ABD tahvil piyasasında satış baskısı 28 Eylül’de yeniden hızlandı. Gösterge 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi gün içinde yaklaşık 7 baz puan yükselerek yüzde 5,237 seviyesine kadar çıktı ve 2007’den bu yana görülen en yüksek bölgeye ulaştı.
Hareket yalnızca tahvil piyasasına özgü değil. Aynı saatlerde Brent petrol yeniden 100 doların üzerine çıkarken altın ve gümüşte sert satış görüldü. Piyasalar, enerji fiyatlarının enflasyonu yüksek tutabileceği ve Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek seviyede bırakabileceği ihtimalini yeniden fiyatlıyor.
İçindekiler
10 yıllık faizde yüzde 5’in üzeri neden önemli?
ABD 10 yıllık tahvil faizi küresel finans sisteminde en fazla takip edilen referans oranlardan biri. Mortgage faizlerinden şirketlerin borçlanma maliyetlerine, hisse değerlemelerinden dolar fiyatlamasına kadar geniş bir alanda temel referans olarak kullanılıyor.
Getirinin yüzde 5’in üzerine yerleşmesi, yatırımcı açısından risksiz kabul edilen ABD devlet tahvillerinin sunduğu getirinin yeniden cazip hale gelmesi anlamına geliyor. Bu durum özellikle yüksek değerlemeyle işlem gören teknoloji ve büyüme hisselerinde değerleme baskısını artırabiliyor. Çünkü gelecekte elde edilmesi beklenen şirket kârları daha yüksek bir iskonto oranıyla bugüne taşınıyor.
10 yıllık getiri 2023’te kısa süreliğine yüzde 5’in üzerine çıkmıştı. 2026’daki hareket ise farklı bir zeminde gelişiyor. Petrol yeniden üç haneli seviyelerde, Fed sıkılaşma döngüsüne geri dönmüş durumda ve ABD’nin kamu borcu ile tahvil arzı da piyasanın uzun vadeli faiz beklentilerini yukarı çekiyor.
Petrol fiyatı tahvil piyasasını yeniden sıkıştırıyor
Uzun vadeli faizlerdeki son yükselişin en önemli parçalarından biri enerji fiyatları. Brent petrol 28 Eylül sabahında yüzde 3’e yaklaşan artışla yeniden 100 doların üzerine çıktı. Enerji maliyetlerinin yüksek kalması, enflasyondaki düşüşün yavaşlaması ihtimalini artırıyor.
Canlı veri Brent petrol fiyatı Petroldeki son fiyat hareketini ve kritik seviyeleri takip edin. İncele →Tahvil yatırımcısı açısından yüksek enflasyon iki ayrı risk yaratıyor. Birincisi, sabit getirili tahvilin reel getirisini aşındırıyor. İkincisi ise Fed’in daha yüksek politika faizini daha uzun süre koruması ihtimalini güçlendiriyor. Tahvil fiyatları düştüğünde getiriler yükseldiği için enflasyon korkusunun arttığı günlerde uzun vadeli faizlerde yukarı hareket görülebiliyor.
Son haftalardaki fiyatlamada petrol ile ABD tahvil faizi arasındaki bağlantı belirgin hale geldi. Brent’in gerilediği günlerde tahvil piyasası bir miktar nefes alırken, petrolün yeniden yükseldiği seanslarda uzun vadeli faizlerde satış baskısı güçlendi.
Fed faiz artırdı, piyasa bir artışı daha hesaba katıyor
Fed, 16 Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkardı. Karar, ABD’de enflasyonun hedefin üzerinde kalması ve ekonomik aktivitenin güçlü seyrini koruması nedeniyle alındı.
Fed’in yayımladığı projeksiyonlar 2026 bitmeden bir faiz artışının daha mümkün olduğuna işaret ediyor. Tahvil piyasasının son hareketi de yatırımcıların sıkılaşma döngüsünün henüz tamamlanmadığını düşündüğünü gösteriyor.
Burada kısa vadeli politika faizi ile 10 yıllık tahvil getirisi birebir aynı şey değil. 10 yıllık faiz, önümüzdeki yıllardaki enflasyon, büyüme, Fed politikası ve ABD Hazinesi’nin borçlanma ihtiyacı gibi birçok beklentinin birleşiminden oluşuyor. Bu yüzden Fed tek bir 25 baz puanlık artış yaparken uzun vadeli tahvil faizlerinde daha büyük ve kalıcı hareketler görülebiliyor.
Altın ve gümüşteki satışın arkasında tahvil faizi de var
28 Eylül’deki varlık fiyatlamasının diğer dikkat çekici bölümü değerli metaller oldu. Ons altın yüzde 3’ün üzerinde, gümüş ise yüzde 5’e yakın değer kaybetti.
Altın faiz ödemeyen bir varlık olduğu için ABD tahvillerindeki getiri yükseldiğinde yatırımcı açısından alternatif maliyeti artıyor. 10 yıllık tahvilin yüzde 5,2’nin üzerinde getiri sunması, özellikle doların da güçlü kaldığı bir ortamda altın üzerinde ilave baskı yaratabiliyor.
Bugünkü piyasa tablosunda üç hareket aynı zincire bağlanıyor: petrol yükseliyor, enflasyon beklentileri yukarı gidiyor, tahvil faizleri artıyor ve değerli metaller baskı altında kalıyor. Her varlığın fiyatını tek bir faktör belirlemese de 28 Eylül seansında enerji-faiz ilişkisi piyasanın ortak ekseni haline gelmiş durumda.
Yüzde 5,23 seviyesi piyasalar için ne değiştiriyor?
ABD 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5’in üzerinde kalıcı hale gelmesi finansal koşulları para politikası değişmese bile sıkılaştırıyor. Şirketlerin tahvil ihraç maliyeti artıyor, mortgage ve uzun vadeli krediler pahalanıyor ve hisse senetlerinin tahvillere karşı sunduğu risk primi yeniden hesaplanıyor.
ABD Hazinesi açısından da yüksek faiz daha pahalı borçlanma anlamına geliyor. Federal borcun 40 trilyon doların üzerine çıkması ve yüksek miktarda yeni tahvil ihracına ihtiyaç duyulması, son aylarda uzun vadeli getiriler üzerindeki baskının yalnız Fed politikasından kaynaklanmadığını gösteren diğer başlık.
Tahvil piyasasının önündeki bir sonraki veri takvimi oldukça yoğun. ABD’de 29 Eylül’de ağustos ayı JOLTS açık iş verisi, 30 Eylül’de Fed’in yakından takip ettiği ağustos PCE enflasyonu ve 2 Ekim’de eylül ayı istihdam raporu açıklanacak.
10 yıllık tahvil faizi gün içinde yüzde 5,237 ile 2007’den bu yana en yüksek bölgeye çıkmış durumda. Petrol 100 doların üzerinde kaldıkça ve enflasyon verileri Fed’e rahatlama alanı açmadıkça tahvil piyasasındaki yüzde 5’in üzerindeki fiyatlama küresel piyasaların ana referanslarından biri olmaya devam edecek.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.