Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna’ya ait limanlar ile ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunlaşması, küresel tahıl ticaretinde yeni bir arz endişesi doğurdu.
Rusya Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliği, Ukrayna’nın Rus limanlarına ve gemilerine yönelik saldırılarının sürmesi hâlinde Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl ihracatının durma noktasına gelebileceği uyarısında bulundu.
İçindekiler
- Karadeniz’de tahıl ihracatı neden risk altında?
- Rusya’dan 30-35 milyon tonluk ihracat kaybı uyarısı
- Buğday fiyatı gerçekten 400 doları aşabilir mi?
- Gemi ve sigorta maliyetleri fiyatları nasıl etkileyebilir?
- Türkiye’de un ve gıda fiyatlarını etkiler mi?
- En fazla hangi ülkeler etkilenebilir?
- Ukrayna limanları da saldırıların hedefinde
- Buğday piyasasında hangi gelişmeler izlenecek?
Birliğe göre Rusya’nın sevkiyatlarında yaşanabilecek büyük ölçekli kesinti, küresel buğday ticaretinde başka üreticilerin kısa sürede karşılayamayacağı bir açık oluşturabilir. Kurumun en olumsuz senaryosunda buğday fiyatlarının ton başına 400 doların üzerine çıkabileceği ifade edildi.
Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl sevkiyatları
Buğday fiyatının ton başına 400 doları aşması
Limanların çalışması ve ticari gemi trafiğinin devamı
Karadeniz’de tahıl ihracatı neden risk altında?
Rusya ve Ukrayna arasında karşılıklı olarak liman, gemi ve lojistik altyapıların hedef alınması, Karadeniz’deki ticari taşımacılığın güvenliğini yeniden tartışmaya açtı.
Rusya’nın Novorossiysk ve Taman bölgelerinde faaliyet gösteren üç büyük tahıl terminali, gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırı riskinin artmasının ardından kamyonlarla yapılan tahıl teslimatlarını sınırlandırdı.
Bu terminallerin yıllık toplam sevkiyat kapasitesinin 20 milyon tonu aşması, alınan önlemlerin küresel tahıl ticareti açısından önemini artırıyor.
Güvenlik gerekçesiyle Novorossiysk Limanı’nda gece saatlerindeki gemi hareketlerinin de sınırlandırıldığı bildiriliyor. Tahılın limanlara ulaştırılmasında veya gemilere yüklenmesinde yaşanacak gecikmeler, ihracat maliyetlerinin yükselmesine ve teslimat sürelerinin uzamasına neden olabilir.
Sorun yalnızca Rusya tarafıyla sınırlı değil. Ukrayna’nın Odesa çevresindeki limanları ve bu limanlara giriş yapan ticari gemiler de saldırıların hedefi oldu. Bazı gemi sahiplerinin güvenlik endişeleri nedeniyle Ukrayna limanlarına seferlerini geçici olarak durdurduğu belirtildi.
Rusya’dan 30-35 milyon tonluk ihracat kaybı uyarısı
Rus tahıl sektörünü temsil eden birlik, saldırıların ihracatı tamamen durdurması durumunda bu sezon küresel pazara ulaşacak tahıl miktarının 30-35 milyon ton azalabileceğini savundu.
Söz konusu hesaplama, yaklaşık olarak dünya buğday ticaretinin yüzde 15’ine karşılık gelen oldukça yüksek bir miktara işaret ediyor.
Ancak bu rakamın gerçekleşmiş bir kayıp veya bağımsız kuruluşlarca doğrulanmış temel tahmin olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Açıklanan miktar, Rus tahıl sektörünün Karadeniz sevkiyatlarının büyük ölçüde durduğu en olumsuz senaryoya dayanıyor.
İhracatın tamamen kesilmemesi, ürünlerin Baltık limanlarına yönlendirilmesi veya diğer üretici ülkelerin satışlarını artırması durumunda küresel pazardaki açık daha sınırlı kalabilir.
Bununla birlikte bu büyüklükte bir ihracatçının sevkiyatlarında uzun süreli aksama yaşanması, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek önemli bir risk olarak takip ediliyor.
