Ana içeriğe geç
Gram Altın 6.569,16 -0,41% USD/TRY 49,5837 +0,08% EUR/TRY 55,6343 +0,08% Sterlin 66,2064 +0,36% Bitcoin 81.527,99 -1,07% BIST 100 11.618,64 +1,65%
PiyasaDetay

Fon krizinde Hazine’den destek yok: Şimşek kamu kaynağı kullanılmayacağını açıkladı

Mehmet Şimşek, fon krizindeki zararların karşılanması için kamu kaynağı kullanılmayacağını yineledi. Hazine garantisi olmadan KGF'nin kendi kaynaklarıyla oluşturabileceği kredi mekanizmasına ise olumlu bakılabileceğini belirten Bakan, reel sektör desteğinin süreceğini söyledi.

Yayınlandı 3 dk
Yayınlanma
Okuma Süresi 3 Dakika
Fon krizinde Hazine kaynağı kullanılmayacak
Şimşek, fon zararları için Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıkladı.
PiyasaDetay’ı Google’da tercih edilen kaynaklara ekle Google’da tercih edilen kaynaklara ekle
Okuma ayarı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yatırım fonlarındaki krizin kamu bütçesinden karşılanmayacağını bir kez daha açıkladı. 20 Ekim’deki değerlendirmesinde fonlar için Hazine kaynağı ve garantisi kullanılmayacağını vurgulayan Şimşek, piyasalarda likidite sıkışıklığı yaşanması halinde üretim yapan ve finansmana ihtiyaç duyan işletmelerin desteklenmeye devam edeceğini söyledi.

Bakanın açıklamaları, fon tasfiyelerinin maliyeti ile reel sektöre yönelik kredi politikası arasındaki ayrımı netleştirdi. Krizden doğan zararların kamuya aktarılmasına kapı kapatılırken manipülasyona karışmamış işletmelerin finansman ihtiyacını hafifletebilecek, Hazine’nin garantör olmadığı seçenekler değerlendiriliyor.

Fon krizinde kamu kaynağı kullanılmayacak

Şimşek, fon piyasasında yaşanan gelişmelerin küçümsenmediğini ancak devletin fon zararlarını üstlenmeyeceğini belirtti. Aynı konuşmada bu tutumu birkaç kez tekrarlayarak, doğrudan fon kurtarma amaçlı Hazine kaynaklı bir destek planlanmadığını söyledi.

Bu karar, tasfiyedeki yatırımcıların alacaklarından vazgeçildiği anlamına gelmiyor. Fon varlıklarının satılması, mevzuata uygun tasfiye ödemeleri ve hukuka aykırı biçimde çıkarıldığı belirlenen kaynakların geri kazanılması ayrı kanallardan sürüyor. Kamu kaynağının kullanılmaması, bu kanallardan yapılabilecek tahsilat ve ödemeleri ortadan kaldırmıyor.

Şimşek, aynı günkü açıklamasında piyasa bozucu işlemlerden 10 milyon TL ve üzerinde reel kazanç sağladığı tespit edilenlerden gönüllü iade isteneceğini, geri ödeme yapılmazsa hukuki süreç işletileceğini duyurmuştu. Fonların kaynaklarını artırmayı amaçlayan bu süreç, Hazine’den fonlara kaynak aktarılmasıyla aynı mekanizma değil.

İlgili haber · Fon Haberleri Fon krizinde 10 milyon TL üzeri kazançlar geri istenecek: Şimşek’ten mal varlığı açıklaması Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon krizinde piyasa bozucu işlemlerden 10 milyon TL ve üzerinde reel kazanç...

KGF üzerinden özel sektör tahvillerine destek gelecek mi?

Fon krizinin dolaylı etkileri arasında özel sektör tahvillerine yönelik talebin azalması da bulunuyor. Şimşek’in verdiği rakamlara göre Türkiye’deki özel sektör tahvili piyasasının büyüklüğü yaklaşık 1 trilyon TL. Yıl sonuna kadar vadesi gelecek tahvillerin tutarı ise 26,5 milyar TL.

