Türkiye’de 2025’te incelenen sekiz yaşam alanının en az dördünde yoksunluk yaşayan 17,6 milyon kişinin 5,5 milyonu, gelire dayalı ölçümde yoksul sayılmadı. TEPAV’ın 31 Ekim 2026’da duyurduğu araştırma, gelir eşiğini aşan hanelerin de beslenme, ısınma ve ödemelerde zorlanabildiğini gösteriyor.
H. Ekrem Cunedioğlu ve Sercan Sevgili’nin çalışması, TÜİK Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın mikro verilerini kullanıyor. Bulgular 2025 ve önceki anketlere dayanıyor; kasım ayındaki geçim koşullarını ölçen yeni bir anket sonucu olarak okunmamalı.
Gelir eşiğinin üzerinde kimler zorlanıyor?
Çoklu yoksunluk yaşayanlar içinde gelir eşiğinin üzerinde kalanların payı yüzde 31,3. Bu gruptakilerin yüzde 57,2’si hanesinin geçimini zorlukla sağladığını bildiriyor. Nüfus genelindeki oran ise yüzde 32,1. PiyasaDetay’ın bu iki orandan hesapladığı fark 25,1 puan; gelir sınırının üzerinde kalan bu kesimde geçim güçlüğü belirgin biçimde daha yaygın.
Gelir eşiğini aşmasına rağmen çoklu yoksunluk yaşayanların nüfus içindeki oranı yüzde 6,5. Kiracılarda yüzde 7,9’a, İstanbul’da yüzde 8,3’e çıkıyor. Bunlar ilgili grupların kendi içindeki oranları; Türkiye’deki bütün yoksunların ne kadarının kiracı veya İstanbullu olduğunu göstermiyor.
Rapor, verilerin tarih farkını nasıl sınadı?
Ankette gelir önceki takvim yılına, yoksunluk görüşme dönemine ait. Araştırmacılar, sonucun yalnız bu zaman farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığını aynı kişileri izleyen panel verilerle kontrol etti. Gelir ve yoksunluk aynı yıla getirildiğinde, gelir eşiğinin üzerinde kalan yoksunların payı küçülmedi.
Panel dosyalarında bazı sorular bulunmadığı için bu ek kontrol yedi alanlı bir endeksle yapılıyor. Dolayısıyla panel oranlarını, 17,6 milyon kişinin hesaplandığı sekiz alanlı ölçümle doğrudan yan yana koymak doğru bir karşılaştırma vermiyor.
Ana endekste alanlar eşit ağırlıklı. Barınma yoksunluğu, oda yetersizliğini veya kiracı hanede yıllık kiranın dönemle uyumlu gelirin yüzde 40’ını aşmasını kapsıyor. Gelir hesabı da hane büyüklüğüne göre düzeltiliyor. Bu nedenle araştırmadaki eşik, bütün aileler için geçerli tek bir aylık TL tutarı sunmuyor.
Mayıs 2026 açlık ve yoksulluk sınırı haberinde izlenen harcama sepeti ile bu çalışmanın ölçüsü farklı sorulara yanıt veriyor. Kişi başına gelir serisi ise toplam ekonomik üretimi nüfusa bölüyor; hanelerin ihtiyaçlarını karşılayabilmesini tek başına ölçmüyor.
Araştırmacılar, sosyal yardımlarda gelirle birlikte yoksunlukların değerlendirilmesini ve önce pilot uygulama yapılmasını öneriyor. Bu, açıklanmış yeni bir yardım hakkı veya ödeme takvimi değil, çalışmanın politika önerisi.
Kaynak: TEPAV’ın 31 Ekim duyurusu ve bağlantılı değerlendirme notu.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.