Buğday fiyatı gerçekten 400 doları aşabilir mi?
Rusya Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliği, küresel piyasanın Rusya’dan kaynaklanabilecek büyük bir arz açığını kısa sürede kapatamayacağını ve fiyatların ton başına 400 doların üzerine çıkabileceğini belirtti.
Bu seviye mevcut piyasa fiyatlarına göre oldukça sert bir yükseliş anlamına geliyor. Ancak 400 dolar, kesinleşmiş bir fiyat hedefi değil; ihracatın büyük ölçüde durması durumunda oluşabilecek bir stres senaryosu.
Buğday fiyatlarının yönünde Karadeniz’deki saldırıların yanı sıra ABD, Avrupa Birliği, Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki hasat görünümü de etkili olacak.
Küresel üretimin güçlü kalması ve stokların yeterli olması, Karadeniz kaynaklı arz endişesinin fiyatlara etkisini sınırlayabilir. Nitekim son işlemlerde bölgedeki gerilime rağmen geniş küresel arz görünümünün buğday fiyatları üzerindeki yükselişi frenlediği görüldü.
Buna karşılık limanların uzun süre kapalı kalması, gemi sigorta maliyetlerinin hızla yükselmesi veya ticari gemilere yönelik yeni saldırıların yaşanması, piyasadaki risk primini güçlendirebilir.
Gemi ve sigorta maliyetleri fiyatları nasıl etkileyebilir?
Tahıl fiyatları yalnızca limandan çıkan ürün miktarına bağlı olarak değişmiyor. Gemilerin bölgeye giriş yapmak için talep ettiği navlun bedelleri ve sigorta şirketlerinin uyguladığı savaş riski primleri de nihai maliyet üzerinde etkili oluyor.
Saldırı riskinin yükselmesi hâlinde bazı gemi sahipleri Karadeniz limanlarına sefer düzenlemeyi reddedebilir. Sefer yapmayı kabul eden şirketler ise daha yüksek taşıma ve sigorta ücreti talep edebilir.
Bu maliyetler ihracatçı şirketler, ithalatçılar ve gıda üreticileri arasında paylaşılırken zamanla un, makarna, yem ve diğer tahıl bazlı ürünlerin fiyatlarına yansıyabilir.
Alternatif ihracat güzergâhlarının kullanılması da sorunu tamamen ortadan kaldırmayabilir. Rusya’nın tahıl sevkiyatlarını Baltık limanlarına yönlendirmesi daha uzun taşıma mesafesi ve ek lojistik maliyeti anlamına geliyor.
Demir yolu ve kara yolu kapasitesinin deniz taşımacılığının tamamını kısa sürede karşılaması da kolay görünmüyor.
Türkiye’de un ve gıda fiyatlarını etkiler mi?
Karadeniz’deki tahıl ticaretinin aksaması, Türkiye açısından buğdayın uluslararası fiyatı ve ithalat maliyetleri üzerinden takip edilecek.
Küresel buğday fiyatlarında uzun süreli ve sert bir yükseliş yaşanması; un, makarna, bisküvi, yem ve diğer tahıl bazlı ürünlerin üretim maliyetlerini artırabilir.
Döviz kurundaki değişimler de dış piyasalardaki fiyat hareketinin Türkiye’ye ne ölçüde yansıyacağını belirleyecek. Buğday fiyatı dolar bazında yükselirken Türk lirasında değer kaybı yaşanması, ithalat maliyetindeki artışı büyütebilir.
Bununla birlikte küresel fiyat hareketinin market ve ekmek fiyatlarına aynı gün ve aynı oranda yansıması beklenmemeli. Yurt içindeki ürün stoku, yerli hasadın büyüklüğü, ithalat politikası, Toprak Mahsulleri Ofisinin uygulamaları ve üreticilerin alım sözleşmeleri geçiş sürecini etkileyebilir.
Dolayısıyla Karadeniz’deki gelişmeler Türkiye’de gıda enflasyonu açısından bir risk oluşturuyor ancak etkinin büyüklüğü saldırıların ne kadar süreceğine ve sevkiyatların gerçekten ne ölçüde azalacağına bağlı olacak.
