Türk Telekom (TTKOM), 2026 üçüncü çeyreğinde satışlarını yüzde 11,9 artırarak 86,38 milyar TL’ye taşıdı. Şirketin faaliyet raporunda açıkladığı FAVÖK yüzde 6,9 artışla 37,02 milyar TL’ye yükselirken net kâr yüzde 42,2 gerileyerek 7,68 milyar TL’ye indi.
Gelir ile net kârın farklı yönlere gitmesinde 5G lisansı ve imtiyaz uzatımının bilançoya getirdiği finansal yükümlülüklerin etkisi bulunuyor. Lisans ve imtiyaz borçları hem kur farkı ve iskonto giderleri yarattı hem de nakit ve finansal borç oranlarının yorumlanmasını zorlaştırdı. Dokuz aylık nakit akışında da önemli bir zayıflama var.
İçindekiler
- TTKOM 2026 üçüncü çeyrek bilanço görünümü
- Türk Telekom’da net kâr neden yüzde 42 düştü?
- 5G ve imtiyaz borçları bilançonun yapısını değiştirdi
- Sabit hat büyürken mobil FAVÖK neden geriledi?
- Dokuz aylık nakit akışı ve yatırım harcamaları
- Net borç ve likidite hesabında hangi rakam esas alınmalı?
- Beklentinin üzerindeki kâr bilanço kalitesini değiştirdi mi?
- TTKOM hissesi bilanço öncesinde 48,90 TL’den kapandı
- Türk Telekom bilançosu nasıl geldi?
TTKOM 2026 üçüncü çeyrek bilanço görünümü
Karma-negatif
Üçüncü çeyreğin dört ana göstergesi
Nakit ve finansman görünümü
2026 ilk dokuz ay
milyar TL
30 Eylül 2026
milyar TL
Şirketin özet tanımı
milyar TL
Kısa + uzun vadeli
milyar TL
Türk Telekom’da net kâr neden yüzde 42 düştü?
Üçüncü çeyrekte gelirler 9,16 milyar TL artmasına rağmen satışların maliyeti daha hızlı yükseldi. Brüt kâr 34,59 milyar TL’den 33,55 milyar TL’ye geriledi. KAP gelir tablosundaki esas faaliyet kârı da 19,64 milyar TL’den 18,02 milyar TL’ye indi. Faaliyet raporundaki FAVÖK artışı, gelir tablosunun alt satırlarına aynı güçte taşınmadı.
Şirketin faaliyet raporunda üçüncü çeyrek net finansal gideri 7,70 milyar TL’den 21,41 milyar TL’ye yükseldi. Bu tutarın 16,97 milyar TL’si kur ve türev işlemlerinden kaynaklanan net giderdi. Net parasal pozisyon kazancı da 5,10 milyar TL’den 13,99 milyar TL’ye çıkarak giderlerin bir bölümünü dengeledi. Sonuçta vergi öncesi kâr 17,87 milyar TL’den 11,54 milyar TL’ye, net kâr ise 13,29 milyar TL’den 7,68 milyar TL’ye geriledi.
5G ve imtiyaz borçları bilançonun yapısını değiştirdi
Türk Telekom’un 30 Eylül 2026 finansal dipnotlarında BTK’ya ödenecek lisans ve imtiyaz borçlarının kısa vadeli kısmı 62,58 milyar TL, uzun vadeli kısmı 73,18 milyar TL olarak yer alıyor. Toplam 135,75 milyar TL’lik tutar, 2025 sonunda yaklaşık 2,11 milyar TL’ydi. Bu sıçrama yeni banka kredilerinden değil, 5G lisansı ve imtiyaz sözleşmesinin uzatılmasından doğan iskonto edilmiş yükümlülüklerden kaynaklanıyor.
Şirket aynı dipnotta bu yükümlülüklere bağlı dokuz aylık kur farkını 15,30 milyar TL, iskonto giderini 4,39 milyar TL olarak açıklıyor. Bu iki kalemin toplamı yaklaşık 19,69 milyar TL. Bu rakamı üçüncü çeyreğe ait finansman gideriyle birebir eşitlemek doğru olmaz; dipnottaki toplam ilk dokuz ayı kapsıyor.
