Borsa İstanbul’da yatırım fonları kaynaklı türbülans yeni haftada da hisse piyasasının geneline baskı yapıyor. Saat 13.41 itibarıyla BIST 100 endeksi yüzde 1,58 düşüşle 13.075 puan civarında işlem görürken, gün içerisinde 12.895 puana kadar geriledi. Endeks dip seviyesinden yaklaşık 180 puan toparlandı ancak aynı iyileşme hisse senetlerine yansımış değil.
BIST100 endeksi yüzde 1,58 düşüşte görünüyor ancak hisse senetleri tarafında durum çok daha farklı. Öyle ki şu an hisselerin yalnızca 41 tanesi yükselişte. 567 hisse ise yatırımcısına para kaybettirmeye devam ediyor. Daha çarpıcı olan ise 330 hissedeki günlük kayıp yüzde 5’i aşmış durumda. Çok sayıda pay taban fiyatında işlem görürken fon sürecinin doğrudan merkezinde bulunmayan şirketlerde de sert satışların devam etmesi, baskının artık yalnız belirli bir hisse grubuyla sınırlı olmadığını gösteriyor.
İçindekiler
%1,58 ekside — 13.075 puan
567 düşen / 41 yükselen
330 hissede kayıp %5'in üzerinde
Endeks toparlandı ama hisseler toparlanmadı
Günün ilk bölümünde BIST 100’de satışların hızlanmasıyla endeks 13 bin puanın altına indi ve 12.895 seviyesini gördü. Ardından büyük ölçekli bazı hisselere gelen alımlarla endeks yeniden 13 bin puanın üzerine çıktı.
Saat 13.41 verilerinde ASTOR yüzde 2,72, HALKB yüzde 2,41 ve GARAN yüzde 1,15 artıda işlem görüyor. Bu tip yüksek ağırlıklı hisselerdeki pozitif seyir ana endeksi yukarıda tutarken piyasanın geri kalanında görünüm çok daha zayıf.
Bu ayrışma önemli. BIST 100’ün gün içi dip seviyesinden toparlanması ilk bakışta satış baskısının hafiflediği izlenimi yaratıyor ancak yükselen-düşen hisse dağılımı bunun henüz geniş tabanlı bir iyileşmeye dönüşmediğini gösteriyor.
Piyasa ekranında MOBTL, EKIZ, ORCAY, LIDER, GIPTA, HATSN, PRZMA, RALYH, POLHO, KARCL ve çok sayıda başka pay yüzde 10’a yakın kayıpla taban veya tabana çok yakın seviyelerde işlem görüyor. Bunun yanında taban olmayan yüzlerce hissede de yüzde 5’in üzerinde kayıp var.
Ziraat üzerinden 6,4 milyar TL net alım dikkat çekiyor
Aracı kurum dağılımında günün en dikkat çekici verisi Ziraat tarafında görülüyor. Saat 13.41 itibarıyla Ziraat üzerinden yaklaşık 6,40 milyar TL net alış gerçekleşmiş durumda. Bu rakam, ekrandaki toplam net alım dağılımının yüzde 82,17’sine karşılık geliyor.
Ziraat’ın ardından TEB yaklaşık 436,8 milyon TL, Yatırım Finansman 221 milyon TL, Kuzey 202,4 milyon TL ve Ahlatcı 170,5 milyon TL net alımla sıralanıyor.
Satış tarafında ise QNB yaklaşık 966,9 milyon TL ile ilk sırada. Yapı Kredi 896 milyon TL, Bank of America Yatırım Bankası 883,9 milyon TL, Deniz 567,8 milyon TL ve İş Yatırım 542,7 milyon TL net satıcı konumunda.
Ziraat üzerinden gerçekleşen yüksek hacimli alımlar piyasanın dikkatini çekse de aracı kurum dağılımı nihai yatırımcının kim olduğunu göstermiyor. Bu nedenle söz konusu işlemlerin Türkiye Varlık Fonu veya başka bir kamu kurumu adına gerçekleştirildiği yönünde kesin bir sonuca varmak için mevcut veri yeterli değil.
Daha önemlisi, güçlü alımın piyasanın tamamına yayılmadığı görülüyor. Büyük ölçekli ve endeks ağırlığı yüksek bazı hisselerde alım etkisi hissedilirken yüzlerce küçük ve orta ölçekli payda satış baskısı devam ediyor.
Fon tasfiyelerinde süre 3 aydan 6 aya çıkarıldı
Piyasadaki satışların merkezinde son günlerde yatırım fonları tarafında yaşanan gelişmeler bulunuyor. SPK, yedi portföy yönetim şirketinin 131 fonu için başlatılan tasfiye sürecinde bugün yeni bir düzenlemeye gitti.
