Türkiye’de finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı Temmuz 2026’da 210,8 milyar dolara çıktı. TCMB verileri, açığın hazirana göre 5 milyar dolar genişlediğini ve veri setindeki en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdi.
Aylık bozulmanın kaynağı varlıklardaki düşüş değil, yükümlülüklerin daha hızlı büyümesi oldu. Şirketlerin döviz varlıkları 2,3 milyar dolar artarken döviz yükümlülükleri 7,3 milyar dolar yükseldi. İki kalem arasındaki 5 milyar dolarlık fark doğrudan net pozisyona yansıdı.
İçindekiler
Türev işlemler ve krediler yükümlülükleri büyüttü
Yükümlülük tarafındaki en büyük aylık artış 3,5 milyar dolarla türev işlemlerde kaydedildi. Yurt içinden kullanılan nakdi krediler 2,1 milyar dolar, ithalat borçları 1,1 milyar dolar ve yurt dışı nakdi krediler 607 milyon dolar arttı.
Net döviz pozisyonu, firmaların döviz cinsi varlıkları ile döviz yükümlülükleri arasındaki farkı gösteriyor. Açığın büyümesi kur değişimlerine karşı toplam bilanço hassasiyetinin arttığına işaret eder. Ancak veriyi bütün şirketlerin aynı ölçüde açık pozisyon taşıdığı şeklinde okumamak gerekiyor. İhracat geliri, türev koruması, vade yapısı ve doğal riskten korunma imkânı şirketten şirkete değişiyor.
Kur hareketlerinin şirket maliyetleri ve finansal tablolar üzerindeki güncel çerçevesi, PiyasaDetay’ın canlı dolar/TL sayfasından izlenebilir.
Kısa vadede 4,4 milyar dolarlık fazla var
Toplam açık rekor seviyeye çıkarken kısa vadeli görünüm farklı bir tablo sundu. Firmaların kısa vadeli döviz varlıkları 151,8 milyar dolar, kısa vadeli yükümlülükleri 147,4 milyar dolar oldu. Böylece bir yıla kadar vadede 4,4 milyar dolarlık net döviz fazlası oluştu.
Bu ayrışma, 210,8 milyar dolarlık toplam açığın tamamının yakın vadede çevrilmesi gereken bir finansman ihtiyacı olmadığını gösteriyor. Uzun vadeli krediler ve diğer yükümlülükler toplam pozisyonu aşağı çekerken kısa vadeli varlık tamponu likidite riskini sınırlıyor.
Verinin piyasa karşılığı en çok döviz geliri zayıf, ithal girdi bağımlılığı yüksek ve yabancı para borcu bulunan şirketlerde hissedilebilir. Kur artışı bu gruptaki firmaların finansman giderini ve borçluluk oranlarını yukarı çekebilir. Döviz geliri bulunan ihracatçılar ise aynı harekete karşı daha doğal bir korumaya sahip.
Bir sonraki aylık veri, temmuzdaki artışın tek dönemlik kredi ve türev hareketlerinden mi kaynaklandığını, yoksa reel sektörün döviz açığında daha kalıcı bir genişleme eğilimi oluşup oluşmadığını gösterecek.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.