Bakır fiyatları rekor bölgede seyrederken Washington’da aylardır beklenen rafine bakır tarifesi için hâlâ karar çıkmadı. Beyaz Saray, yeni vergilerin ABD’deki madencilik ve rafinaj yatırımlarını destekleme ihtimaliyle elektrik ekipmanından otomobile kadar geniş bir sanayi grubunun maliyetlerini artırma riski arasında tercih yapmaya çalışıyor.
Kararsızlığın piyasaya etkisi şimdiden büyük. Yeni bir tarife gelmeden metal temin etmek isteyen trader ve sanayi şirketleri bakırı ABD’ye taşırken, Amerikan depolarında rekor stok oluştu. Londra tarafında fiyatlar ise ton başına 14.700 doların üzerindeki tarihi bölgeyi test etmeye devam ediyor.
İçindekiler
Beyaz Saray, rafine bakıra yönelik yeni ithalat tarifesinde henüz nihai karar vermedi.
2025 planında rafine bakır için 2027'de yüzde 15, 2028'de yüzde 30 tarife seçeneği yer aldı.
ABD, yıllık bakır ihtiyacının yaklaşık yarısını ithalat yoluyla karşılıyor.
Bakır tarifesinde asıl ikilem maliyet
Trump yönetiminin hedefi ABD’nin kritik hammaddelerde dışa bağımlılığını azaltmak. Bakır bu listenin en önemli kalemlerinden biri. Elektrik şebekeleri, veri merkezleri, savunma sanayii, otomobiller ve inşaat sektöründe yoğun biçimde kullanılıyor.
Tarife ithal bakırı pahalılaştırırsa ABD’de yeni maden, izabe ve rafinaj yatırımlarının ekonomik olarak daha cazip hale gelmesi mümkün. Sorunun diğer yüzünde aynı bakırı girdi olarak kullanan binlerce üretici bulunuyor. Daha pahalı metal; kablo, elektrik ekipmanı, araç parçaları ve yapı malzemelerinde maliyet artışı anlamına geliyor.
Kasım ayında yapılacak ara seçimlere yaklaşılırken yaşam maliyeti başlığının Washington’daki ağırlığı da artmış durumda. Beyaz Saray’ın henüz nihai karara ulaşamamasında bu fiyat baskısının önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Rafine bakır geçen yıl tarifeden muaf tutulmuştu
ABD’nin bakır tarifesi sıfırdan başlayan yeni bir uygulama değil. Trump, Temmuz 2025’te bakır ithalatına ilişkin Section 232 sürecinin ardından yarı mamul bakır ürünleri ve bakır yoğun türev ürünlerde yüzde 50 gümrük tarifesi getirmişti.
Boru, tel, çubuk, levha ve bazı elektrik bileşenleri bu kapsama girdi. Rafine bakır ise aynı düzenlemede doğrudan tarifeye alınmadı.
2025’te yayımlanan resmi kararda Ticaret Bakanlığı’ndan ABD bakır piyasasını yeniden değerlendirmesi istendi. Masaya konulan seçenek, rafine bakır ithalatına 1 Ocak 2027’den itibaren yüzde 15, 2028’den itibaren yüzde 30 tarife uygulanmasıydı. Bu oranlar henüz yürürlüğe girmiş değil.
Ticaret Bakanlığı’nın güncel değerlendirmesini 30 Haziran’a kadar Başkan Trump’a ilettiği Beyaz Saray tarafından doğrulandı. Bakanlığın hangi yönde tavsiyede bulunduğu kamuoyuna açıklanmadı.
Piyasa kararı beklemeden bakırı ABD’ye taşıdı
Tarife henüz ortada yok fakat metalin fiziksel rotası çoktan değişti. ABD’de olası vergi öncesinde stok oluşturma yarışı başladı; COMEX onaylı depolardaki bakır miktarı geçen hafta 766 bin kısa tonun üzerine çıkarak rekor kırdı.