Daha önce fon varlıklarının nakde çevrilmesi için belirlenen üç aylık süre altı aya çıkarıldı. Kurul, kararın fonların portföy yapıları ve piyasa koşulları dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkân sağlamak amacıyla alındığını açıkladı.
Buradaki ayrıntı önemli: Altı aylık süre fonların mutlaka altı ay boyunca tasfiye edileceği anlamına gelmiyor. Koşullar uygun olduğu takdirde süreç daha erken tamamlanabilecek.
Tera Portföy’e ait fonların tasfiye süreci İş Bankası, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy’e ait fonların süreci ise Ziraat Bankası tarafından yürütülüyor.
Sürenin uzatılması teorik olarak portföylerdeki varlıkların kısa bir zaman diliminde zorunlu biçimde piyasaya verilmesi riskini azaltabilecek bir adım. Buna karşılık hisse fiyatlarında bugün görülen hareket, yatırımcının fon tasfiyelerinin yaratabileceği arz baskısı konusunda henüz rahatlamadığını gösteriyor.
Fon hisselerindeki sorun neden piyasanın geri kalanına yayıldı?
İlk aşamada satışların ağırlığı fon portföylerinde yoğun şekilde bulunan, fiili dolaşımı düşük ve son dönemde sert değer kaybeden hisselerdeydi. Ancak piyasa davranışı zaman içinde değişti.
Fonların elindeki bazı hisselerde taban fiyat nedeniyle yeterli likiditenin oluşmaması, satılabilir diğer varlıkların da nakde çevrilmesi ihtimalini gündeme getiriyor. Bunun yanında yatırımcıların zararlarını azaltmak amacıyla fon kriziyle doğrudan ilgisi bulunmayan hisselerde satışa yönelmesi, kredili pozisyonların azaltılması ve genel risk iştahındaki bozulma satışın piyasanın geri kalanına taşınmasına neden olabiliyor.
Bugünkü 567 düşen hisse ve 330 paydaki yüzde 5’i aşan kayıp, bu bulaşmanın artık yalnızca tasfiye kapsamındaki fonların yoğun pozisyonlarıyla açıklanamayacak ölçüye ulaştığını gösteriyor.
Bir başka ifadeyle piyasanın karşı karşıya olduğu sorun iki katmanlı. İlk katmanda belirli fon ve hisselerde likidite problemi var. İkinci katmanda ise bu sorunun yarattığı güven kaybının yatırımcı davranışına ve diğer hisselerin fiyatlamasına yansıması bulunuyor.
SPK’nın süre uzatımı satışları durdurmaya yetecek mi?
Fon tasfiyelerinin altı aya yayılabilmesi önemli bir rahatlama alanı sağlıyor. Tasfiye yetkililerinin portföyleri çok kısa sürede nakde çevirmek zorunda kalmaması, likit olmayan hisselerde oluşabilecek zorunlu satış baskısının zamana yayılmasına yardımcı olabilir.
Ancak bugünkü fiyatlama, piyasanın yalnız tasfiye takvimine odaklanmadığını ortaya koyuyor. Yatırımcı tarafında hangi hisselerin fonlardan gelebilecek satışla karşılaşacağı, portföylerin ne kadarının nakde çevrileceği ve mevcut taban serilerinin ne zaman sona ereceği konusundaki belirsizlik devam ediyor.
Bu nedenle piyasanın kalıcı biçimde dengelenebilmesi için yalnız BIST 100’ün yükselmesi yeterli olmayacak. Taban fiyatında bekleyen emirlerin azalması, yükselen-düşen hisse dengesinin normalleşmesi ve özellikle küçük-orta ölçekli hisselerde işlem derinliğinin geri dönmesi daha sağlıklı göstergeler olacak.
Yatırımcı yeni adımları bekliyor
Geçen haftadan bu yana TCMB’nin likidite tarafındaki hamleleri, SPK’nın fonlara ilişkin kararları ve tasfiye sürecinin bankalara devredilmesi piyasadaki sistemik baskıyı sınırlamaya yönelik önemli adımlar oldu. Bugün tasfiye süresinin altı aya çıkarılması da bu çerçevenin devamı niteliğinde.
Buna rağmen pazartesi seansında satışların yüzlerce hisseye yayılması, yatırımcıların yeni düzenleyici adımlar gelip gelmeyeceğini yakından izlemesine neden oluyor.
Özellikle likiditesi bozulan hisselerde sağlıklı fiyat oluşumunun yeniden başlaması ve fon portföylerinden gelebilecek satışların piyasanın derinliğini aşmaması kritik. Endeksin gün içinde 12.895’ten 13.075 bölgesine toparlanması kısa vadede olumlu bir işaret olsa da 567 hissenin halen ekside olması, piyasanın geniş kesiminde stresin devam ettiğini gösteriyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.