Ana içeriğe geç
Gram Altın 7.142,80 +0,41% USD/TRY 48,1448 +0,06% EUR/TRY 56,2479 +0,21% Sterlin 65,6844 +0,36% Bitcoin 78.670,01 -0,23% BIST 100 14.610,92 +0,95%
PiyasaDetay

HSBC Türk Hisselerini Ucuz Buldu: Dört Sektörü Öne Çıkardı

HSBC, Borsa İstanbul’un 7,5 ileri F/K ile cazip değerlendiğini belirterek Türk hisselerinde “ağırlık artır” görüşünü korudu. Banka; savunma, altyapı ve yeniden inşa, enerji ekipmanları ile havacılık sektörlerine dikkat çekti.

Yayınlanma
Okuma Süresi 5 Dakika
Türk hisselerinde öne çıkan savunma, altyapı, elektrik ekipmanları ve havacılık sektörleri.
HSBC, Türk hisselerinde savunma, altyapı, elektrik ekipmanları ve havacılık sektörlerine dikkat çekti.
PiyasaDetay’ı Google’da tercih edilen kaynaklara ekle Google’da tercih edilen kaynaklara ekle
Okuma ayarı

HSBC, Türk hisselerinde “ağırlık artır” görüşünü korurken Borsa İstanbul’un mevcut seviyelerde cazip değerlendiğini belirtti. Bankanın strateji raporunda piyasanın gelecek 12 aylık kâr tahminlerine göre 7,5 fiyat/kazanç oranıyla işlem gördüğü ve hisse fiyatlarının yüzde 25 düzeyinde bir özsermaye maliyetini yansıttığı ifade edildi.

HSBC Türk hisseleri raporunda düşük yabancı yatırımcı payı da olumlu görünümü destekleyen unsurlar arasında gösterildi. Bankaya göre Borsa İstanbul’daki yabancı payı yaklaşık 10 yıl önceki yüzde 65 seviyesinden yüzde 33’e gerilerken, yabancı yatırımcılar mart-haziran döneminde Türk hisselerinden yaklaşık 2 milyar dolar çekti.

İçindekiler
  1. HSBC Türk hisselerini neden ucuz buluyor?
  2. “Satacak yabancı kalmadı” iddiası ne kadar doğru?
  3. HSBC dördüncü çeyrek için nasıl bir görünüm bekliyor?
  4. HSBC hangi sektörleri öne çıkardı?
  5. Raporda hangi risklere dikkat çekildi?
  6. HSBC raporunun ana mesajı ne?

Rapor sosyal medyada “Yabancı o kadar sattı ki artık satacak kimse kalmadı” şeklinde özetlendi. Bu cümle HSBC’nin doğrudan ifadesi değil. Bankanın asıl değerlendirmesi, yabancıların Türk hisselerindeki mevcut pozisyonlarının tarihsel olarak düşük kalmasının yeni para girişine alan açabileceği ve olası satış baskısını geçmiş dönemlere kıyasla sınırlayabileceği yönünde.

Borsa’nın ileri F/K’sı

HSBC’ye göre Türk hisseleri gelecek 12 aylık kâr tahminlerinin 7,5 katından işlem görüyor.

Yabancı yatırımcı payı

Yaklaşık 10 yıl önce yüzde 65 olan yabancı payı yüzde 33 seviyesine kadar geriledi.

HSBC’nin görüşü

Banka, Türk hisseleri için ağırlık artır tavsiyesini koruyor.

HSBC Türk hisselerini neden ucuz buluyor?

HSBC’nin değerlendirmesinde iki gösterge öne çıkıyor. Bunlardan ilki Borsa İstanbul’un 12 aylık ileriye dönük 7,5 fiyat/kazanç oranıyla işlem görmesi. Bu oran, yatırımcıların şirketlerin gelecek bir yıllık tahmini kârlarının her 1 lirası için yaklaşık 7,5 lira ödediği anlamına geliyor.

Düşük F/K oranı tek başına hisselerin yükseleceğini göstermiyor. Yüksek enflasyon, faiz, kur oynaklığı ve siyasi belirsizlik gibi riskler bir piyasanın uzun süre düşük çarpanlarla işlem görmesine neden olabilir. HSBC ise mevcut değerlemeyi yabancı pozisyonlanması, faiz beklentisi ve şirketlerin büyüme alanlarıyla birlikte değerlendiriyor.

