Elektrik sistemlerinde kısa süreli talep artışını karşılayan iki teknoloji arasındaki maliyet dengesi batarya lehine döndü. Wood Mackenzie’nin 8 Ekim 2026 tarihli küresel çalışmasına göre 4 saatlik batarya depolama, her iki teknolojinin birlikte modellendiği 43 pazarın tamamında açık çevrim gaz türbinlerinden daha düşük seviyelendirilmiş maliyete ulaştı.
Karşılaştırma, bir santralin yatırım, işletme ve yakıt giderlerini ömrü boyunca üreteceği enerjiye dağıtan seviyelendirilmiş maliyet hesabına dayanıyor. Dört saatlik sistem, daha düşük maliyetli saatlerde depolanan elektriği talebin yükseldiği zaman dilimine taşırken açık çevrim gaz türbini aynı ihtiyacı hızla devreye girerek karşılıyor. Raporun sonucu, depolamanın kesintisiz üretimin tamamını üstlendiğini değil, bu iki tepe yük seçeneğinin ekonomik sıralamasının değiştiğini gösteriyor.
Orta Doğu ve Afrika’da maliyet 80 dolar/MWh’ye inebilir
Wood Mackenzie, Orta Doğu ve Afrika’da şebeke ölçekli 4 saatlik depolamanın 2026 maliyetini 120 dolar/MWh olarak hesapladı. Tahmin, maliyetin 2035’te yüzde 33 düşerek 80 dolar/MWh’ye gerilemesi yönünde. Aynı bölgede tek eksenli takip sistemine sahip büyük güneş santrallerinin maliyeti 37 dolar/MWh düzeyinde; 2035 tahmini 24 dolar/MWh. Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nde güneş maliyetinin 2033’e kadar 20 dolar/MWh’nin altına inmesi bekleniyor.
Asya Pasifik’te ölçek farkı daha belirgin. Çin’in şebeke tipi depolama maliyeti, bölgenin Çin dışındaki 134 dolar/MWh ortalamasının yüzde 55’ten fazla altında bulunuyor. Üretim ölçeği ve bütünleşik tedarik zincirinin etkisiyle bu bölgesel ortalamanın 2036’da 92 dolar/MWh’ye inmesi öngörülüyor; hesaplanan düşüş yaklaşık yüzde 31.
Batarya hücre fiyatı yükselse de uzun vadeli yön değişmedi
Rapordaki kısa vadeli veriler tek yönlü bir ucuzlama göstermiyor. Batarya hücre fiyatlarının 2025’teki dip seviyeden yaklaşık yüzde 10 yükselmesiyle anahtar teslim depolama yatırım maliyeti 2026’da yüzde 2 arttı. Wood Mackenzie, sermaye maliyetinin 2031’e kadar yüzde 12 gerilemesini bekliyor. Avrupa’da karbon maliyetinin 2030’da fosil yakıt maliyetini aşacağı tahmin edilirken Latin Amerika’da depolamanın seviyelendirilmiş maliyetinde 2060’a kadar yüzde 42 düşüş öngörülüyor.
Kuzey Amerika’da vergi kredileri depolamanın rekabet gücünü destekliyor. Buna karşılık veri merkezlerinin elektrik talebi, gaz türbini siparişlerini ve teslim sürelerini baskılıyor. PiyasaDetay’ın daha önce aktardığı GE Vernova verilerinde gaz ekipmanı sözleşme ve rezervasyonları 116 GW’a ulaşmış, şirket yıllık üretim kapasitesini 2030’da 30 GW’a çıkarma planını açıklamıştı.
Yeni maliyet sıralaması, 4 saatlik batarya depolama projelerinin yalnız yenilenebilir enerji entegrasyonunda değil, tepe yük kapasitesi yatırımlarında da gazla doğrudan karşılaştırılacağını ortaya koyuyor. Wood Mackenzie’nin takviminde depolama sermaye maliyeti için 2031, Orta Doğu ve Afrika’daki 80 dolar/MWh hedefi için 2035 ve ABD yatırım vergi kredisinin aşamalı sona ermesi için 2038 temel eşikler olarak yer alıyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.