ABD Merkez Bankası içinde bir sonraki faiz adımına ilişkin görüş ayrılığı 13 Ağustos’ta yeniden belirginleşti. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, enflasyonu dizginlemek için faizin hemen artırılması gerektiğini söylerken Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, yeni bir artışa ihtiyaç olup olmadığını hâlâ “açık bir soru” olarak değerlendirdi.
Aynı gün gelen açıklamalar, Fed’in 15-16 Eylül toplantısına giderken tartışmanın yalnız “artış mı, sabit tutma mı” ekseninde olmadığını ortaya koyuyor. Politika yapıcılar, mevcut faiz seviyesinin ekonomiyi ne ölçüde yavaşlattığı ve son fiyat baskılarının kalıcı olup olmadığı konusunda da ayrışıyor.
İçindekiler
Hammack Fed’den gecikmeden adım istiyor
Hammack, Dayton Bölgesi Ticaret Odası etkinliğinde yaptığı konuşmada güçlü yatırım ve kredi iştahının ekonomik büyümeyi desteklediğini, fakat talebin fazla hızlanmasının enflasyon baskısını artırabileceğini savundu. Enflasyonun hâlâ yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiğine işaret eden Cleveland Fed Başkanı, para politikasının büyümeyi ve fiyatları daha fazla frenlemesi gerektiği görüşünde.
Bu çıkış yeni bir yön değişikliğinden çok, Hammack’in temmuz toplantısındaki tutumunun devamı niteliğinde. Fed, 29 Temmuz’da politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakmış; Hammack dahil üç üye 25 baz puanlık artış lehine karşı oy kullanmıştı. Karar 9’a karşı 3 oyla alınmıştı.
Barkin geçici şoklarla kalıcı enflasyonu ayırıyor
Barkin’in yaklaşımı daha ihtiyatlı. Richmond Fed Başkanı, yüksek fiyat artışlarının bir bölümünü gümrük tarifeleri, petrol ve yapay zekâ yatırımlarının kaynak talebinde yarattığı artış gibi geçici etkilerle ilişkilendiriyor. Bu baskıların kendiliğinden zayıflaması halinde ilave faiz artışı gerekmeyebileceğini, fakat enflasyon beklentileri bozulursa sıkılaşmanın yeniden gündeme geleceğini belirtti.
İki görüş arasındaki temel fark hedefte değil, riskin nasıl yönetileceğinde ortaya çıkıyor. Hammack beklemenin enflasyonu kalıcılaştırabileceğini düşünüyor. Barkin ise mevcut politikanın yeterince kısıtlayıcı olma ihtimalini koruyarak yeni verileri görmeyi tercih ediyor.
İşsizlik başvuruları Fed’e bekleme alanı bırakıyor
Haftalık veriler iş gücü piyasasında ani bir bozulmaya işaret etmedi. ABD’de ilk işsizlik maaşı başvuruları 8 Ağustos’ta sona eren haftada 9 bin artarak 209 bine çıktı ve piyasa beklentisini sınırlı ölçüde aştı. Devam eden başvurular ise 22 bin azalışla 1 milyon 777 bine geriledi.
Düşük işten çıkarma temposu, enflasyonla mücadeleyi öne çıkaran üyelerin elini güçlendiriyor. Bununla birlikte temmuz istihdamındaki zayıflama, faiz artışının büyüme ve işe alımlar üzerindeki gecikmeli etkisine karşı daha temkinli üyeler için önemli bir karşı ağırlık oluşturuyor.
Eylül toplantısına kadar hangi veriler belirleyici?
Fed’in bir sonraki kararı 16 Eylül’de açıklanacak ve toplantıyla birlikte yeni ekonomik projeksiyonlar da yayımlanacak. O tarihe kadar gelecek kişisel tüketim harcamaları enflasyonu, ağustos istihdam raporu ve yeni fiyat verileri, kurul içindeki dengeyi değiştirebilir.
Piyasalar açısından yalnız kararın yönü değil, kaç üyenin faiz artışına destek vereceği ve yılın son iki toplantısı için nasıl bir patika çizileceği önem taşıyor. Hammack ile Barkin’in aynı gün verdiği farklı mesajlar, eylül öncesinde tek bir Fed görüşünden söz etmenin giderek zorlaştığını gösteriyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.