S&P Global Ratings, ABD ekonomisinin 2026 büyüme tahminini haziranda açıkladığı yüzde 2,1 seviyesinden yüzde 2,2’ye yükseltti. Kurumun yeni görünümü, eylüldeki 25 baz puanlık artışın ardından ABD Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar iki kez daha aynı büyüklükte faiz artıracağı varsayımını da içeriyor.
Bu iki tahmin birlikte okunduğunda, ABD ekonomisinde talebin yüksek faizlere rağmen gücünü koruduğu, enflasyon baskısının ise para politikasında hızlı bir gevşemeye alan bırakmadığı bir tablo ortaya çıkıyor. Büyüme revizyonu yalnızca 0,1 puan olsa da faiz patikası açısından verilen mesaj daha sert: S&P Global, eylül hamlesini tek seferlik bir ayarlama olarak görmüyor.
İçindekiler
Tüketim ve yapay zekâ yatırımları büyüme tahminini destekledi
Kurum, yukarı yönlü revizyonda güçlü tüketici harcamalarını, istikrarlı iş gücü piyasasını ve ikinci çeyrekteki ekonomik performansı öne çıkardı. Yapay zekâ bağlantılı yatırımlar da büyümenin taşıyıcılarından biri olarak gösterildi. Bu kalem, veri merkezi, çip, enerji altyapısı ve yazılım harcamalarının artık teknoloji sektörünün sınırlarını aşarak toplam sabit yatırımlara katkı verdiğini anlatıyor.
Yüzde 2,2’lik tahmin ABD ekonomisinin sert bir yavaşlama yaşamadan yılı tamamlayabileceği beklentisine işaret ediyor. Güçlü istihdam ve hane halkı harcamaları şirket gelirlerini desteklerken, talebin dirençli kalması fiyat baskılarının daha yavaş çözülmesi riskini de beraberinde getiriyor.
Enflasyon görünümü Fed’in hareket alanını daraltıyor
S&P Global, 2026 ortalama tüketici enflasyonunu yüzde 3,7, çekirdek enflasyonu ise yüzde 2,5 olarak öngördü. Manşet enflasyon ile çekirdek gösterge arasındaki fark, enerji ve emtia fiyatlarının yıl içindeki etkisini yansıtıyor. Kurumun para politikası tahmini de bu görünümle uyumlu biçimde sıkılaşma yönünde.
Raporda yıl sonuna kadar iki ayrı toplantıda 25’er baz puanlık artış öngörülüyor. Bu, S&P Global’in tahmini; Fed’in verilmiş bir kararı ya da resmî yönlendirmesi değil. Yine de tahvil getirileri, dolar ve büyüme hisseleri açısından piyasanın önündeki önemli senaryolardan biri. Beklentinin gerçekleşmesi hâlinde politika faizi toplam 50 baz puan daha yükselmiş olacak.
Faizlerin daha uzun süre yüksek kalması, uzun vadeli nakit akışlarına dayalı şirket değerlemelerinde iskonto oranını artırabilir. Bankalar açısından kredi fiyatlaması desteklenirken, fonlama maliyeti ve kredi talebindeki olası zayıflama aynı anda hesaba katılacak. Dolar tarafında ise ABD ile diğer büyük ekonomiler arasındaki faiz farkı yeniden daha fazla ağırlık kazanabilir.
2027 senaryosunda yön değişimi var
Kurum, enflasyondaki düşüşün 2027 ortalarında hızlanmasını ve Fed’in yılın ikinci yarısında yeniden faiz indirimlerine başlamasını bekliyor. Böyle bir patika, 2026’nın kalanında sıkılaşma ile 2027’nin ikinci yarısında gevşemeyi aynı senaryoda birleştiriyor. Geçişin zamanlaması, enerji fiyatları ile ücret ve hizmet enflasyonunun seyrine bağlı olacak.
Raporda öne çıkarılan başlıca aşağı yönlü risk, Orta Doğu’daki savaşın uzaması. Enerji maliyetleri ve tedarik zincirleri üzerinden yeni bir fiyat baskısı oluşması, büyüme ile enflasyon arasındaki dengeyi bozabilir. Mevcut tahminler bu riskin geniş çaplı ve kalıcı bir şoka dönüşmediği temel senaryoya dayanıyor.
Piyasa açısından yeni raporun özü, büyüme tahminindeki sınırlı artıştan çok büyüme ve faiz beklentisinin aynı anda yukarı taşınması. ABD ekonomisi güçlü kaldıkça para politikasının enflasyonu frenlemek için daha uzun süre kısıtlayıcı kalması ihtimali artıyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.