Microsoft, 29 Ekim 2026 tarihli ön izahnameyle dolar cinsinden on seri tahvil ihracı için hazırlığını duyurdu. Reuters’ın konuya yakın kaynaklarına göre şirket yaklaşık 25 milyar dolar toplamayı planlıyor. Resmî belgede ise ihraç tutarı, kupon oranları ve vade tarihleri henüz doldurulmuş değil.
Reuters, talebin 100 milyar doları aştığını da aktardı. Bu, konuşulan 25 milyar dolarlık büyüklüğün dört katından fazla. Ancak emirlerin büyüklüğü, şirketin aynı tutarda borçlanacağı veya yatırımcıların talep ettikleri tahsisatı alacağı konusunda kesinlik sağlamıyor. Nihai fiyatlama, hem maliyeti hem de her serinin büyüklüğünü belirleyecek.
İki seri SOFR’a bağlı, sekizi sabit faizli
Microsoft’un 29 Ekim tarihli ön izahnamesi, iki değişken faizli ve sekiz sabit faizli seri öngörüyor. Değişken faiz, bileşik SOFR üzerine eklenecek marjla üç ayda bir yenilenecek. Sabit faizli serilerde faiz ödemeleri altı ayda bir yapılacak.
Bu yapı, aynı şirketin tahvilleri arasında farklı faiz hassasiyetleri oluşturuyor. Sabit kuponlu bir tahvilde piyasa faizleri yükseldiğinde mevcut kuponun göreli cazibesi azalabilir. Değişken faizli seride ise sonraki dönemin ödemesi referans faizin hareketini izler. Marjlar açıklanmadan iki seçeneğin getirisi karşılaştırılamıyor.
Tahviller teminatsız ve diğer teminatsız, ikincil olmayan borçlarla eşit sırada olacak. Asgari nominal tutar 2 bin dolar, sonraki artışlar bin doların katları olarak düzenlenmiş. Bu tutar, tek başına her yatırımcının ürüne erişebileceği anlamı taşımıyor. Aracı kurumun dağıtım ve hesap koşulları ayrıca geçerli olacak.
Kaynağın kullanım alanı geniş tutuldu
İhraç gelirinin kullanımında işletme sermayesi, yatırım harcamaları, hisse geri alımı, satın almalar ve mevcut borçların ödenmesi sayılıyor. Dolayısıyla belgeden belirli bir veri merkezine ayrılmış tutar çıkarılamıyor. Şirketin büyüyen altyapı harcamalarının nakit akışına etkisi, son Microsoft bilançosunda ayrıntılı olarak ele alınmıştı.
Ön izahnamede 30 Eylül itibarıyla toplam borç 35,481 milyar dolar. Konuşulan 25 milyar dolar bunun yaklaşık yüzde 70,5’i büyüklüğünde. Bu hesap yalnız ölçeği gösteriyor. Kaynağın bir bölümü mevcut borca gidebileceğinden, aynı oran net borç artışı olarak kullanılamaz.
İkincil piyasadaki işlem imkânı da sözleşmenin somut sınırlarından biri. Tahviller için borsada kotasyon planlanmıyor. Bankalar piyasa yapmayı amaçlasa da bunu sürdürmekle yükümlü değil. Bu nedenle tahvili vadesinden önce satmak isteyen yatırımcı açısından yalnız kuponun seviyesi değil, alıcı bulunması ve alış-satış farkı da işlemin sonucunu değiştirebilir.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.