Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 2,8 büyümesini bekliyor. Kurumun 6 Ekim’de yayımladığı Avrupa ve Orta Asya ekonomik görünümünde, 2025’te yüzde 3,6 olan büyüme hızının bu yıl enerji maliyetleri ve sıkı finansman koşullarının etkisiyle yavaşlayacağı tahmin edildi.
Yüzde 2,8’lik tahmin Türkiye için son dönemde açıklanan resmi ve uluslararası beklentilerin alt tarafında yer alıyor. Orta Vadeli Program 2026 büyümesini yüzde 3,3, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ise yüzde 3 olarak öngörüyor.
| 2026 Türkiye büyüme tahmini | Oran |
|---|---|
| Dünya Bankası | %2,8 |
| EBRD | %3,0 |
| Orta Vadeli Program | %3,3 |
Enerji hesabı büyüme tahmininin merkezinde
Dünya Bankası’nın Türkiye senaryosunda petrol ve doğal gaz fiyatları belirleyici ağırlık taşıyor. Baz senaryo, 2026 ortalamasında Brent petrolün varil başına 88-100 dolar, doğal gazın ise milyon BTU başına 20-27 dolar aralığında kalacağını varsayıyor. Gübre fiyatlarında öngörülen ortalama artış yüzde 20.
Türkiye gibi net enerji ithalatçısı bir ekonomi için bu üç kalem aynı anda büyüme, enflasyon ve cari dengeye dokunuyor. Daha pahalı petrol ve doğal gaz ithalat faturasını artırırken şirketlerin üretim ve taşıma maliyetlerini de yukarı çekiyor. Enflasyon baskısının güçlenmesi ise kredi koşullarının daha uzun süre sıkı kalmasına yol açabiliyor.
Dünya Bankası 2026 yıl sonu enflasyonunu yüzde 28,3 olarak tahmin ediyor. Bu rakam, OVP’deki yüzde 28,4’lük öngörüye neredeyse birebir yakın.
Enerji şokunun yükü gelir gruplarına eşit dağılmıyor
Dünya Bankası’nın Türkiye görünümündeki en çarpıcı ayrıntılardan biri hanehalkı harcamalarında. En düşük gelir grubundaki hanelerin doğal gaz ve petrole ayırdığı pay, en yüksek gelir grubunun yaklaşık 8 katı.
Gıda harcamaları da düşük gelir grubunun toplam tüketiminin yüzde 32’sini oluşturuyor. Enerji maliyetinin nakliye ve üretim üzerinden gıda fiyatlarına taşınması, aynı fiyat şokunun düşük gelirli hanelerin bütçesinde daha büyük bir payı aşındırması anlamına geliyor.
Bu tablo büyüme tahmini açısından da önemli. Reel gelirin daha büyük bölümünün zorunlu harcamalara gitmesi, özellikle dayanıklı tüketim ve isteğe bağlı harcamalarda daha zayıf talep yaratabiliyor.
2027’den itibaren tüketim ve yatırım yeniden hızlanabilir
Dünya Bankası 2026’daki yüzde 2,8’lik büyümenin ardından 2027’de yüzde 3,7, 2028’de yüzde 4,3 büyüme bekliyor. Toparlanmanın özel tüketim ve yatırımlardaki canlanmadan gelmesi öngörülüyor.
Bu patikanın çalışması enflasyonun gerilemesine ve finansman koşullarının gevşemesine bağlı. Dünya Bankası aynı dönemde petrol fiyatlarının yüksek kalması ve tüketimin toparlanması halinde cari açığın yeniden genişleyebileceğini de not ediyor. Bütçe açığının ise GSYH’nin yaklaşık yüzde 3’ü civarında kalması bekleniyor.
Dünya Bankası’nın güncel Türkiye görünümü, büyüme tarafındaki zayıflamanın tek bir göstergeye değil; enerji fiyatı, faiz, risk primi ve hanehalkı harcama gücünün aynı anda bozulmasına dayandığını gösteriyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.