Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın eylül toplantısında faizi yüzde 37’de bırakmasının ardından Türk lirasına ilişkin olumlu carry trade görüşünü korudu. Banka, TL’deki nominal getirilerin kurdaki değer kaybının üzerinde kalmaya devam edeceğini öngörüyor.
Georgi Deyanov ve Arnav Gupta imzalı değerlendirmede 3 aylık dolar/TL kısa pozisyon carry trade tavsiyesi devam ettirildi. Morgan Stanley’e göre bu işlemin cazibesi yalnız politika faizinin yüksek olmasından kaynaklanmıyor; asıl fark, TL cinsi getirinin aynı dönemde kurda oluşan kaybı ne ölçüde telafi ettiğiyle ortaya çıkıyor.
İçindekiler
Morgan Stanley, 3 aylık dolar/TL kısa pozisyon carry trade tavsiyesini korudu.
Banka, TCMB'nin yıl sonuna kadar 250 baz puanlık indirim alanına sahip olduğunu değerlendiriyor.
TL tahvillerde daha güçlü olumlu görüş için dezenflasyonda daha net kanıt bekleniyor.
Morgan Stanley neden TL carry trade’de kalıyor?
Carry trade hesabında yüksek faiz tek başına yeterli değil. Yatırımcının TL’den elde ettiği faiz geliri, aynı süre içerisinde liranın fonlama para birimine karşı ne kadar değer kaybettiğiyle birlikte değerlendiriliyor.
Morgan Stanley’nin bugünkü notunda öne çıkardığı nokta da bu. Banka, önümüzdeki dönemde nominal getirilerin TL’deki değer kaybından “oldukça yüksek” kalabileceğini düşünüyor. Böyle bir fark korunduğu sürece dolar satıp TL tarafında pozisyon taşıyan yatırımcı açısından faiz avantajı devam ediyor.
Türk lirası yılın büyük bölümünde aynı hikâyeyle yabancı yatırımcının radarında kaldı. PiyasaDetay’da 2 Eylül’de yayımladığımız hesaplamada TL, yılbaşından bu yana yüzde 11,2 carry getirisiyle küresel sıralamada dördüncü sıraya kadar yükselmişti.
Getiriyi belirleyen yalnız yüzde 37’lik politika faizi değil
Türkiye’deki yüksek nominal faiz ilk bakışta carry işlemlerinin ana nedeni gibi görünse de Morgan Stanley daha dar bir hesaba işaret ediyor. Politika faizi düşerken liranın değer kaybı kontrollü kalırsa carry getirisi pozitif kalabilir. Tersi durumda ise yüksek faiz tek başına yatırımcıyı korumaya yetmez.
Bu ayrım önümüzdeki aylarda daha önemli hale gelecek. Çünkü TCMB’nin bir sonraki adımının faiz indirimi olması ihtimali güçlenirken yatırımcı açısından soru artık yalnız “faiz kaç olacak?” değil. İndirim sürecinde kurun hangi hızda hareket edeceği de aynı hesabın içinde.
Morgan Stanley’nin 3 aylık dolar/TL kısa pozisyon tavsiyesi, doların TL karşısında mutlaka düşeceği yönünde basit bir kur tahmini olarak okunmamalı. Carry trade işleminde kur hareketi ile TL’den elde edilen faiz getirisi birlikte hesaplanıyor.
TCMB için 250 baz puanlık alan
Rapordaki ikinci önemli başlık para politikası. Morgan Stanley, TCMB’nin yıl sonuna kadar piyasa fiyatlamasıyla uyumlu biçimde 250 baz puana kadar faiz indirimi alanı bulunduğunu değerlendiriyor.
Buradaki “alan” ifadesini doğrudan 250 baz puanlık yeni bir faiz indirimi tahmini olarak okumamak gerekiyor. Morgan Stanley’nin 7 Eylül’de yayımlanan temel senaryosunda ekim ve aralık toplantılarında 100’er baz puanlık iki indirim öngörülmüş, yıl sonu politika faizi yüzde 35 olarak tahmin edilmişti.
Yeni değerlendirme, TCMB’nin kullanabileceği hareket alanının piyasa fiyatlamasına göre 250 baz puana kadar genişleyebileceğini söylüyor. Bankanın önceki 200 baz puanlık temel senaryosunu 250 baz puana çıkardığını gösteren açık bir ifade ise bulunmuyor.
Dünkü faiz kararı Morgan Stanley’nin hesabını değiştirmedi
TCMB 10 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 37’de tuttu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi yüzde 35,5 seviyesinde kaldı.
Karar metninde enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine ilişkin ifade güçlenirken yüksek enerji fiyatları yukarı yönlü risk olarak tutuldu. Merkez Bankası aynı zamanda iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğini belirtti.
Bu iki unsur Morgan Stanley’nin faiz indirimi değerlendirmesiyle de örtüşüyor. Banka, sıkılaşan finansal koşulların özellikle tüketim üzerinden büyümeyi daha fazla sınırladığını ve bunun kademeli parasal gevşeme için alan yarattığını düşünüyor.
PiyasaDetay’da TCMB’nin eylül faiz kararını ve karar metnindeki yeni enflasyon mesajını ayrıntılı olarak aktarmıştık.
TL tahviller için aynı ölçüde iyimser değiller
Morgan Stanley’nin lira konusundaki olumlu görüşü bütün TL varlıklarına aynı şekilde yayılmıyor. Bankanın ekonomistleri, TL cinsi tahvillerde daha güçlü bir pozisyon almak için dezenflasyonun kalıcı hale geldiğine ilişkin daha net işaret görmek istiyor.
Bu temkin önemli. Carry trade yatırımcısı kısa vadede yüksek faiz ile kontrollü kur hareketi arasındaki farktan faydalanabilirken uzun vadeli tahvil yatırımcısı enflasyonun birkaç ay sonraki seviyesine daha fazla odaklanıyor. Enerji fiyatları ve beklentilerde oluşabilecek bozulma da tahvil tarafındaki hesabı değiştirebilir.
TL carry trade için sıradaki sınav ekim toplantısı
TCMB’nin bir sonraki faiz kararı 22 Ekim’de açıklanacak. Morgan Stanley’nin mevcut yaklaşımının testi de burada başlayacak.
Faiz indirimi gelirken liranın değer kaybı sınırlı kalırsa, politika faizindeki düşüşe rağmen carry getirisi yabancı yatırımcı açısından cazip olmaya devam edebilir. Kur hareketinin hızlanması veya enflasyon beklentilerinde yeniden bozulma görülmesi ise mevcut avantajı daraltır.
Morgan Stanley’nin bugünkü mesajı bu yüzden yalnız “TL faizi yüksek” görüşünden ibaret değil. Banka, faizlerin kademeli olarak düşebileceği bir dönemde bile TL getirisi ile kurdaki değer kaybı arasındaki farkın carry trade lehine kalabileceğini düşünüyor. Ekim toplantısına kadar gelecek enflasyon verileri ve döviz piyasasındaki seyir, bu hesabın korunup korunmayacağını gösterecek.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.