Avrupa Birliği, maden sahasından geri dönüşüm tesisine uzanan tedarik zincirinde ikinci büyük proje seçimini tamamladı. Avrupa Komisyonu, 9 Ekim 2026’da açıkladığı kararla kritik ham madde projeleri arasından 16 üye ülkedeki 46 başvuruya stratejik statü verdi. Yeni liste 102 başvuru arasından seçildi ve batarya, savunma, havacılık ile kalıcı mıknatıs üretiminde kullanılan girdileri kapsıyor.
Dağılım, AB’nin yalnız yeni maden aramadığını gösteriyor. 46 projenin 19’u doğrudan geri dönüşüme, 11’i işlemeye, 8’i madencilik faaliyetlerine ayrıldı. Kalan 8 proje birden fazla aşamayı bir araya getiriyor: 3’ü çıkarma ile işlemeyi, 5’i ise işleme ile geri dönüşümü birlikte yürütecek.
| Proje türü | Adet | 46 proje içindeki payı |
|---|---|---|
| Geri dönüşüm | 19 | %41,3 |
| İşleme | 11 | %23,9 |
| Madencilik | 8 | %17,4 |
| Entegre tesis | 8 | %17,4 |
Geri dönüşüm neden listenin ilk sırasında?
Geri dönüşüm projeleri tek başına listenin %41,3’ünü oluşturuyor. Bu ağırlık, kullanılmış bataryalar ile üretim artıklarından lityum, nikel, kobalt ve benzeri girdilerin yeniden ekonomiye kazandırılmasına dayanıyor. Böylece yeni bir madenin üretime hazırlanması beklenmeden, Avrupa’da dolaşımda olan malzemenin bir bölümü yeniden sanayiye dönebilecek.
Komisyonun seçtiği projeler 17 stratejik ham maddenin 15’ini kapsıyor. Bunlar tek bir sektöre bağlı değil; elektrikli araç bataryalarından rüzgâr türbinlerine, savunma sistemlerinden elektronik üretimine kadar farklı değer zincirlerinde kullanılıyor. ABD’de planlanan 502 milyon dolarlık Westwin nikel rafinerisi de ülkelerin rafinaj kapasitesini kendi sınırlarına yaklaştırma çabasının başka bir örneğini sunuyor.
Stratejik statü projelere ne sağlıyor?
Stratejik statü doğrudan hibe ya da otomatik inşaat onayı değil. Projeler finansmana erişim konusunda kurumsal destek alabilecek ve izin süreçleri için daha kısa bir takvime tabi olacak. Kritik Hammaddeler Yasası kapsamında madencilik projelerinde izin süresinin 27 ayı, işleme ve geri dönüşüm projelerinde 15 ayı aşmaması hedefleniyor.
Bu takvim, özellikle yatırım kararını geciktiren ruhsat ve çevresel değerlendirme süreçlerine ortak bir üst sınır getiriyor. Yine de her proje ulusal mevzuat, finansman yapısı ve teknik fizibilite şartlarını ayrı ayrı karşılayacak. Açıklanan sayı, tamamlanmış tesis kapasitesini değil, hızlandırılmış izin ve finansman çerçevesine alınan proje portföyünü ifade ediyor.
AB portföyü 106 projeye ulaştı
Komisyon 2025’te AB içinde 47, birlik dışındaki ülkelerde ise 13 projeyi stratejik listeye almıştı. Yeni 46 seçimle AB sınırları içindeki proje sayısı 93’e, toplam portföy 106’ya çıktı. Yeni grup, birlik içindeki listenin yaklaşık %49,5’ini tek başına oluşturuyor.
Kritik ham madde projeleri, AB’nin 2030 kapasite hedeflerine göre değerlendirilecek. Birlik, yıllık tüketiminin en az %10’unu kendi madenlerinden çıkarmayı, %40’ını kendi tesislerinde işlemeyi ve %25’ini geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor. 19 geri dönüşüm projesinin listede en geniş grubu oluşturması, %25’lik hedef için kapasite kurma çabasının yatırım portföyündeki somut karşılığı. Bundan sonraki ölçü, seçilen projelerin izin takvimini tamamlayıp gerçek üretim ve geri kazanım kapasitesine dönüşmesi olacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.