemel etkilerini bir araya getiren bir tahmin. Yine de Avrupa’nın zaten enerji maliyetleri ve zayıf büyümeyle mücadele ettiği bir dönemde ikinci bir baskı kaynağına işaret ediyor.
Aşırı sıcakların AB ekonomisinden yaklaşık 180 milyar euro silebileceği hesaplandı.
Çalışma verimindeki düşüşün tek başına AB GSYH’sini yaklaşık yüzde 0,6 azaltabileceği tahmin ediliyor.
Avrupa Birliği genelinde tarımsal üretimin yüzde 3 ile yüzde 7 arasında gerileyebileceği öngörülüyor.
Asıl kayıp tarlada değil çalışma saatlerinde oluşuyor
Sıcak hava dalgasının ilk ekonomik etkisi kuruyan tarlalar ve düşen ürün miktarı üzerinden görülse de hesaplamadaki en büyük maliyet iş gücü verimliliğinden geliyor. Triodos, sıcaklığa bağlı verimlilik kaybının tek başına AB ekonomisinin yaklaşık yüzde 0,6’sına ulaşabileceğini tahmin ediyor.
Açık alanda çalışan tarım, inşaat ve lojistik personeli sıcaklığın doğrudan etkisi altında kalıyor. Kapalı ortamlarda ise soğutma imkânının yetersiz olduğu fabrikalar, depolar ve küçük işletmeler benzer bir sorunla karşılaşıyor. Çalışma saatlerinin kısaltılması, daha sık mola verilmesi ve üretim hızının düşmesi, birbirinden küçük görünen kayıpları ekonominin tamamında büyük bir maliyete dönüştürüyor.
Tarım cephesindeki yüzde 3 ile yüzde 7 arasındaki üretim kaybı ise gıda fiyatlarına taşınabilir. Daha düşük rekolte yalnızca çiftçinin gelirini azaltmıyor; gıda işleme, taşımacılık ve perakende zincirindeki maliyetleri de artırıyor.
Kuruyan nehirler enerji ve taşımacılığı aynı anda vuruyor
Kuraklığın ekonomik etkisi tarım alanlarıyla sınırlı değil. Nehir seviyelerinin düşmesi, Avrupa’nın iç su yollarında taşınabilen yük miktarını azaltıyor. Gemilerin karaya oturma riskinden kaçınmak için daha az yükle hareket etmesi, aynı miktardaki malın daha fazla seferle taşınmasını gerektiriyor.
Su sıkıntısı elektrik üretimini de baskılayabiliyor. Hidroelektrik santrallerinde üretim düşerken bazı termik ve nükleer santraller, soğutma suyu sıcaklığı ve yetersiz su seviyesi nedeniyle kapasitelerini sınırlamak zorunda kalabiliyor. Aynı dönemde klima kullanımının artması elektrik talebini yükseltiyor.
Avrupa’nın doğal gaz depolarındaki düşük doluluk oranı da düşünüldüğünde, sıcaklık kaynaklı elektrik üretimi sıkıntısı enerji piyasasındaki mevcut kırılganlığı büyütebilir.
Fransa’da büyüme yerini daralmaya bırakabilir
Ekonomik etkinin ülkeler arasında eşit dağılması beklenmiyor. Triodos’un hesabına göre Fransa’nın büyümesi sıcaklık nedeniyle 1,4 puan azalabilir. Bu senaryoda ülke ekonomisi 2026 yılını yüzde 0,6 daralmayla tamamlayabilir.
İtalya ve İspanya, uzun süren sıcaklıklar ve tarımsal üretimdeki hassasiyet nedeniyle yüksek kayıp riski taşıyan diğer ülkeler. Hollanda’da tahmini 0,8 puanlık etki, büyümeyi neredeyse tamamen ortadan kaldırabilir. Daha az olağanüstü sıcak gün yaşayan Polonya’nın ise görece sınırlı etkilenmesi bekleniyor.
Bu farklılık Avrupa Merkez Bankası açısından da işi zorlaştırabilir. Ekonomik faaliyet zayıflarken gıda ve elektrik fiyatlarının yükselmesi, düşük büyüme ile yüksek enflasyon baskısının aynı anda görülmesine yol açabilir.
180 milyar euroluk tahmin neden kritik?
Avrupa Komisyonu AB ekonomisinin 2026’da yüzde 1,1, IMF ise euro bölgesinin yüzde 0,9 büyümesini bekliyor. Bu oranlar, ekonominin yeni bir şoku güçlü büyüme tamponuyla karşılamadığını gösteriyor.
Triodos’un 180 milyar euroluk tahmini mevcut büyüme beklentisinden ayrıca düşülecek kesinleşmiş bir rakam olarak okunmamalı. Gerçek kayıp sıcak günlerin süresine, şirketlerin üretim koşullarını ne ölçüde uyarlayabildiğine ve kamu önlemlerine göre değişebilir.
Yine de raporun verdiği temel mesaj açık: Sıcak hava dalgaları artık yalnızca gelecekte ortaya çıkabilecek bir iklim riski değil. Çalışma saatlerinden gıda fiyatlarına, enerji üretiminden nehir taşımacılığına kadar ekonominin farklı bölümlerini aynı anda etkileyen güncel bir büyüme sorunu hâline geliyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.