Japonya Merkez Bankası, temmuz toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 1 seviyesinde sabit tuttu. Kararın asıl dikkat çeken tarafı ise kurul içindeki faiz artışı talebi ve bankanın önümüzdeki dönemde para politikasını daha da sıkılaştırabileceğine ilişkin mesajı oldu.
İki günlük toplantının ardından açıklanan karar 8’e karşı 1 oyla alındı. Yönetim Kurulu Üyesi Hajime Takata, artan enflasyon risklerinin yeni bir adımı gerekli kıldığını savunarak politika faizinin yüzde 1,25’e çıkarılmasını istedi.
İçindekiler
BOJ, haziran ayında faizi yüzde 0,75’ten yüzde 1’e yükselterek borçlanma maliyetini 31 yılın en yüksek seviyesine taşımıştı. Bankanın yalnızca altı hafta sonra yeni bir artış yapmaması bekleniyordu. Buna rağmen metindeki enflasyon uyarıları, sabit faiz kararının güvercin bir politika değişikliği anlamına gelmediğini gösterdi.
Yüzde 1 seviyesinde kaldı
8 kabul, 1 karşı oy
Yüzde 1,25’e faiz artışı
BOJ faizi neden sabit tuttu?
Japonya Merkez Bankası haziran toplantısında 25 baz puanlık artış gerçekleştirdiği için yeni kararın ekonomik faaliyet, kredi koşulları ve tüketim üzerindeki etkisini görmek istiyor. Para politikasındaki değişikliklerin ekonomiye gecikmeli yansıması, art arda iki toplantıda faiz artırma ihtiyacını azalttı.
Ekonomik büyümenin pozitif kalması ve yapay zekâ yatırımlarının Japon üreticilere sağladığı dış talep desteği bankaya hareket alanı sunuyor. BOJ, mart 2027’de sona erecek mali yıl için büyüme tahminini yüzde 0,5’ten yüzde 0,6’ya yükseltti.
Yakın dönem çekirdek enflasyon tahmini ise önceki yüzde 2,8 seviyesinden yüzde 2,5’e indirildi. Bu düşüş ilk bakışta faiz artışı ihtimalini zayıflatıyor gibi görünse de bankanın temel enflasyon konusundaki değerlendirmesi daha temkinli.
Bir üyenin yüzde 1,25 talebi neden önemli?
Hajime Takata’nın 25 baz puanlık artış istemesi, yönetim kurulunun tamamının faiz seviyesini yeterli görmediğini ortaya koydu. Takata, nisan toplantısında da daha sıkı politika yönünde karşı oy kullanmıştı.
Tek karşı oy, kurulun çoğunluğunun hemen yeni bir artışa hazır olmadığını gösteriyor. Yine de haziran ayındaki faiz artışından kısa süre sonra yeni bir sıkılaştırma talebinin gelmesi, zayıf yen ve ithalat maliyetlerinin kurul içinde endişe yarattığına işaret ediyor.
BOJ, ekonomi ve fiyatların mevcut tahminlerle uyumlu hareket etmesi hâlinde faizleri artırmayı ve parasal desteğin derecesini azaltmayı sürdüreceğini belirtti. Piyasa değerlendirmelerinde bir sonraki artış için ekim-aralık dönemi öne çıkıyor.
Yen neden faiz kararı sonrasında yeniden zayıfladı?
Japon yeni, kararın ardından dolar karşısında yeniden değer kaybetti. USD/JPY paritesi yaklaşık yüzde 0,8 yükselerek 160,6 çevresine çıktı. Kur, bir gün önce Japonya’nın döviz piyasasına müdahale ettiği yönündeki güçlü işaretlerle 157,8 seviyesine kadar gerilemişti.
Japonya ve Güney Kore’nin dolar satarak kendi para birimlerini desteklediği, ABD’nin de kur kontrolü yoluyla operasyona destek verdiği bildirildi. Ancak BOJ’un faiz artırmaması, kur müdahalesinin yarattığı etkinin bir bölümünü azalttı.
Piyasada yen aleyhine açılan net pozisyonların yaklaşık 11,65 milyar dolar düzeyine ulaşması da kurdaki kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor. Döviz müdahaleleri kısa süreli ve sert fiyat hareketleri yaratabilse de Japonya ile ABD arasındaki faiz farkı daralmadan yen üzerindeki temel baskı devam edebilir.
BOJ’un bundan sonraki faiz adımı ne zaman gelebilir?
Yeni artışın zamanlamasında Japonya’daki ücret artışları, hizmet enflasyonu, petrol fiyatları ve yenin seyri belirleyici olacak. Zayıf yen ithal enerji ve gıda maliyetlerini yükselterek şirketlerin yeni fiyat artışlarına gitmesine yol açabilir.
BOJ Başkanı Kazuo Ueda’nın karar sonrasında gerçekleştireceği basın toplantısı bu açıdan yakından izlenecek. Ueda’nın ekim toplantısını açık bırakması veya zayıf yenin enflasyon üzerindeki etkisini öne çıkarması, yüzde 1,25 beklentisini güçlendirebilir.
Ekonomistlerin bir bölümü yıl sonuna kadar faizin yüzde 1,25’e çıkarılmasını bekliyor. Capital Economics ise daha uzun vadede sıkılaşmanın devam ederek politika faizinin 2027 sonunda yüzde 2’ye ulaşabileceğini öngörüyor. Bu tahmin piyasa genelinin üzerinde ve gerçekleşmesi enflasyonun kalıcı biçimde güçlenmesine bağlı.
Kararın küresel piyasalar ve Türkiye açısından önemi
Japon yeni, küresel piyasalardaki düşük maliyetli finansman işlemlerinde uzun süredir önemli bir kaynak para olarak kullanılıyor. BOJ’un faiz artışlarını hızlandırması ve yenin kalıcı olarak güçlenmesi, yen üzerinden borçlanarak hisse, tahvil veya gelişmekte olan ülke varlığı alan yatırımcıların pozisyon azaltmasına neden olabilir.
Bu mekanizma Borsa İstanbul’u doğrudan Japonya ekonomisi üzerinden değil, küresel risk iştahı ve fon akımları üzerinden etkileyebilir. Yeni faiz artışlarının yavaş ilerlemesi riskli varlıklar açısından kısa vadeli rahatlama sağlarken ani bir kur müdahalesi veya beklenenden erken artış oynaklığı artırabilir.
BOJ’un temmuz kararı şimdilik faiz artışı döngüsüne ara verildiğini gösteriyor. Kurul içindeki karşı oy, yukarı yönlü enflasyon riski ve zayıf yen ise bu aranın kalıcı bir duruş değişikliği olmadığını açık biçimde ortaya koyuyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.