Orta Doğu’daki savaş petrol akışını zorlaştırıp tüketiciler ve enerji ithalatçısı ülkeler üzerindeki maliyeti artırırken yüksek fiyat ortamı, dünyanın en büyük petrol şirketlerinin bilançolarına güçlü kâr artışları olarak yansıdı.
İngiliz enerji şirketi BP’nin ikinci çeyrekteki temel kârı geçen yılın aynı dönemindeki 2,35 milyar dolardan 5,73 milyar dolara çıktı. Aynı gün bilançosunu açıklayan Saudi Aramco ise net kârını yüzde 44 artırarak 32,69 milyar dolara yükseltti.
İçindekiler
- BP’nin kârı neden iki kattan fazla arttı?
- BP temettüsünü yüzde 4 artırdı
- BP yenilenebilir enerji yatırımlarından geri çekiliyor
- Saudi Aramco’nun kârı yüzde 44 arttı
- Hürmüz Boğazı’ndaki aksama Aramco’yu nasıl etkiledi?
- Petrol savaşı enerji şirketlerini nasıl destekledi?
- Yüksek petrol fiyatlarının bedelini kim ödüyor?
- Enerji devlerindeki kâr artışı kalıcı olabilir mi?
Her iki şirketin sonuçları, petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca üreticilerin satış gelirlerini değil, rafineri marjlarını ve enerji ticaretinden sağlanan kazançları da büyüttüğünü gösterdi.
5,73 milyar dolar
Yüzde 144
32,69 milyar dolar
Yüzde 44
BP’nin kârı neden iki kattan fazla arttı?
BP’nin ikinci çeyrekte açıkladığı 5,73 milyar dolarlık temel kâr, şirket tarafından derlenen analist beklentisi olan 5,11 milyar doların da üzerinde gerçekleşti.
Kârdaki yükselişte petrol ve doğal gaz fiyatlarının artması, rafineri marjlarının güçlenmesi ve enerji piyasalarındaki sert dalgalanmanın ticaret faaliyetlerine sağladığı katkı belirleyici oldu.
BP’nin akaryakıt satışı, rafineri ve enerji ticaretini içeren müşteriler ve ürünler bölümündeki vergi öncesi kârı 1,53 milyar dolardan 4,95 milyar dolara çıktı. Bu artış, şirketin yalnızca petrol üretiminden değil, ham petrolün işlenmesi ve piyasalarda alınıp satılmasından da güçlü gelir elde ettiğini gösterdi.
Orta Doğu’daki çatışmalar enerji akışlarını bozarken petrol fiyatlarında yaşanan sert hareketler, büyük enerji şirketlerinin ticaret masaları için daha geniş kâr fırsatları oluşturdu.
BP temettüsünü yüzde 4 artırdı
BP, güçlü ikinci çeyrek sonuçlarının ardından hisse başına temettüsünü yüzde 4 artırarak 8,66 sente yükseltti.
Temettü artışı, yüksek petrol fiyatlarının şirketin nakit üretimine sağladığı katkının bir bölümünün doğrudan hissedarlara aktarılacağı anlamına geliyor.
Şirket bununla birlikte borçlarını azaltma ve bilançosunu güçlendirme politikasını sürdürüyor. BP, 2026 yılı için sermaye harcaması beklentisini 13,5 milyar ile 14 milyar dolar aralığına yükseltti.
Yeni Üst Yönetici Meg O’Neill, şirketin önceliklerini bilanço yapısının güçlendirilmesi, operasyonların sadeleştirilmesi, yatırım disiplininin artırılması ve geçmişte yapılan düşük getirili yatırımların etkisinin azaltılması olarak sıraladı.
BP’nin güçlü kâra rağmen sermaye harcamalarını ve borç yapısını yakından izlemesi, yönetimin petrol fiyatlarındaki mevcut yükselişin kalıcı olacağı varsayımıyla hareket etmek istemediğini gösteriyor.
