Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026’nın son üç ayına ilişkin iç borçlanma programını açıkladı. Ekim-aralık döneminde 676,6 milyar TL iç borç servisine karşılık toplam 630,7 milyar TL iç borçlanma planlanıyor. Takvimin yaklaşık üçte ikisi ekim ayına yığılıyor.
Programdaki toplam borçlanma, üç aylık iç borç servisinin yüzde 93,2’sine denk geliyor. Hazine böylece vadesi gelen yükümlülüklerin 45,9 milyar TL altında yeni iç borçlanma öngörüyor. Bu fark, tek başına bütçenin finansman ihtiyacını göstermiyor. Nakit dengesi, vergi gelirleri, dış borçlanma ve diğer finansman kalemleri de toplam nakit yönetiminde rol oynuyor.
Ekim ayında 414,8 milyar TL’lik arz
Ekim ayındaki iç borç servisi 436,6 milyar TL, planlanan iç borçlanma ise 414,8 milyar TL. Böylece aylık çevirme oranı yaklaşık yüzde 95 oluyor. Üç aylık toplam borçlanmanın yüzde 65,8’i bu ay gerçekleştirilecek.
Bu yoğunluk, tahvil piyasasında arz takvimini doğrudan öne çıkarıyor. İhalelerin vade dağılımı, değişken veya sabit faizli kıymetlerin ağırlığı ve yatırımcı talebinin karşılama oranı, faiz eğrisinin hangi bölümünde baskı oluşacağını gösterecek. Büyük nominal tutar kadar borcun hangi vadeye yayıldığı da bankaların bilanço tercihi ve borçlanma araçları fonlarının fiyatlaması açısından önem taşıyor.
| Ay | İç borç servisi | Planlanan borçlanma | Çevirme oranı |
|---|---|---|---|
| Ekim 2026 | 436,6 milyar TL | 414,8 milyar TL | %95,0 |
| Kasım 2026 | 122,7 milyar TL | 110,4 milyar TL | %90,0 |
| Aralık 2026 | 117,3 milyar TL | 105,5 milyar TL | %89,9 |
| Toplam | 676,6 milyar TL | 630,7 milyar TL | %93,2 |
Yıl sonuna doğru çevirme oranı yüzde 90’a geriliyor
Kasımda 122,7 milyar TL’lik servise karşı 110,4 milyar TL, aralıkta 117,3 milyar TL’lik servise karşı 105,5 milyar TL borçlanma hedefleniyor. İki ayın çevirme oranları sırasıyla yaklaşık yüzde 90 ve yüzde 89,9 düzeyinde. Nominal takvim ekime göre hafiflese de yıl sonu likidite koşulları ihale sonuçlarının piyasa etkisini büyütebilir.
Program, Hazine’nin bir finansman hedefidir. Gerçekleşen borçlanma tutarı ihalelerdeki talebe, nakit ihtiyacına ve piyasa koşullarına göre programdan ayrışabilir. Bu yüzden yatırımcı açısından ilk somut sinyal, ilan edilen ihale tutarlarından çok teklif miktarı, satışın teklifi karşılama oranı ve oluşan bileşik faizler olacak.
TL tahvil arzının seyri mevduat faizleri ve para piyasası fonlarıyla rekabeti de etkiliyor. Hazine kâğıtlarının getirisi yükseldiğinde bankalar ve portföy yönetim şirketleri için vade uzatma daha cazip hale gelebiliyor. Tersine, zayıf talep ya da kısa vadede sıkışan likidite, borçlanma maliyetini artırabiliyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.