Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon temmuz ayında yüzde 2,8’den yüzde 2,9’a yükseldi. Artış piyasa beklentisiyle uyumlu olsa da enerji fiyatlarının yanında çekirdek ve hizmet enflasyonunun da hızlanması, Avrupa Merkez Bankasının eylül toplantısında yeni bir faiz artışına gitme ihtimalini güçlendirdi.
Eurostat’ın öncü tahminine göre enerji fiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10 arttı. Haziran ayında bu oran yüzde 8,5 seviyesindeydi. Hizmet enflasyonu yüzde 3,2’den yüzde 3,3’e, gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 2,4’ten yüzde 2,5’e çıktı.
İçindekiler
Veri Euro Bölgesi enflasyonunun üst üste beşinci ayda ECB’nin yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığını gösterdi. Temmuz rakamlarının öncü tahmin olması nedeniyle daha sonra sınırlı biçimde revize edilebileceğini de dikkate almak gerekiyor.
Yüzde 2,8’den yüzde 2,9’a yükseldi
Yüzde 8,5’ten yüzde 10’a çıktı
Yüzde 3,3 ile hedefin üzerinde kaldı
Euro Bölgesi enflasyonu neden yükseldi?
Temmuz ayındaki artışın temel kaynağı enerji oldu. Orta Doğu’daki çatışmaların petrol üretimi ve sevkiyat güzergâhları üzerindeki riski artırması, ham petrol fiyatlarını ve Avrupa’daki akaryakıt maliyetlerini yukarı taşıdı.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca ham petrolün varil fiyatından kaynaklanmıyor. Rafineri kapasitesindeki kesintiler ve Orta Doğu ile Rusya’dan gelen işlenmiş ürün arzının azalması, benzin ve motorin marjlarını da yükseltti.
Avrupa Merkez Bankası bünyesinde yayımlanan bir değerlendirmeye göre rafineri marjlarının litre başına motorinde 0,35 euroya, benzinde 0,23 euroya kadar çıkması tüketici fiyatlarındaki enerji baskısını büyüttü. Çalışmadaki görüşler ECB’nin resmî para politikası kararı niteliğinde değil ancak ham petrol ile pompa fiyatı arasındaki farkın neden açıldığını gösteriyor.
Gıda fiyatlarındaki düşüş neden yeterli olmadı?
Gıda, alkol ve tütün grubundaki yıllık artış yüzde 1,5’ten yüzde 1,2’ye geriledi. Bu düşüş hane bütçeleri açısından olumlu olsa da enerjinin enflasyon sepetindeki sert yükselişini dengelemeye yetmedi.
Enerji dışı sanayi mallarında fiyat artışı yüzde 0,7’den yüzde 0,9’a çıktı. Çin’den gelen görece ucuz ithalat ve zayıf mal talebi bu gruptaki enflasyonu sınırlamaya devam ediyor.
Hizmetler ise yüzde 3,3 ile ECB hedefinin belirgin biçimde üzerinde kaldı. Hizmet fiyatları ücretlerden, kiralardan ve iç talep koşullarından daha fazla etkilendiği için merkez bankaları tarafından enerjiye göre daha kalıcı bir enflasyon göstergesi olarak değerlendiriliyor.
ECB eylül ayında faiz artırabilir mi?
ECB, 23 Temmuz toplantısında mevduat faizini yüzde 2,25 seviyesinde sabit tuttu. Banka, enerji şokunun enflasyona tam etkisinin henüz ortaya çıkmadığını belirterek sonraki toplantılar için açık bir yönlendirme yapmadı.
Temmuz enflasyonunun yüzde 2,9’a çıkması, haziran ayındaki faiz artışının ardından yeni bir sıkılaştırma adımını destekleyen üyelerin elini güçlendirebilir. Bununla birlikte ECB’nin 10 Eylül’deki kararından önce ağustos enflasyonu, ücret verileri ve enerji fiyatlarının seyri görülecek.
Tek aylık yükseliş faiz artışını kesinleştirmiyor. Enerji fiyatlarının gerilemesi, ücret artışlarının yavaşlaması veya hizmet enflasyonunda belirgin düşüş görülmesi ECB’ye bekleme alanı sağlayabilir.
Buna karşılık enerji kaynaklı maliyetlerin ürün ve hizmet fiyatlarına yayılması, merkez bankasının geçici şok olarak gördüğü bir gelişmeyi daha kalıcı enflasyon riski olarak değerlendirmesine neden olabilir. Para politikası açısından asıl ayrım da burada bulunuyor.
Büyüme görünümü ECB’ye hareket alanı sağlıyor mu?
Euro Bölgesi ekonomisi ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 büyüyerek beklentileri aştı. Büyümenin dirençli kalması, faiz artışının ekonomiyi hemen resesyona sürükleyeceği yönündeki kaygıyı bir ölçüde azaltıyor.
Ancak bölge ekonomileri aynı hızda büyümüyor. Sanayi ağırlıklı ülkelerde enerji maliyetleri ve zayıf dış talep baskı oluştururken hizmet sektörüne ve iç tüketime dayalı ekonomiler daha güçlü seyrediyor.
ECB açısından güçlü büyüme ile yükselen enflasyonun aynı anda görülmesi, yeni bir faiz artışını gerekçelendirmeyi kolaylaştırabilir. Büyümenin üçüncü çeyrekte enerji şoku nedeniyle yavaşlaması ise kararın maliyetini yükseltecektir.
Önümüzdeki dönemde yalnızca manşet enflasyon değil; enerji fiyatlarının çekirdek kalemlere geçişi, ücret artışları ve hizmet enflasyonu izlenecek. Temmuz verisi eylül toplantısının yönünü tek başına belirlemedi ancak faiz artışı ihtimalinin masada kalmasını sağlayan güçlü bir işaret verdi.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.