Japonya’da uzun vadeli borçlanmanın fiyatı otuz yıl sonra yeniden yüzde 3 eşiğinin üzerine yerleşti. Üç günlük tatilin ardından işlemlerin başladığı 24 Eylül sabahında 10 yıllık devlet tahvili faizi 8 baz puan artarak yüzde 3,06’ya çıktı. Bu, Ağustos 1996’dan beri görülen en yüksek seviye.
Hareket tek bir vadeyle sınırlı kalmadı. Japonya’nın 30 yıllık tahvil faizi de 5,5 baz puan yükselerek yüzde 4,12’ye ulaştı. Tahvil fiyatı ile faiz ters yönde ilerlediği için bu tablo, piyasada uzun vadeli Japon kamu kâğıtlarının satıldığını ve devletin piyasa üzerinden borçlanma maliyetinin arttığını gösteriyor.
ABD tahvil satışı Tokyo’ya taşındı
Tokyo’daki yeniden fiyatlama, ABD tahvil piyasasındaki sert satışın hemen ardından geldi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi gece saatlerinde yüzde 5,11’e kadar çıkarak 2007’den bu yana en yüksek düzeyini gördü. ABD’de güçlü ekonomik aktivite verileri ve merkez bankası yetkililerinin yeni faiz artışlarına açık mesajları, kısa sürede faiz indirimi bekleyen pozisyonları zayıflattı.
Japon tahvillerindeki sıçramanın ölçeğinde tatil sonrası biriken işlemler de rol oynadı. Tokyo piyasaları pazartesiden çarşambaya kadar kapalıydı. Küresel faizlerde bu sürede yaşanan yükseliş, Japon yatırımcıların yeniden işlem yapabildiği ilk seansta toplu biçimde fiyatlara girdi.
Yüksek tahvil faizi Japonya için iki yönlü baskı yaratıyor. Yeni ihraçlarda kamunun faiz yükü artarken bankalar ve sigorta şirketleri daha yüksek getirili yerel tahvillere erişebiliyor. Aynı zamanda Japon yatırımcıların ABD ve Avrupa tahvillerine yönelme gerekçesi zayıflayabilir. Yurt dışındaki varlıkların kur riskinden arındırılmış getirisi ile Japon tahvilleri arasındaki fark daraldıkça küresel sermaye akımlarında değişim ihtimali büyüyor.
Hisse senetlerinde tek yönlü tepki oluşmadı
Asya borsaları tahvil satışına aynı yönde yanıt vermedi. MSCI Japonya hariç Asya Pasifik endeksi yüzde 0,64 gerilerken Nikkei 225 yüzde 1,73 yükseldi. Avustralya’nın SveP/ASX 200 endeksi yüzde 1,2 kayıpla üç ayı aşkın sürenin en düşük seviyesine indi. Bu dağılım, bölgesel risk iştahından çok ülke ve sektör bazlı ayrışmanın öne geçtiğine işaret ediyor.
Döviz cephesinde yen dolar karşısında yüzde 0,24 değer kazanarak 157,91 düzeyinde işlem gördü. Dolar endeksi yüzde 0,04 düşüşle 101,09’a indi. Aynı saatlerde spot altın yüzde 0,35 artışla ons başına 4.301,89 dolara çıktı.
Japon tahvil piyasasında bundan sonraki ölçülebilir eşik, yüzde 3 seviyesinin gün içinde korunup korunmayacağı olacak. Küresel tarafta ise ABD’den gelecek haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve Fed yetkililerinin konuşmaları, yüzde 5’in üzerindeki ABD 10 yıllık faizinin kalıcılığı açısından yeni veri sağlayacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.