Fed’in 15-16 Eylül toplantısına ait tutanakları, oybirliğiyle alınan 25 baz puanlık faiz artışının arkasında tek bir gerekçe bulunmadığını ortaya koydu. Bazı üyeler enerji ve diğer arz şoklarının fiyatlara yayılmasını önlemeyi amaçlarken daha şahin kanat talep kaynaklı enflasyon riskine karşı daha sıkı politika istedi.
Politika faizi eylülde yüzde 3,50-3,75 aralığından yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkarılmıştı. Tutanaklarda üyelerin çoğu, yıl bitmeden bir artışın daha muhtemelen uygun olacağını değerlendirdi; bu ifade ekim toplantısında kesin artış taahhüdü taşımıyor.
Aynı karar, iki farklı enflasyon okuması
Karara destek veren ilk grup, enerji ve diğer maliyet şoklarının daha geniş fiyat artışlarına dönüşmesini sınırlamak için artışı bir risk yönetimi adımı olarak gördü. Daha şahin üyeler ise güçlü talebin enflasyonu beslediği ve yatırım ile harcamayı yavaşlatacak daha belirgin bir sıkılaşmaya ihtiyaç olduğu görüşünde.
Bir başka ayrışma, mevcut faizin ekonomiyi ne ölçüde frenlediği konusunda çıktı. Birkaç üye yüzde 3,75-4,00 aralığını kısıtlayıcı bulmazken bazıları yalnızca hafif kısıtlayıcı olarak niteledi. Nötr faiz tahmininin yükseldiğini düşünen iki üye de eylül artışını bu çerçevede destekledi.
Piyasa ekimi değil aralığı fiyatlıyor
Tutanakların yayımlandığı sırada vadeli piyasa, Fed’in 27-28 Ekim toplantısında faizi sabit tutmasını ana senaryo olarak fiyatlıyordu. Bir sonraki 25 baz puanlık artış beklentisi 8-9 Aralık toplantısında yoğunlaşıyor.
Bu takvim farkı önemli: çoğunluğun “yıl sonuna kadar” ifadesi, artışın hemen ekimde yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. Eylül kararından sonra açıklanan istihdam ve enflasyon verilerinin beklentiden zayıf kalması, üyelerin yeni veriyi görmek için bekleyebileceği alanı genişletti.
Altın ve dolar için tempo, yön kadar belirleyici
Faiz patikasında bir artışın daha korunması dolar ve ABD tahvil getirileri için destekleyici, faiz getirisi olmayan altın için baskılayıcı bir zemin yaratabilir. Tutanaklardaki sınırlayıcı unsur, üyelerin artış serisi konusunda ortak bir hız belirlememesi.
27-28 Ekim toplantısına kadar gelecek fiyat ve iş gücü verileri iki enflasyon okumasından hangisinin ağırlık kazanacağını gösterecek. Enerji şokunun etkisi daralırken talep göstergeleri de yavaşlarsa bekleme seçeneği güçlenebilir; fiyat baskısının hizmetlere yayılması ise aralık artışı beklentisini canlı tutar.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.