Varlık tarafında da karşılıkları var. Dokuz aylık dönemde imtiyaz uzatımı için yaklaşık 99,41 milyar TL, 5G lisansı için 56,59 milyar TL maddi olmayan varlık aktifleştirilmiş. Lisansla ilişkili amortisman ve itfa giderlerinin Nisan 2026’da başlaması, sonraki dönemlerde de faaliyet kârı ile FAVÖK arasında fark yaratabilecek bir unsur.
Sabit hat büyürken mobil FAVÖK neden geriledi?
Dipnotlardaki faaliyet bölümlerine göre üçüncü çeyrekte sabit hat segmentinin FAVÖK’ü 18,89 milyar TL’den 22,76 milyar TL’ye yükseldi; artış yaklaşık yüzde 20,5. Mobil segmentin FAVÖK’ü ise 15,76 milyar TL’den 14,33 milyar TL’ye geriledi; düşüş yaklaşık yüzde 9,1. Bölüm sonuçları konsolidasyon düzeltmelerini içerdiğinden segment FAVÖK’lerini doğrudan konsolide dış müşteri gelirleriyle aynı kapsamda değerlendirmemek gerekiyor.
Mobil abone sayısı yıllık yüzde 8,4 artışla 33,4 milyona ulaşırken faturalı hat aboneleri yüzde 11,7 yükselerek 26,8 milyona çıktı. Ancak mobil karma abone başına ortalama gelir (ARPU), M2M aboneleri dahil 347,1 TL’den 319,6 TL’ye geriledi. M2M hariç mobil karma ARPU ise yüzde 0,8 düştü. Dolayısıyla abone büyümesi güçlü olsa da gelir karması ve birim gelir gelişimi mobil kârlılığı baskılayabilecek unsurlar arasında.
Genişbant abone sayısı 15,4 milyonla yıllık yüzde 0,3 düşüş gösterirken eve/binaya kadar fiber aboneleri yüzde 24 artışla 7,8 milyona yükseldi. Sabit genişbant ARPU’su da 510,4 TL’den 547,6 TL’ye çıktı. Bu iki gelişme sabit hattın operasyonel katkısındaki iyileşmeyle uyumlu.
Dokuz aylık nakit akışı ve yatırım harcamaları
Türk Telekom’un dokuz aylık satışları yüzde 10 artarak 236,51 milyar TL olurken net kârı yaklaşık yüzde 6,8 gerileyerek 25,79 milyar TL’ye indi. Daha belirgin bozulma işletme faaliyetlerinden nakit akışında görüldü: 82,19 milyar TL’den 53,33 milyar TL’ye düşüş yaklaşık yüzde 35,1 oldu.
Nakit akışı tablosunda işletme sermayesi değişiminin etkisi geçen yıl yaklaşık 0,89 milyar TL negatifken bu yıl 30,72 milyar TL negatif. Ticari alacaklardaki artışın etkisi 7,22 milyar TL, faaliyetlerle ilgili diğer alacaklardaki değişimin etkisi ise 26,35 milyar TL negatif gerçekleşti. Böylece muhasebe kârının nakde dönüşümü zayıfladı.
İlk dokuz ayda maddi ve maddi olmayan duran varlık alımlarına ilişkin nakit çıkışı 93,58 milyar TL oldu. İşletme nakit akışıyla bu nakit çıkışı arasındaki basit fark yaklaşık eksi 40,25 milyar TL. Bu gösterge, bütün yatırım ve finansman kalemlerini kapsayan standart bir serbest nakit akışı tanımı değildir; yalnızca operasyonlardan gelen nakdin söz konusu yatırım ödemelerini ne ölçüde karşıladığını gösterir.
Buna karşılık üçüncü çeyrekte şirketin faaliyet raporunda belirtilen yatırım harcaması 27,90 milyar TL ile geçen yılın aynı çeyreğine yakın. Dokuz aylık finansal tablo dipnotlarında aktifleştirilen toplam 228,05 milyar TL’lik varlık edinimini bütünüyle nakit ödenmiş yatırım harcaması olarak değerlendirmemek gerekir: Tutarın önemli kısmı vadeli lisans ve imtiyaz haklarından oluşuyor.
