İngiltere Merkez Bankası Başekonomisti Huw Pill, enerji kaynaklı fiyat baskısının ekonomiye yerleşmesini önlemek için politika faizinin yüzde 3,75’ten yüzde 4’e çıkarılmasını savundu. Pill, erken ve ölçülü bir artışın ileride daha sert bir sıkılaştırmaya duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceğini söyledi. Faiz vadeli işlemlerinde 17 Eylül toplantısında 25 baz puanlık artış olasılığı yüzde 15’in biraz üzerinde fiyatlanıyor.
Pill’in 3 Eylül’de Edinburgh Ticaret Odası için hazırladığı konuşma, İran savaşı ve Körfez’deki gelişmelerin İngiltere enflasyonuna nasıl aktarılabileceğine odaklandı. Başekonomist, temmuz ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında iki üyeyle birlikte faiz artışı yönünde oy kullanmıştı. Kurulun çoğunluğu ise çatışmanın uzun vadeli fiyat etkisine ilişkin daha açık kanıt bekleyerek faizi değiştirmedi.
Bekle ve gör yaklaşımına itiraz
Pill’e göre jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisini toplantıdan toplantıya güvenilir biçimde tahmin etmek mümkün değil. Ateşkes ya da yeni bir gerilim halinde fiyatların hangi seviyede ve ne kadar süre kalacağı belirsizliğini koruyor. Başekonomist, söz konusu belirsizliğin tek başına para politikasını ertelemek için gerekçe oluşturmadığını belirtti.
Asıl risk, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki artışın ücret pazarlıklarına, şirketlerin maliyet hesaplarına ve satış fiyatlarına zaman içinde geçmesi. Pill, 2022 ve 2023 döneminde sektörlerin kayıplarını telafi etme çabasının enflasyonu beklenenden daha kalıcı hale getirdiğini hatırlattı. İş gücü piyasasındaki mevcut gevşeme ikinci tur etkileri sınırlayabilir. Yine de Brexit sonrasında rekabetin zayıflaması ve düşük verimlilik gibi yapısal unsurların İngiltere’yi yeni bir enerji şokuna daha hassas bıraktığını düşünüyor.
İngiltere Merkez Bankasının geliştirdiği ve fiyatların ne kadar yapışkan olduğuna ve üretim ağındaki ağırlığına odaklanan alternatif gösterge, yakın dönemde yüzde 2 hedefine doğru geriledi. Sabit yüzde 3,75 faiz varsayımıyla yapılan ileriye dönük çalışma ise söz konusu temel enflasyon ölçüsünün hedefin anlamlı biçimde üzerinde kalabileceğini hesaplıyor. Pill, manşet enflasyondaki düşüşün tek başına rahatlama için yeterli olmayacağını bu ayrımla açıkladı.
Kurul mart ayından bu yana politika faizini yüzde 3,75’te tutuyor. Çoğunluk, para piyasası getiri eğrisindeki yükseliş dahil daha sıkı finansal koşulların enerji fiyatlarından kaynaklanan riski sınırlayabileceği görüşünde. Pill’in itirazı, piyasa faizlerindeki artışın kurulun gelecekteki adımlarına ilişkin beklentilerden beslendiği ve karar gelmezse tersine dönebileceği noktasında yoğunlaşıyor.
Piyasa kasım toplantısına daha fazla ağırlık veriyor
Vadeli faiz piyasası eylül toplantısında artışa düşük ihtimal tanırken, 5 Kasım’daki bir sonraki toplantı için olasılığı yüzde 70’in üzerine taşıyor. Getiri eğrisinin kısa bölümündeki yükseliş finansal koşulları şimdiden sıkılaştırsa da Pill, kurulun piyasa fiyatlamasını kalıcı bir ikame olarak görmemesi gerektiği görüşünde. Merkez bankasının faiz artırmayacağına dair güven oluşursa tahvil getirilerindeki geri çekilme, enflasyon baskısının arttığı anda koşulları yeniden gevşetebilir.
Pill, yüzde 4’e çıkışın uzun ve sert bir faiz artışı dizisinin başlangıcı olmak zorunda olmadığını vurguladı. Net bir karar ve anlaşılır iletişim, fiyat ve ücret belirleme davranışlarının enerji şokuna yetişme çabasını sınırlayabilir. Para Politikası Kurulunun yeni faiz kararı ve üyelerin oy dağılımı 17 Eylül’de açıklanacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.