St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, ABD’de enflasyonun yalnızca enerji ve diğer arz şoklarıyla açıklanamayacağını, güçlü iç talebin de fiyat baskısını canlı tuttuğunu söyledi. Musalem’e göre bu tablo, Federal Rezerv’in faizleri yeniden artırmasını gerektirebilir.
Reuters’a verdiği söyleşide Musalem, para politikasında “daha erken ve kademeli” sıkılaşmanın ileride atılabilecek daha büyük ve sarsıcı adımlardan daha az maliyetli olacağını savundu. Açıklama, Fed’in geçen hafta politika faizini çeyrek puan artırarak yüzde 3,75–4,00 aralığına taşımasının ardından geldi.
İçindekiler
Mevcut faiz düzeyini hâlâ destekleyici buluyor
Musalem’in değerlendirmesindeki en önemli ayrıntı, mevcut faiz aralığını ekonomiyi belirgin biçimde soğutan bir seviye olarak görmemesi. St. Louis Fed Başkanı, yüzde 3,75–4,00 aralığındaki politikanın hâlâ “destekleyici tarafta” kaldığını belirtti. Başka bir ifadeyle, faiz artmış olsa da tüketim ve yatırımı enflasyonu hedefe indirecek ölçüde sınırlamıyor olabilir.
Fed’in temel enflasyon göstergesi olarak izlediği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi temmuzda yıllık yüzde 3,7’ye çıktı. Gösterge Nisan 2025’te yüzde 2,3’e kadar gerilemişti. Musalem, petrol ve diğer arz kaynaklı etkiler ayıklandığında bile temel enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin yaklaşık bir puan üzerinde seyrettiğini ve yanlış yönde ilerlediğini söyledi.
Bu ayrım para politikası açısından önemli. Enerji fiyatındaki tek seferlik bir sıçrama, merkez bankasının bekleyerek geçmesini tercih edebileceği geçici bir şok olabilir. Ancak şirketlerin maliyet artışlarını satış fiyatlarına yayması ve güçlü talebin bu fiyatları taşıması, enflasyonun ekonominin geneline yerleşme riskini yükseltir. Musalem’in yeni faiz artışı görüşü tam olarak bu ikinci ihtimale dayanıyor.
Piyasa Fed’den üç adım fiyatlıyor
Vadeli işlemlerde yatırımcılar, nisan ayına kadar yapılacak beş toplantıda üç adet çeyrek puanlık faiz artışını fiyatlıyor. Ekim toplantısında yeni bir artış olasılığı ise yaklaşık yüzde 50 seviyesinde. Fed yetkililerinin geçen haftaki medyan tahmini 2026’nın kalanında bir artışa işaret etmiş, 2027’de ilave adım gerekip gerekmediği konusunda üyeler neredeyse ikiye bölünmüştü.
Musalem’in mesajı bu nedenle piyasa fiyatlamasına Fed’in ortak tahmininden daha yakın, fakat kişisel bir görüş niteliğinde. Musalem bu yıl Federal Açık Piyasa Komitesinde oy kullanmıyor. Ayrıca faizin hangi seviyeye kadar çıkarılması gerektiğine veya bir sonraki toplantıda nasıl karar verilmesine ilişkin rakam vermedi.
St. Louis Fed Başkanı iş gücü piyasasını mevcut enflasyonun ana kaynağı olarak da görmüyor. İstihdamın dengeli ve tam istihdama yakın olduğunu belirten Musalem, fiyat baskısının güçlü tüketim, yatırım ve iş gücü dışındaki girdi maliyetlerinden geldiğini söyledi. Bölgesindeki şirketlerin yakıt, ham madde, nakliye, sigorta ve nitelikli iş gücü maliyetleri nedeniyle satış fiyatlarını artırmayı planladığını aktardı.
Fed’in önündeki karar daha zor hale geliyor
Ek faiz artışlarının kaçınılmaz olduğu söylenemez. Yeni enflasyon, istihdam ve tüketim verileri Fed’in ekim kararında belirleyici olacak. Yine de Musalem’in açıklaması, geçen haftaki artışın tek seferlik bir güvenlik adımı olarak görülmemesi gerektiğini gösteriyor.
Enflasyon güçlü talep ile kalıcı maliyet baskısının birleşiminden beslenmeye devam ederse, Fed’in büyümeyi tamamen boğmadan fiyat istikrarını sağlaması daha dar bir politika alanı gerektirecek. Musalem’in tercihi, bu alan kapanmadan önce küçük adımlarla hareket etmek.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.