Buğday fiyatları, Karadeniz’den yapılan sevkiyatın sert biçimde azalmasıyla üç buçuk yılın en yüksek düzeyine çıktı. Chicago buğday vadeli işlemleri haziran ayında görülen düşük seviyeden yaklaşık yüzde 40 yükseldi. Ekim teslimli fiziksel buğday fiyatları ise Karadeniz’deki taşıma krizinden önceki seviyelerin yaklaşık yüzde 25 üzerine ulaştı.
Fiyat hareketinin arkasında yalnızca vadeli piyasalardaki beklentiler yok. Temmuzdan bu yana gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırılar, Rusya ve Ukrayna çıkışlı yüklemeleri büyük ölçüde durdurdu. Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki büyük alıcılar stoklarını tüketirken Avustralya, Arjantin ve Avrupa’dan daha pahalı ürün bulmaya çalışıyor.
İçindekiler
Rusya’nın aylık ihracatı 5 milyon tondan 1 milyon tona geriliyor
Kpler tahminlerine göre Rusya’nın eylül ayındaki buğday ihracatı yaklaşık 1 milyon tona düşecek. Geçen yılın aynı ayında sevkiyat 5 milyon ton düzeyindeydi. Ukrayna’nın da bu ay yaklaşık 1 milyon ton ihraç etmesi bekleniyor. Bu miktar geçen eylülün yarısına karşılık geliyor.
Karadeniz rotasındaki kayıp, özellikle Asya’da daha görünür hale geldi. Dünyanın ikinci büyük buğday ithalatçısı Endonezya, eylülde bölgeden yalnızca yaklaşık 60 bin ton ürün alabildi. Bir yıl önce aynı dönemde alınan miktar 500 bin ton civarındaydı. Endonezyalı değirmenciler alternatif tedarik için Avustralya’ya yönelirken bazı alımlarda yüzde 20 ile yüzde 25 arasında daha yüksek fiyat ödüyor.
Güneydoğu Asya teslimi Romanya buğdayı ton başına yaklaşık 340 dolardan fiyatlanıyor. Avustralya Premium White buğdayında ekim teslimi fiyat yaklaşık 345 dolar. Bu seviyeler, sevkiyat sorunu başlamadan önce Karadeniz ürününde görülen fiyatların yaklaşık dörtte bir üzerinde.
Mısır’da değirmenler kapasitenin yüzde 30’unda çalışıyor
Arz daralmasının diğer önemli adresi dünyanın en büyük buğday ithalatçısı Mısır. Ülkenin eylül-ekim döneminde Rusya ve Ukrayna’dan alacağı miktarın, geçen yılın aynı dönemindeki hacmin onda birinden daha az olması bekleniyor. Eylülün ilk yarısındaki toplam buğday ithalatı 143 bin 870 tona geriledi. Geçen yıl aynı dönemde 876 bin 139 ton ürün alınmıştı.
Mısır, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinden tedariki artırmaya çalışıyor. Ancak ürün çeşitleri arasındaki teknik farklılıklar ve yüksek fiyatlar, değirmenlerin hızlı biçimde yeni kaynağa geçmesini zorlaştırıyor. Piyasa katılımcılarının verdiği bilgilere göre ülkedeki birçok değirmen kapasitesinin yalnızca yüzde 30’unu kullanıyor.
İthalatçıların bir bölümü, Karadeniz’de sevkiyatın yeniden başlaması halinde ton başına 50-60 dolara ulaşabilecek hızlı bir fiyat düşüşü yaşanabileceği beklentisiyle büyük alımları erteliyor. Buna karşılık mevcut stoklar azaldıkça bekleme alanı daralıyor. Yıl sonuna doğru Güney Yarımküre hasadı piyasaya girene kadar yük rekabetinin artması bekleniyor.
Bu tablo, un ve ekmek maliyetleri üzerinden gıda enflasyonu açısından yeni bir risk oluşturuyor. Etkinin ülkeden ülkeye değişmesi beklenir. Stok seviyesi, sübvansiyon politikası, navlun gideri ve yerel para birimindeki hareket, küresel fiyat artışının tüketiciye ne ölçüde yansıyacağını belirleyecek.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.