Raporda dikkat çekilen diğer gösterge, piyasa fiyatlarının yansıttığı yüzde 25 düzeyindeki özsermaye maliyeti. Bu oran şirketlerin doğrudan açıkladığı bir finansman maliyeti değil. Hisse fiyatı, beklenen nakit akışları ve yatırımcının talep ettiği getiri üzerinden hesaplanan bir değerleme göstergesi.

HSBC, yüzde 25’lik özsermaye maliyetinin Türkiye’nin uzun vadeli enflasyon görünümüne kıyasla fazla ihtiyatlı bir fiyatlamaya işaret ettiğini düşünüyor. Bankanın görüşüne göre enflasyon ve faizlerde kalıcı düşüş sağlanması hâlinde yatırımcıların talep ettiği getiri gerileyebilir ve bu değişim hisse değerlemelerini destekleyebilir.

“Satacak yabancı kalmadı” iddiası ne kadar doğru?

HSBC raporunda yabancı yatırımcıların artık satış yapamayacağı veya piyasada satacak kimse kalmadığı yönünde doğrudan bir ifade bulunmuyor. Sosyal medyada kullanılan bu anlatım, yabancı payının tarihsel olarak düşük seviyelere gerilemesini daha çarpıcı biçimde özetliyor.

Bankanın paylaştığı verilere göre Borsa İstanbul’daki yabancı yatırımcı payı yaklaşık 10 yıl içinde yüzde 65’ten yüzde 33’e indi. Mart ile haziran arasındaki yaklaşık 2 milyar dolarlık çıkış da yabancıların son dönemdeki satış eğilimini gösteriyor.

Düşük yabancı payı piyasa açısından iki farklı sonuç doğurabilir. Yeni bir risk döneminde yabancı yatırımcılardan gelebilecek satışın büyüklüğü, yabancı payının çok daha yüksek olduğu geçmiş dönemlere kıyasla sınırlı kalabilir. Türkiye’ye yönelik beklentiler düzelirse mevcut düşük pozisyonlar yeni alımlar için geniş alan da oluşturabilir.

Bununla birlikte yabancı payının azalması, Borsa İstanbul’da satış baskısının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Yerli yatırımcıların davranışı, fon hareketleri, şirketlerin kâr görünümü ve siyasi gelişmeler de endeksin yönü üzerinde belirleyici olabilir.

7,5 F/K doğrudan alım sinyali mi?

Hayır. Düşük fiyat/kazanç oranı piyasanın kârlara kıyasla ucuz değerlendiğini gösterebilir ancak tek başına yükseliş garantisi vermez. HSBC’nin olumlu görüşü; değerleme, düşük yabancı pozisyonu, faiz beklentisi ve şirketlerin büyüme alanlarının birlikte değerlendirilmesine dayanıyor.

HSBC dördüncü çeyrek için nasıl bir görünüm bekliyor?

HSBC, Türk hisselerinin önümüzdeki birkaç ay boyunca belirli bir aralıkta hareket edebileceğini değerlendiriyor. Bankanın ana senaryosunda daha kalıcı bir yükseliş 2026’nın dördüncü çeyreğinde başlayarak 2027’ye uzanabilir.

Bu değerlendirme kesinleşmiş bir ralli tarihi değil. Beklentinin gerçekleşmesi, faiz indirimlerinin yeniden başlamasına, enflasyon görünümünün iyileşmesine ve Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki baskısının hafiflemesine bağlı.

HSBC’ye göre Orta Doğu’daki gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’de para politikasının gevşeme sürecini geciktirdi fakat tamamen ortadan kaldırmadı. Bankanın ekonomistleri, yurt içindeki koşulların iyileşmesi durumunda faiz indirimlerinin eylül ayında yeniden başlayabileceğini değerlendiriyor.

Faizlerin düşmesi şirketlerin finansman maliyetini azaltabilir. Hisse değerlemelerinde kullanılan iskonto oranının gerilemesi de gelecekte elde edilmesi beklenen kârların bugünkü değerini yükseltebilir. Petrolün yüksek kalması ve enflasyon beklentilerinin yeniden bozulması ise faiz indirimlerini geciktirerek bu görünümü değiştirebilir.

HSBC hangi sektörleri öne çıkardı?

HSBC raporunda Türk şirketleri açısından uzun vadeli büyüme sağlayabilecek dört alan üzerinde duruldu. Bankanın seçimi yalnızca Türkiye’de faizlerin düşeceği beklentisine dayanmıyor. Küresel talep, ihracat ve büyük altyapı yatırımlarından yararlanabilecek sektörler öne çıkıyor.