En fazla hangi ülkeler etkilenebilir?
Karadeniz’den ihraç edilen tahıla yüksek ölçüde bağımlı olan Afrika ve Orta Doğu ülkeleri, olası arz kesintisine karşı en kırılgan pazarlar arasında bulunuyor.
Bu ülkelerin bir bölümünde gıda harcamalarının hane bütçesi içindeki payının yüksek olması, buğday ve un fiyatlarındaki artışın tüketiciler üzerindeki etkisini büyütebilir.
Alternatif tedarikçilere yönelmek mümkün olsa bile daha uzun mesafeden yapılacak sevkiyatlar taşıma maliyetlerini artırabilir. Düşük gelirli ülkelerin yükselen fiyatlar karşısında aynı miktarda ürünü satın almakta zorlanması da gıda güvenliği riskini artırabilir.
Rusya ve Ukrayna, uzun yıllardır dünya buğday, mısır ve ayçiçeği yağı ticaretinde önemli tedarikçiler arasında yer alıyor. Bu nedenle iki ülkenin ihracat altyapısının aynı anda baskı altında kalması, yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğurabilir.
Ukrayna limanları da saldırıların hedefinde
Rusya, son haftalarda Ukrayna’nın güneyindeki limanlara ve bu limanlardan ürün taşıyan gemilere yönelik saldırılarını artırdı.
Ukraynalı yetkililer, Karadeniz limanlarının ülkenin tahıl ihracatının büyük bölümünü gerçekleştirdiğini ve saldırıların aylık sevkiyatları önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.
Odesa açıklarında tahıl taşıyan bir yük gemisinin saldırının ardından batması, ticari taşımacılığa ilişkin endişeleri daha da artırdı.
Bu gelişmeler, iki tarafın da karşı tarafın lojistik ve ihracat kapasitesini hedef aldığı bir sürece işaret ediyor. Rusya, Ukrayna’yı küresel gıda güvenliğini tehlikeye atmakla suçlarken Kiev de Moskova’nın Ukrayna limanlarına ve sivil gemilere saldırdığını vurguluyor.
Tarafların karşılıklı suçlamaları sürerken tahıl piyasası açısından önemli olan, ticari gemilerin güvenli biçimde limanlara girip çıkıp çıkamadığı olacak.
Buğday piyasasında hangi gelişmeler izlenecek?
Yeni haftada Rusya’nın Novorossiysk ve Taman’daki terminallerinde uygulanan kısıtlamaların kaldırılıp kaldırılmayacağı yakından takip edilecek.
Ukrayna’nın Odesa, Chornomorsk ve diğer Karadeniz limanlarındaki gemi trafiği de piyasanın yönü açısından belirleyici olacak.
Ticari gemilere yönelik yeni saldırılar, sigorta primlerinin yükselmesi ve gemi sahiplerinin seferleri durdurması buğday fiyatlarındaki risk primini artırabilir.
Buna karşılık saldırıların azalması, limanların normal kapasiteyle çalışmaya başlaması veya geçici bir deniz güvenliği anlaşmasına varılması fiyatlarda rahatlama sağlayabilir.
ABD ve Avrupa’daki buğday vadeli işlemleri, Rusya’nın haftalık ihracat verileri, gemi takip bilgileri ve büyük üretici ülkelerdeki hava koşulları da yakından izlenecek.
Karadeniz’de yaşanan son gelişmeler buğday fiyatları açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Ancak ton başına 400 dolar seviyesine ulaşılması için saldırıların uzun süre devam etmesi ve Rus tahıl ihracatında çok büyük bir kesinti meydana gelmesi gerekiyor.
Emtia Piyasaları Emtia ve Piyasalardaki Son Gelişmeler Altın, petrol, tarım ürünleri ve küresel piyasalardaki güncel gelişmeleri inceleyin İncele →Haberde yer alan 30-35 milyon tonluk kayıp ve ton başına 400 dolar tahmini, Rusya Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliğinin ihracatın büyük ölçüde durduğu risk senaryosuna dayanmaktadır.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.