Brent petrolün ekim vadeli varil fiyatı 11 Ağustos 2026 Salı günü 90 doları test ederek 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Gün içerisinde 90,02 doları gören Brent, saat 11.24 civarında yüzde 2,20 yükselişle 89,65 dolardan işlem gördü.
Batı Teksas türü ham petrolün eylül vadeli fiyatı da yüzde 2,57 artışla 84,24 dolara ulaştı. WTI’da günün en yüksek seviyesi 84,45 dolar olarak kaydedildi. Her iki petrol göstergesi de pazartesi günkü yüzde 5’i aşan yükselişin ardından kazançlarını genişletti.
İçindekiler
[shortcode-pd-market-impact a_title=”Brent petrol” a_text=”Varil fiyatı 90,02 doları test ederek 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyesine çıktı.” b_title=”Hürmüz trafiği” b_text=”Boğazdan pazartesi günü yalnızca altı gemi geçti; savaş öncesinde günlük sayı 130-140 civarındaydı.” c_title=”Cizan rafinerisi” c_text=”Günlük 400 bin varil kapasiteli rafinerinin yeniden açılışı 30 Ağustos’a ertelendi.”]
Brent petrol neden 90 doları test etti?
Petrol fiyatlarındaki yükselişin merkezinde ABD ile İran arasında kısa sürede anlaşma sağlanabileceğine yönelik beklentilerin zayıflaması bulunuyor. İran’ın yaptırımların kaldırılması ve tazminat ödenmesi yönündeki taleplerine karşılık ABD Başkanı Donald Trump da Tahran’ın savaşlar, saldırılar ve protestolarda hayatını kaybedenler için tazminat ödemesini istedi.
Tarafların karşılıklı talepleri, haziran ayında imzalanmasına rağmen daha sonra çöken ön barış anlaşmasının yeniden canlandırılmasını zorlaştırdı. Piyasa açısından asıl sorun, diplomatik sürecin uzamasının Hürmüz Boğazı’ndaki enerji geçişlerini de sınırlı tutacak olması.
Canlı veri Brent petrol fiyatı Petroldeki son fiyat hareketini ve kritik seviyeleri takip edin. İncele →Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü sağladığını ve İran tarafından yerleştirilen mayınların temizlendiğini söyledi. Buna karşılık gemi hareketleri, ticari trafiğin normal düzene dönmediğini gösteriyor.
Hürmüz açık ancak gemi trafiği normalleşmedi
Kpler verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan pazartesi günü yalnızca altı gemi geçti. Son 10 günlük ortalama yaklaşık 11 gemiydi. İran savaşından önce ise boğazı bir günde ortalama 130 ila 140 gemi kullanıyordu.
Pazartesi günü dört ticari gemi boğaza giriş yaptı. Bunların ikisi boş petrol ürünü tankeriydi. Boğazdan çıkan iki gemiden biri sıvılaştırılmış petrol gazı, diğeri ise artık yakıt taşıyordu. Dolayısıyla yalnızca toplam gemi sayısı değil, taşınan enerji miktarı da savaş öncesindeki seviyelerin oldukça altında kaldı.
Barclays’ın hesaplamasına göre Hürmüz üzerinden gerçekleştirilen ham petrol ve petrol ürünü net ihracatı, 7 Ağustos’ta sona eren haftada günlük ortalama 3 milyon varile geriledi. Bu miktar bir önceki hafta günlük 4,4 milyon varildi. Savaş öncesinde dünyadaki günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte biri bu rotadan geçiyordu.
Bu tablo, boğazın resmî olarak açık olmasının tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Tanker şirketleri geçiş kararını askerî açıklamaların yanında saldırı ihtimali, mürettebat güvenliği ve savaş riski sigortalarının maliyetine göre veriyor. Fiziksel sevkiyat belirgin biçimde artmadıkça petrol fiyatındaki Hürmüz kaynaklı risk priminin tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.
Cizan rafinerisinin açılışı yeniden ertelendi
Petrol piyasasındaki baskı yalnızca Hürmüz Boğazı’yla sınırlı kalmıyor. Yemen’deki Husilerin saldırısına uğrayan Saudi Aramco’ya ait Cizan rafinerisinin yeniden faaliyete geçiş tarihi 15 Ağustos’tan 30 Ağustos’a ertelendi.
Günlük 400 bin varil ham petrol işleme kapasitesine sahip tesis, temmuz sonunda gerçekleştirilen önceki saldırının ardından kapatılmıştı. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı son saldırı sırasında çıkan yangının söndürüldüğünü ve yaralanan olmadığını açıkladı.
Cizan’daki gecikme özellikle motorin piyasasında hissediliyor. ABD’de düşük kükürtlü motorin vadeli işlemleri pazartesi günü yüzde 7,4 yükselirken Avrupa’daki motorin rafineri marjları yaklaşık yüzde 10 arttı. ABD’nin motorin ve ısıtma yağı stokları da yılın bu dönemi için son 30 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor.
Petrol fiyatlarında 90 dolar kalıcı olacak mı?
Brent petrolün 90 dolar çevresinde kalıp kalmayacağını diplomatik açıklamalardan çok Hürmüz’den geçen yüklü tanker sayısı belirleyecek. Gemi trafiğinin düşük kalması, ihracatın daha da azalması veya enerji altyapısına yönelik yeni saldırılar fiyatı 90 doların üzerinde tutabilir.
Buna karşılık ABD ile İran arasında uygulanabilir bir anlaşmaya varılması ve tanker geçişlerinin düzenli biçimde artması, fiyatlardaki risk priminin hızlı şekilde azalmasına yol açabilir. Petrolün geçen hafta anlaşma beklentileriyle 80 doların altına gerilemesi, piyasanın diplomatik haber akışına ne kadar sert tepki verdiğini göstermişti.
Kısa vadede 90-90,22 dolar bölgesi Brent petrol için ilk direnç alanı olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması yükselişi hızlandırabilir. Geri çekilmelerde ise 88,64 dolar çevresi ilk destek olarak izlenebilir. Ancak Hürmüz kaynaklı haber akışı sürdükçe teknik seviyelerin kısa sürede geçerliliğini kaybedebileceği unutulmamalı.
Petrolün yükselmesi Türkiye’yi nasıl etkileyebilir?
Brent petrolün 90 dolar çevresinde kalması, enerji ithalatçısı Türkiye açısından maliyet baskısını artırabilir. Ham petrol fiyatındaki yükseliş döviz kuruyla birleştiğinde benzin ve motorin fiyatlarına, taşımacılık giderlerine ve şirketlerin üretim maliyetlerine yansıyabilir.
Etki yalnızca akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmaz. Yüksek petrol fiyatlarının uzun süre korunması enerji ithalat faturasını büyütebilir, cari dengeyi zorlaştırabilir ve enflasyondaki düşüşü yavaşlatabilir. Bu nedenle Türkiye açısından da izlenecek temel gösterge Brent’in kısa süreli olarak 90 doları görmesi değil, Hürmüz’deki fiziksel petrol akışının ne zaman kalıcı biçimde normalleşeceği olacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.