Savunma sanayii: Küresel askerî harcamalardaki artış ile Türkiye’nin büyüyen savunma ihracatı sektörün sipariş görünümünü destekliyor. Türk savunma şirketlerinin yalnızca iç pazara değil, farklı ülkelere yaptığı satışların artması HSBC’nin dikkat çektiği ana noktalardan biri.

Altyapı ve yeniden inşa: Doğu Akdeniz’de ortaya çıkabilecek yeniden yapılanma ihtiyacı, Körfez ülkelerindeki büyük altyapı projeleri ve ileride Ukrayna’da başlayabilecek inşa çalışmaları Türk müteahhitlik ve altyapı şirketleri için yeni iş fırsatları oluşturabilir.

Transformatör ve elektrik ekipmanları: Yapay zekâ veri merkezlerinin hızla artan elektrik ihtiyacı, küresel ölçekte şebeke ve enerji altyapısı yatırımlarını büyütüyor. Özellikle ABD’de transformatör ve elektrik ekipmanlarında yaşanan tedarik sıkıntıları ile uzun teslimat süreleri, Türkiye’de üretim yapan şirketlere ihracat fırsatı sağlayabilir.

Havacılık: İstanbul’un uluslararası aktarma merkezi olarak büyümesi ve uçuş trafiğinin Körfez merkezleri üzerinden yeniden şekillenmesi havacılık sektörünü destekleyebilir. Bu alan yalnızca havayolu şirketlerini değil, havalimanı işletmeciliği ve bağlantılı hizmetleri de kapsıyor.

Raporda hangi risklere dikkat çekildi?

HSBC’nin Türk hisselerine ilişkin olumlu görüşü koşulsuz bir yükseliş tahmini değil. Banka, erken seçim tartışmalarının güçlenmesi durumunda iç siyasi belirsizliğin artabileceğine ve bunun piyasanın risk primini yükseltebileceğine dikkat çekiyor.

MSCI’nın Türkiye piyasasında halka açıklık oranlarının şeffaflığına ilişkin talepleri de izlenen başlıklar arasında bulunuyor. Kasım 2026’ya kadar gerekli iyileşmenin sağlanamaması, Türkiye’nin uluslararası endekslerdeki konumuna ilişkin yeni tartışmalar yaratabilir. HSBC ise son dönemde atılan düzenleyici adımların olası sınırlamaların önüne geçebileceği görüşünde.

Petrol fiyatlarının seyri de tahminleri değiştirebilecek büyüklükte. Türkiye’nin enerji ithalatçısı olması nedeniyle petrolün uzun süre yüksek kalması enflasyonu ve cari açığı artırabilir. Böyle bir tablo faiz indirimlerini geciktirerek hisse değerlemeleri üzerindeki baskının sürmesine yol açabilir.

HSBC raporunun ana mesajı ne?

HSBC’nin ana mesajı, Borsa İstanbul’da hemen ve kesintisiz bir yükseliş başlayacağı değil. Banka kısa vadede daha sınırlı bir piyasa görünümü beklerken, düşük değerlemelerin ve yabancı yatırımcıların zayıf pozisyonunun orta vadede daha elverişli bir zemin hazırlayabileceğini düşünüyor.

Faiz indirimlerinin yeniden başlaması bu beklentiyi destekleyebilecek temel gelişme olarak görülüyor. Savunma, altyapı ve yeniden inşa, elektrik ekipmanları ile havacılık ise genel piyasa hareketinden bağımsız biçimde büyüme sağlayabilecek sektörler arasında sayılıyor.

Bu görünümün gerçekleşmesi enflasyonun gerilemesine, enerji fiyatlarının Türkiye üzerindeki baskısının hafiflemesine ve siyasi risklerin sınırlı kalmasına bağlı. Dolayısıyla rapordaki dördüncü çeyrek değerlendirmesini kesin bir ralli tarihi olarak değil, belirli ekonomik koşullara dayanan bir piyasa senaryosu olarak okumak gerekiyor.

Yasal uyarı: Bu içerik HSBC’nin piyasa değerlendirmesini aktarmak amacıyla hazırlanmıştır ve yatırım tavsiyesi değildir. Raporda yer alan tahminler ekonomik ve siyasi koşullara bağlı olarak değişebilir.

Yorumlar

Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Spam ve reklam içerikli yorumlar onaylanmaz.