Net borç ve likidite hesabında hangi rakam esas alınmalı?
30 Eylül 2026 itibarıyla şirketin özet faaliyet raporunda faize tabi yükümlülükler 153,70 milyar TL, nakit ve nakit benzerleri 30,42 milyar TL. Bu iki kalemin basit farkı yaklaşık 123,29 milyar TL. 2025 sonunda aynı tanımla fark yaklaşık 72,14 milyar TL’ydi. Ancak bu fark türev, kullanılabilir nakit sınırlamaları ve diğer borç tanımlarını içeren tam bir yönetimsel net borç göstergesi yerine kullanılmamalı.
Nakit ve nakit benzerlerinin 2025 sonundaki 83,22 milyar TL’den 30,42 milyar TL’ye gerilemesi, yüksek yatırım ve lisans bağlantılı ödeme döneminde likidite takibini önemli hale getiriyor. 26 Ekim 2026’da duyurulan 1 milyar dolarlık uluslararası kulüp kredisi anlaşması, bilanço tarihinden sonra gerçekleştiği için 30 Eylül nakit ve borç rakamlarının içine otomatik olarak eklenemez. Açıklamaya göre kredinin nihai vadesi Ekim 2031, toplam maliyeti altı aylık SOFR artı yüzde 2,15.
Beklentinin üzerindeki kâr bilanço kalitesini değiştirdi mi?
Üçüncü çeyrekte gerçekleşen 7,68 milyar TL net kâr, 12 kurumun katıldığı Matriks beklenti anketinde bildirilen yaklaşık 6,67 milyar TL ortalamanın yüzde 15,2 üzerinde. Ancak bir bilanço beklentileri aşarken geçen yılın aynı dönemine kıyasla zayıflayabilir. Türk Telekom’da da durum bu: net sonuç konsensüsün üzerinde fakat finansman giderleri, marj daralması ve nakit akışı baskısı devam ediyor.
TTKOM hissesi bilanço öncesinde 48,90 TL’den kapandı
4 Kasım 2026 seansında TTKOM payları 48,90 TL’den kapanırken günlük yükseliş yüzde 2,82 oldu. Kullanıcının paylaştığı gün sonu aracı kurum dağılımında AK Yatırım 1.137.788 lot net alıcı, Bank of America ise yaklaşık 2,01 milyon lot net satıcı olarak yer aldı. Bu veriler bilanço açıklanmadan önceki işlemleri gösteriyor; akşam açıklanan finansallara piyasanın tepkisi olarak yorumlanmamalı. Ayrıca aracı kurum net işlemleri nihai yatırımcı kimliğini kesin biçimde ortaya koymaz.
Türk Telekom bilançosu nasıl geldi?
2026 üçüncü çeyrek sonuçları karma-negatif bir finansal görünüm sunuyor. Sabit hat FAVÖK’ündeki büyüme, eve/binaya kadar fiber abone kazanımı ve toplam gelir artışı olumlu. Buna karşılık mobil FAVÖK gerilemesi, üçüncü çeyrekte iki puanlık FAVÖK marjı kaybı, net kârdaki yüzde 42,2 düşüş ve dokuz aylık nakit üretimindeki zayıflama finansalların güçlü taraflarını sınırlıyor.
Önümüzdeki dönemde dört gösterge öne çıkıyor: BTK lisans ve imtiyaz borçlarının ödeme takvimi ve kur etkisi, mobil ARPU ile mobil FAVÖK’ün seyri, fiber yatırımlarının nakit dönüşü ve işletme sermayesinde yaşanan çıkışın normalleşip normalleşmeyeceği. 5G ve imtiyaz anlaşmalarının kısa vadeli muhasebe yükü ile uzun vadeli gelir yaratma potansiyelini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Türk Telekom’un aynı gün açıklanan finansal sonuçlarına ilişkin ilk bilanço haberimizde dokuz aylık finansal tabloların temel kalemlerini de incelemiştik.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.