BP yenilenebilir enerji yatırımlarından geri çekiliyor
BP’nin bilançosunda öne çıkan bir diğer gelişme, şirketin yenilenebilir enerji yatırımlarını azaltarak petrol ve doğal gaz faaliyetlerine yeniden ağırlık vermesi oldu.
Şirket, ABD merkezli biyogaz işletmesi Archaea Energy’yi satmak üzere süreci başlattığını açıkladı. BP, bu şirketi 2022 yılında 4,1 milyar dolara satın almıştı.
Archaea yatırımı, BP’nin kendisini geleneksel bir petrol şirketinden daha geniş kapsamlı bir enerji şirketine dönüştürme planının önemli parçalarından biriydi. Ancak şirket 2025 yılında bu stratejiden geri adım atarak daha yüksek getiri sağladığını düşündüğü petrol ve doğal gaz projelerine yönelmeye başladı.
BP ayrıca Almanya’daki Gelsenkirchen rafinerisi ile Avusturya’daki akaryakıt perakende faaliyetlerini satışa çıkarırken İngiltere’nin Kuzey Denizi’ndeki bazı operasyonlardan da ayrılmayı planlıyor.
Bu değişim, savaşla birlikte yükselen petrol ve doğal gaz fiyatlarının fosil yakıt yatırımlarını kısa vadede yeniden daha kârlı hâle getirdiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Saudi Aramco’nun kârı yüzde 44 arttı
Saudi Aramco’nun ikinci çeyrek net kârı geçen yılın aynı dönemindeki 22,67 milyar dolardan 32,69 milyar dolara yükseldi.
Yüzde 44’lük artışta ham petrolün yanı sıra rafine petrol ürünleri ve kimyasal ürün fiyatlarındaki yükseliş etkili oldu.
Aramco’nun sonuçları, petrol fiyatlarındaki yükselişin üretim kapasitesi yüksek şirketler üzerindeki etkisini gösterirken BP bilançosu, aynı fiyat ortamının rafineri ve ticaret faaliyetlerini nasıl desteklediğini ortaya koydu.
İki şirketin iş modelleri ve bilanço büyüklükleri farklı olsa da sonuçların ortak noktası, küresel petrol arzındaki sıkışmanın enerji üreticilerine daha yüksek satış fiyatı ve daha güçlü kâr marjı sağlaması oldu.
Hürmüz Boğazı’ndaki aksama Aramco’yu nasıl etkiledi?
İran çevresindeki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat sorunları, küresel petrol arzına ilişkin endişeleri artırırken Aramco’nun ihracat rotalarını da değiştirmesine neden oldu.
Şirket, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatların aksaması üzerine petrolün bir bölümünü Suudi Arabistan’ı doğudan batıya geçen boru hattıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na yönlendirdi.
Alternatif güzergâhların kullanılması Aramco’nun sevkiyatlarını sürdürmesine yardımcı olurken şirket ikinci çeyrekte yüzde 98,4’lük arz güvenilirliği oranını korudu.
Buna rağmen Kızıldeniz rotasındaki güvenlik riskleri de devam ediyor. Bölgedeki çatışmanın daha geniş bir alana yayılması, hem sevkiyat maliyetlerini hem de petrol fiyatlarındaki risk primini yüksek tutabilir.
Aramco’nun kârındaki güçlü artış, şirketin yüksek petrol fiyatlarından yararlandığını gösterse de aynı jeopolitik ortam şirketin tanker rotaları, altyapısı ve ihracat güvenliği üzerinde yeni riskler oluşturuyor.
Petrol savaşı enerji şirketlerini nasıl destekledi?
Petrol şirketlerinin gelirleri büyük ölçüde sattıkları petrol ve doğal gazın fiyatına bağlı bulunuyor. Üretim maliyeti kısa sürede aynı oranda artmadığında satış fiyatındaki yükseliş, şirketlerin her varilden elde ettiği kârı büyütebiliyor.