PiyasaDetay’da 8 Eylül’de bakırın 14.694 dolar/tonla tarihi zirveye çıkışında ABD’ye yönelen bu metal akışının rolünü ayrıntılı olarak aktarmıştık. Aynı tabloda Londra ve Şanghay stoklarının gerilemesi, ABD tarafındaki birikimin küresel piyasayı neden sıkıştırdığını gösteriyordu.
Temmuz ayında ABD’nin toplam bakır ithalatı 220 bin tonu aşarak yeni bir seviyeye çıktı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden gelen miktar tek başına 53 bin tonu geçti. Birkaç yıl önce ABD pazarında sınırlı paya sahip Kongo bakırının hızla büyümesi, şirketlerin alternatif tedarik kanallarını ne kadar agresif kullandığını gösteren örneklerden biri.
ABD’nin bakır açığı neden kolay kapanmıyor?
Tarife tartışmasının arkasında uzun süredir devam eden yapısal bir sorun var. ABD kendi bakır ihtiyacının yaklaşık yarısını ithal ediyor ve ülkede faal durumda yalnız iki büyük bakır izabe tesisi bulunuyor. Bunlardan biri Freeport-McMoRan, diğeri Rio Tinto tarafından işletiliyor.
Rafine bakır ithalatının 2015’ten bu yana yaklaşık 16 kat artmasına karşılık ABD üretimi aynı dönemde yüzde 20 civarında geriledi. Yer altında önemli rezerv bulunmasına rağmen yeni bir madenin üretime alınması, izabe kapasitesinin kurulması ve izin süreçlerinin tamamlanması yıllar sürebiliyor.
Washington’ın açmazı burada daha belirgin hale geliyor. Tarife uzun vadede yerli kapasiteyi destekleyebilir; kısa vadede ihtiyaç duyulan bakır miktarı bir anda ABD üretiminden karşılanamayacağı için ithalat maliyeti doğrudan sanayiye yansıyabilir.
Kararın gecikmesi küresel arzı da etkiliyor
Belirsizlik yalnız ABD’deki alıcıları ilgilendirmiyor. Bakırı Amerika’ya taşımanın hâlâ kârlı olabileceği beklentisi, metalin Londra ve Asya piyasalarına geri dönmesini geciktiriyor.
Bu durum son rallinin önemli parçalarından biri. COMEX depolarında büyük miktarda metal birikirken dünyanın diğer bölgelerinde hemen teslim bakır bulmak zorlaşıyor. Tarife ihtimali canlı kaldıkça ABD’deki yüksek stokun küresel piyasaya ne zaman geri döneceğini hesaplamak da güçleşiyor.
Beyaz Saray’ın rafine bakırı tarifeden yeniden muaf tutması veya kararı ertelemesi halinde bu ticaretin cazibesi hızla azalabilir. ABD ile Londra arasındaki fiyat farkının daralması, depolanan metalin yeniden uluslararası pazara yönelmesine ve LME tarafındaki sıkışıklığın bir bölümünün çözülmesine kapı açabilir.
Tarifenin yürürlüğe konulması ise tam tersine ABD’ye metal akışını daha uzun süre destekleyebilir. Böyle bir senaryoda piyasanın ilk bakacağı iki nokta, yeni verginin oranı ile bakır konsantresinin de kapsam içine alınıp alınmayacağı olacak.
Bakırda şimdi fiyat kadar Washington izleniyor
Bakırın rekor seviyelere çıkışında maden üretimindeki aksamalar ve uzun vadeli elektrik talebi hâlâ önemli. Son haftalarda fiyatı hızlandıran unsurun büyük bölümü ise ABD’nin tarife kararının yarattığı stok hareketinden geliyor.
Bu yüzden Beyaz Saray’dan gelecek açıklama yalnız Amerikan üreticileri için değil, Londra ve Şanghay’daki bakır fiyatları açısından da doğrudan önem taşıyor. Bir sonraki somut eşik, Trump yönetiminin rafine bakır için 2027’de başlaması değerlendirilen tarifeyi uygulayıp uygulamayacağını açıklaması olacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.