İtalyan enerji şirketi Eni, Avrupa’da ticari ölçekte bir nükleer füzyon santralinin 2040’ların başında veya daha erken devreye alınmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Projenin geliştiricisi, Eni’nin 2018’den bu yana yatırımcısı olduğu ABD merkezli Commonwealth Fusion Systems (CFS) olacak.
Eni’nin manyetik füzyon girişimlerinin başındaki Francesca Ferrazza, Financial Times’a yaptığı açıklamada sektördeki rekabetin arttığını ve teknolojinin son beş-altı yılda belirgin biçimde ilerlediğini söyledi. Reuters’ın 23 Ağustos’ta aktardığı plan için tesis yeri, elektrik üretim kapasitesi, yatırım tutarı veya nihai yatırım kararı açıklanmadı. Eni, Reuters’ın ayrıca ilettiği yorum talebine hemen yanıt vermedi.
İçindekiler
2040’ların başı veya daha erken
Commonwealth Fusion Systems
2018’den beri
Eni ile CFS ortaklığı hangi aşamada?
CFS, Massachusetts Institute of Technology’den doğan ve manyetik hapsi temel alan füzyon teknolojisi üzerinde çalışan bir şirket. Eni, CFS’nin stratejik yatırımcıları arasında bulunuyor. İki şirket Eylül 2025’te, CFS’nin ABD’nin Virginia eyaletinde planladığı ARC santralinden elektrik alımını kapsayan ve tahmini değeri 1 milyar doları aşan bir anlaşma imzaladı.
Eni’nin resmi açıklamasına göre Virginia’daki ARC tesisinin 400 megavat kapasiteye sahip olması ve 2030’ların başında şebekeye bağlanması bekleniyor. Avrupa için gündeme gelen santral daha sonraki bir aşamayı temsil ediyor. Projelerin teknik başarısı, finansmanı ve lisanslama süreci birbirinden ayrı ilerleyeceği için ABD’deki takvimin Avrupa tesisi açısından otomatik bir garanti oluşturmadığı görülüyor.
Füzyon yakıt döngüsü neden Eni’nin planında?
Füzyon reaktörlerinde yaygın olarak değerlendirilen döteryum ve trityum, yüksek sıcaklıktaki plazmada birleştirilerek enerji üretilmesini amaçlıyor. Döteryum deniz suyundan elde edilebilirken trityum son derece sınırlı bir kaynak. Ticari bir santralin yakıtı geri kazanması, saflaştırması ve yeniden kullanması gerekiyor.
Eni bu alanda yalnız CFS yatırımıyla hareket etmiyor. Şirket, Birleşik Krallık Atom Enerjisi Kurumu ile Temmuz 2026’da RH3OVA adlı ortak girişimi kurdu. Ortaklık; fizibilite çalışmalarından tesislerin devreye alınmasına ve işletme desteğine kadar füzyon yakıt döngüsü hizmetleri sunmayı planlıyor.
İki kurumun Oxfordshire’daki Culham kampüsünde geliştirdiği H3AT trityum tesisi için tamamlanma tarihi 2028 olarak duyuruldu. Tesis, trityumun işlenmesi, depolanması ve geri dönüşümü üzerinde çalışma imkânı sağlayacak. Avrupa santrali hedefi, Eni’nin bu teknik uzmanlığı gelecekte ticari hizmete dönüştürme planıyla aynı hatta ilerliyor.
2040 takvimi neden kesinleşmiş bir açılış tarihi değil?
Nükleer füzyon alanında deneysel reaktörlerden sürekli ve ekonomik elektrik üretimine geçiş henüz tamamlanmadı. Bir tesisin şebekeye elektrik verebilmesi için plazmanın kararlı biçimde tutulması, enerji dengesinin ticari ölçekte sağlanması, reaktör malzemelerinin uzun süre dayanması ve trityum döngüsünün güvenli çalışması gerekiyor.
Santral sahasının seçilmesi, çevresel değerlendirme, nükleer düzenleyici izinler, şebeke bağlantısı ve milyarlarca dolara ulaşabilecek finansman da teknik programın dışında ayrı eşikler oluşturuyor. Eni’nin açıkladığı dönem bu nedenle şirketin çalışma hedefini ifade ediyor; onaylanmış inşaat başlangıcı veya işletmeye alma taahhüdü değil.
Sıradaki resmi adımlar
CFS’nin ABD’deki SPARC deney reaktörünün performansı ve ardından planlanan 400 megavatlık ARC santralinin ilerlemesi, Avrupa projesinin teknik dayanağına ilişkin ilk somut verileri sağlayacak. Eni tarafında ise H3AT tesisinin 2028’de tamamlanması ve RH3OVA’nın ilk ticari yakıt döngüsü çalışmalarını üstlenmesi planlanıyor.
Avrupa santrali için ülke ve saha seçimi yapıldığında kapasite, yatırım bütçesi, ortaklık yapısı ve lisans başvuruları ayrı açıklamalarla kamuya sunulacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.