Vadesi yaklaşan tutar toplam piyasa büyüklüğünün yaklaşık yüzde 2,65’ine karşılık geliyor. Bu oran bütün tahvillerin sorunsuz ödeneceğinin güvencesi değil; yıl sonuna kadar karşılanacak nominal vadenin piyasanın toplamına göre boyutunu gösteriyor.

Bakan, Kredi Garanti Fonunun (KGF) kendi özkaynaklarıyla özel sektör tahvillerine yönelik bir kredi çerçevesi oluşturması halinde buna olumlu yaklaşabileceklerini belirtti. Ancak olası yapının Hazine garantisi veya Hazine kaynağı taşımayacağının altını çizdi.

Bu aşamada açıklanmış bir kredi limiti, başvuru takvimi ya da şirketlere kullandırılmaya başlanmış yeni bir KGF programı bulunmuyor. Şimşek’in sözleri, üzerinde çalışılan bir finansman seçeneğine ilişkin. Manipülasyona karışmamış şirketlerin desteklenmesi de değerlendirmede gözetilen temel ayrım.

Reel sektör kredilerinde hangi adımlar atıldı?

Şimşek, fon piyasasındaki sorunların üretim, istihdam ve yatırımlar üzerinde dolaylı baskı oluşturabileceğini kabul ederken reel ekonomiye yönelik mevcut finansman araçlarını hatırlattı. KOBİ kredilerinde büyüme sınırının yüzde 4,5’ten yüzde 5’e çıkarıldığını, imalatçı KOBİ’lere yönelik 250 milyar TL’lik sübvansiyonlu kredi imkânının önünün açıldığını söyledi.

Buradaki 250 milyar TL, kriz sonrası bugün ilk kez açıklanmış yeni bir nakit ödeme paketi olarak değerlendirilmemeli. Bakan, söz konusu düzenlemeleri son iki ayda atılmış adımlar kapsamında anlattı. İşletmelerin finansmana erişimi, uygulanacak kredi koşullarına ve ilgili programların işleyişine bağlı olacak.

Şimşek ayrıca Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kapsamında kaynak bulunduğunu, piyasa faizlerinin yaklaşık üçte biri ile yarısı düzeyinde maliyet sağlayan finansman imkânları oluşturduklarını belirtti. Bu araçların amacı sorunlu fonların zararlarını doğrudan karşılamak değil, üretim ve istihdamı desteklemek.

Bankacılık sektörüne doğrudan risk ne kadar?

Bakanın paylaştığı rakamlara göre bankacılığın riskli fonlara doğrudan maruziyeti 1,3 milyar TL düzeyinde. Yaklaşık 56 trilyon TL’lik banka aktifleriyle karşılaştırıldığında bu tutar on binde 0,23’e karşılık geliyor. Şimşek bu nedenle bankacılık sistemine doğrudan bulaşma riskinin çok düşük olduğunu ifade etti.

Bununla birlikte fonlardan çıkışın yatırımcı tercihlerini değiştirdiği görülüyor. Şimşek, 17 Eylül’den itibaren fonlardan 647 milyar TL net çıkış yaşandığını, aynı dönemde mevduatın 685 milyar TL arttığını açıkladı. Paranın nereye yöneldiğine ve yabancıların çıkıştaki payına ilişkin verileri ayrı haberimizde incelemiştik.

Şimşek’in çizdiği çerçevede fon tasfiyeleri için Hazine kaynaklı bir kurtarma planı bulunmuyor. Buna karşılık özel sektörün tahvil ve kredi kanallarında oluşabilecek finansman sorunlarının, fon zararlarını kamuya yüklemeden ele alınması hedefleniyor. KGF’ye ilişkin olası düzenlemenin somut koşulları ise henüz açıklanmadı.

Yorumlar

Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Spam ve reklam içerikli yorumlar onaylanmaz.