Savaş dönemlerinde petrol akışının kesilebileceğine ilişkin beklentiler, fiziki bir arz kaybı henüz gerçekleşmeden de fiyatları yükseltebiliyor. Buna jeopolitik risk primi adı veriliyor.
Hürmüz Boğazı gibi dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği bir bölgede yaşanan aksama, alıcıların alternatif tedarik aramasına ve taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor.
Rafineriler için ise ham petrolün maliyeti kadar benzin, motorin ve jet yakıtı gibi işlenmiş ürünlerin satış fiyatı önem taşıyor. İşlenmiş ürün fiyatlarının ham petrolden daha hızlı yükseldiği dönemlerde rafineri marjları genişliyor.
BP’nin rafineri ve ticaret faaliyetlerindeki kâr artışı ile Aramco’nun daha yüksek ham petrol ve ürün fiyatlarından sağladığı gelir, savaşın enerji sektöründeki farklı iş kollarına nasıl yansıdığını gösteriyor.
Yüksek petrol fiyatlarının bedelini kim ödüyor?
Petrol üreticileri ve enerji şirketleri yüksek fiyatlardan yararlanırken aynı hareket tüketiciler, havayolu şirketleri, sanayi kuruluşları ve enerji ithalatçısı ülkeler açısından daha yüksek maliyet anlamına geliyor.
Ham petrol fiyatlarındaki artış zamanla benzin, motorin ve uçak yakıtı fiyatlarına yansıyor. Taşımacılık maliyetlerinin yükselmesi ise gıda, sanayi ürünleri ve uluslararası ticaret üzerinde ek enflasyon baskısı oluşturabiliyor.
Türkiye gibi enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılayan ülkelerde yüksek petrol fiyatları enerji faturasını büyütebilir, cari dengeyi zorlayabilir ve döviz talebini artırabilir.
Bu nedenle BP ve Aramco’nun güçlü bilançoları, enerji piyasasındaki fiyat artışının iki farklı yüzünü gösteriyor. Aynı fiyat hareketi üretici şirketlerin kârını büyütürken tüketiciler ve ithalatçı ekonomiler üzerinde maliyet baskısı oluşturuyor.
Daha yüksek satış geliri ve marj
Daha pahalı akaryakıt riski
Artan enerji faturası
Yeni enflasyon baskısı
Enerji devlerindeki kâr artışı kalıcı olabilir mi?
BP ve Aramco’nun güçlü ikinci çeyrek sonuçlarının devam edip etmeyeceği, büyük ölçüde petrol fiyatlarının yılın kalan bölümündeki seyrine bağlı olacak.
Orta Doğu’daki çatışmaların sürmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların normale dönememesi ve alternatif rotaların risk altında kalması petrol fiyatlarını destekleyebilir.
Buna karşılık diplomatik bir anlaşmaya varılması, sevkiyatların yeniden hızlanması veya küresel talebin zayıflaması petrol fiyatlarında gerilemeye yol açabilir.
Petrol fiyatlarının düşmesi hâlinde enerji şirketlerinin satış gelirleri, rafineri marjları ve ticaret kazançları da mevcut yüksek seviyelerden gerileyebilir.
BP açısından petrol fiyatlarının yanı sıra varlık satışlarının sonucu, borçların azaltılması ve yenilenebilir enerji yatırımlarından çıkış stratejisi izlenecek. Aramco tarafında ise üretim miktarı, ihracat rotalarının güvenliği ve şirketin Suudi Arabistan bütçesine sağladığı temettü ödemeleri belirleyici olacak.
İkinci çeyrek bilançoları savaşın enerji devleri için güçlü bir kazanç dönemine dönüştüğünü gösteriyor. Ancak bu kâr artışının kaynağı olan jeopolitik riskler, aynı şirketlerin operasyonları açısından büyüyen bir tehdit olmaya devam ediyor.
Brent Petrol Brent Petrol Fiyatını Canlı Takip Edin Petrol piyasasındaki güncel fiyatı, değişim oranlarını ve piyasa verilerini inceleyin Canlı fiyatı gör →
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.