Türkiye’de altın yatırımcısının alım iştahı yılın üçüncü çeyreğinde belirgin biçimde zayıfladı. Dünya Altın Konseyinin (WGC) 2026 üçüncü çeyrek değerlendirmesinde, külçe ve sikke altın talebi 12,6 ton olarak yer aldı. Bu miktar, nisan-haziran dönemindeki 20,7 tonun yüzde 39,1 altında. Geçen yılın aynı çeyreğindeki 14,3 tona göre düşüş ise yaklaşık yüzde 11,9.
Ancak dokuz aylık bilanço farklı. Ocak-eylül döneminde yatırım amaçlı fiziki altın talebi 59 tona ulaştı ve 2025’in aynı dönemine göre yüzde 19 arttı. Yani son çeyrekteki sert yavaşlama, yılın başında oluşan güçlü talebi tamamen ortadan kaldırmış değil. Rakamlar, yatırımcının altına ilgisinden çok hangi fiyattan alım yapmaya hazır olduğunun değiştiğine işaret ediyor.
Altın alımları bir çeyrekte neden 8,1 ton azaldı?
İkinci ve üçüncü çeyrek arasındaki fark 8,1 ton. Bu miktar 8,1 milyon gram fiziki altına karşılık geliyor. Talepteki kaybın arkasında, yılın ilk aylarında yüksek fiyatlardan alım yapan yatırımcıların yeni pozisyon açma konusunda daha seçici davranması bulunuyor. Ağustostaki fiyat yükselişi de yeni alımlar yerine eldeki altının satılması ve kârın realize edilmesi eğilimini güçlendirdi.
İç piyasadaki fiyat farkı bu davranışı gösteren önemli bir ayrıntı. Çeyreğin büyük bölümünde fiziki altın, uluslararası fiyatın kurla çevrilmiş teorik karşılığının altında, yani iskontolu işlem gördü. Eylül sonunda gram fiyatı 6.400–6.500 TL aralığına, ons ise yaklaşık 4.000 dolara çekilince alımların yeniden hızlandığı ve fiziki piyasanın primli fiyatlamaya döndüğü belirtildi.
İskonto, altının dünya piyasasına göre mutlaka ucuz kaldığı anlamına gelmiyor. Yerel stoklar, talep yoğunluğu, ürünün cinsi ve alış-satış farkı belirleyici. Örneğin 100 gram altın için teorik değer 650 bin TL iken piyasada aynı saflıktaki ürünün 647 bin TL’ye satılması yaklaşık yüzde 0,46 iskontoya karşılık gelir. Bu rakam güncel piyasa kotasyonu değil, prim ve iskontonun nasıl hesaplandığını gösteren örnek.
| Türkiye’de altın talebi | Miktar | Karşılaştırma |
|---|---|---|
| 2025 üçüncü çeyrek yatırım talebi | 14,3 ton | Yıllık karşılaştırma |
| 2026 ikinci çeyrek yatırım talebi | 20,7 ton | Önceki çeyrek |
| 2026 üçüncü çeyrek yatırım talebi | 12,6 ton | Çeyreklik −%39,1 / yıllık −%11,9 |
| 2026 ilk dokuz ay yatırım talebi | 59 ton | Yıllık +%19 |
| 2026 üçüncü çeyrek takı talebi | 6,9 ton | Yıllık −%4 |
| Yatırım ve takı toplamı | 19,5 ton | Yıllık yaklaşık −%9 |
Yatırım talebi külçe ve sikkeyi kapsar; takı talebi ayrı ölçülür. Yüzdeler açıklanan, bir ondalığa yuvarlanmış ton miktarlarından hesaplandığı için rapordaki yuvarlatılmış oranlardan küçük farklar gösterebilir.
Takı altınında düşüş neden daha sınırlı?
Takı altını talebi üçüncü çeyrekte 6,9 tona geriledi. Yıllık azalış yüzde 4, çeyreklik azalış yüzde 15 oldu. Küresel takı talebinde yüzde 17’lik, Orta Doğu’da ise yüzde 22’lik yıllık kayıp düşünüldüğünde Türkiye’deki daralma daha sınırlı kaldı.
Bununla birlikte yatırım altını ile takı aynı kararın ürünü değil. Külçe ve sikke alıcısı fiyat hareketine daha hızlı tepki verebilirken düğün, hediye ve kişisel kullanım amaçlı takı talebi farklı nedenlerle devam edebiliyor. İşçilikli ürünlerde fiyatın yükselmesi ayrıca gramajı ve ürün tercihini değiştirebilir. Türkiye’de külçe, sikke ve takının toplam tüketici talebi 21,4 tondan 19,5 tona gerileyerek yaklaşık yüzde 9 azaldı.
Türkiye’nin altın üretimi de azaldı
Talep cephesindeki yavaşlamaya arz tarafında da düşüş eşlik etti. WGC’nin üçüncü çeyrek değerlendirmesinde Türkiye’nin maden altını üretimi yıllık yüzde 16 azaldı. Kışladağ madenindeki operasyonel üretim gerilemesi önemli nedenlerden biri olarak gösterildi. Bu düşüş, Türkiye’nin fiziki altın piyasasını değerlendirirken yalnız tüketici talebine değil yerli maden arzına da bakılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Ancak maden üretimindeki azalma ile kuyumcu fiyatları arasında birebir ve anlık bir ilişki kurmak doğru olmaz. Türkiye’de altın piyasası ithalat, geri dönüşüm, rafineri faaliyeti, yatırımcı alım-satımı ve uluslararası ons fiyatlarıyla birlikte şekilleniyor.
İzmir’de altın alanlar için fiyat kadar alış-satış farkı önemli
WGC’nin raporunda öne çıkan prim ve iskonto meselesi, fiziki altın alanların günlük işlemlerinde de karşılık buluyor. İzmir’de Kemeraltı ve semt kuyumcularında gram veya çeyrek altın bakarken yalnız satış fiyatını değil, aynı ürünün geri alış fiyatını da karşılaştırmak gerekir. Talebin hızlandığı günlerde makas ve ürün primi değişebilir; ekran fiyatı her kuyumcuda aynı tutardan işlem yapılacağı anlamına gelmez.
Canlı veri İzmir altın fiyatları İzmir'de gram, çeyrek, Cumhuriyet altını ve bilezik alış-satış fiyatlarını karşılaştırın. Fiyatları incele →Yılın ilk dokuz ayında 59 tona ulaşan yatırım talebi, Türkiye’de altının tasarruf aracı olarak önemini koruduğunu gösteriyor. Üçüncü çeyrekteki 12,6 tonluk sonuç ise fiyat seviyesinin alıcı davranışını değiştirdiğini ortaya koyuyor. Yüksek fiyattan beklemeye geçen yatırımcı, geri çekilmede yeniden alım yapıyor; fiziki piyasadaki prim ve iskonto bu değişimi tonaj verilerinden daha erken yansıtabiliyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.