Bakır fiyatı haftanın ilk işlem gününde tarihi zirvenin hemen altına kadar yükseldi. Londra Metal Borsası’nda bakır ton başına yaklaşık 14.543 doları görürken ocak ayında başlayan güçlü yükseliş yeniden rekor bölgesine taşındı.
Pazartesi günkü hareket yalnızca vadeli piyasalardaki alımlardan kaynaklanmıyor. Fiziki bakıra kısa sürede ulaşmak isteyen alıcıların daha yüksek fiyat ödemeye razı olması, piyasadaki arz sıkışıklığının son haftalarda belirginleştiğini gösteriyor.
İçindekiler
Üstelik bakıra olan talebin geldiği alanlar da genişliyor. Elektrik şebekeleri ve elektrikli araçlara yıllardır devam eden talebe şimdi yapay zekâ veri merkezleri, yüksek kapasiteli enerji altyapısı ve savunma yatırımları eklenmiş durumda.
LME bakır fiyatı tarihi zirvenin hemen altına kadar yükseldi.
Fiziki metal için kısa vadeli teslimat primi artarken stoklar üzerindeki baskı sürüyor.
Veri merkezleri ve elektrik altyapısı bakır talebinin yeni büyüme alanlarından biri haline geldi.
Bakır fiyatı neden yeniden yükseliyor?
Bakırdaki son yükselişin merkezinde metalin kısa vadede bulunabilirliği var. Bir piyasada gelecekte teslim edilecek ürün yerine hemen teslim edilecek ürüne daha fazla para ödenmeye başlanması, alıcıların bugünkü arza ulaşmak için rekabet ettiğine işaret eder.
Bakır piyasasında son haftalarda görülen tablo buna benziyor. Londra Metal Borsası’ndaki kısa vadeli kontratlar daha ileri tarihli kontratlara karşı yüksek primle işlem görürken fiziki bakıra yönelik talep de güçlü kalıyor.
Temmuz ayında Çin’in rafine bakır ithalatının dokuz ayın en yüksek seviyesine çıkması bu görünümü destekleyen gelişmelerden biriydi. Aynı dönemde Şanghay vadeli işlem borsasının izlediği bakır stokları mart ortasından itibaren yüzde 80’in üzerinde gerilemişti.
Çin burada özellikle önemli. Dünyanın en büyük bakır tüketicisi olan ülkedeki sanayi görünümü zaman zaman zayıflasa bile elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji, elektronik ve üretim altyapısındaki ihtiyaç bakır talebini canlı tutabiliyor.
Kongo’nun ihracat kararı piyasayı neden tedirgin etti?
Arz tarafındaki son risklerden biri Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden geldi. Ülkenin bakır ve kobalt konsantresi ihracatını yasaklama kararı, geçen hafta bakır piyasasında yeni bir fiyat hareketine yol açtı.
Kongo daha önce de yerel işleme kapasitesini artırmak amacıyla benzer adımlar atmış ve bazı şirketlere muafiyetler tanımıştı. Bu nedenle mevcut kararın dünya bakır arzından büyük miktarda metali kalıcı biçimde çıkardığını söylemek için erken.
Piyasanın verdiği tepki ise başka bir noktayı anlatıyor. Bakır arzı zaten yeterince hassas olduğu için nispeten küçük bir tedarik sorunu bile fiyatlarda hızlı hareket yaratabiliyor.
Reuters’ın değerlendirmesine göre Kongo kararının küresel bakır arzına doğrudan etkisinin sınırlı kalabileceğini düşünen kurumlar var. Buna rağmen LME stoklarının azalması, işleme ücretlerindeki baskı ve fiziki metal primlerindeki artış nedeniyle piyasa yeni arz sorunlarına karşı daha hassas durumda.
Bakırdaki yükselişi yalnızca Kongo’nun ihracat kararına bağlamak doğru olmaz. Kongo son hareketi hızlandıran başlıklardan biri; asıl hikâye düşük kullanılabilir stoklar, büyüyen elektrik talebi ve yeni maden arzının talebe aynı hızda cevap verememesi.
Yapay zekâ neden bakır fiyatını etkiliyor?
Yapay zekâ denildiğinde yatırımcıların aklına çoğunlukla çip üreticileri geliyor. Veri merkezlerinin kurulabilmesi için gereken elektrik altyapısı ise hikâyenin daha az konuşulan tarafı.
Yüksek kapasiteli veri merkezleri yalnızca gelişmiş işlemcilere ihtiyaç duymuyor. Şebeke bağlantıları, transformatörler, soğutma sistemleri ve tesis içindeki elektrik dağıtımı için de büyük miktarda iletken metal gerekiyor. Bakır, yüksek elektrik iletkenliği nedeniyle bu altyapının temel hammaddelerinden biri.
S&P Global’in yıl başında yayımladığı çalışmaya göre küresel bakır talebi 2025’te yaklaşık 28 milyon ton seviyesindeyken 2040’a kadar 42 milyon tona ulaşabilir. Raporda yapay zekâ, savunma ve robotik yatırımları bu artışın önemli kaynakları arasında gösteriliyor.
Aynı çalışmanın daha dikkat çekici tarafı arz tahmini. Yeni madenler ve geri dönüşüm kapasitesi yeterince hızlı devreye girmezse 2040’a gelindiğinde yıllık bakır açığının 10 milyon tonu aşabileceği hesaplanıyor.
14.500 dolar üzerindeki fiyat kalıcı olabilir mi?
Bakır açısından yükseliş hikâyesinin güçlü olması fiyatın kesintisiz yükseleceği anlamına gelmiyor. Metal yılın başında da hızlı şekilde rekor kırmış, ardından yüksek fiyatların sanayi talebi üzerindeki etkisi tartışılmaya başlanmıştı.
Bakır belirli bir seviyenin üzerine çıktığında üreticiler daha az metal kullanmanın yollarını arayabilir, bazı projeler ertelenebilir veya mümkün olan alanlarda alüminyum gibi alternatiflere geçiş hızlanabilir. Çin gibi büyük tüketicilerde talebin yavaşlaması da yüksek fiyatların önündeki önemli risklerden biri.
Maden şirketleri açısından ise sorun ters yönde. Fiyat yükselse bile yeni bir bakır madenini üretime geçirmek yıllar alabiliyor. İzin süreçleri, altyapı yatırımları ve cevher kalitesindeki düşüş arzın talebe hızlı yanıt vermesini zorlaştırıyor.
Bu nedenle piyasada aynı anda iki görüş bulunuyor. Bir tarafta bakırın yapısal olarak yetersiz arzla karşı karşıya olduğunu düşünenler, diğer tarafta fiyatların gerçek sanayi talebinin önüne fazla hızlı geçtiğini savunanlar var.
Bakırda bundan sonra ne izlenecek?
Kısa vadede ilk eşik tarihi zirve bölgesi olacak. Bakırın 14.500 doların üzerinde kalıcı olması halinde piyasada yeni bir fiyat aralığı tartışılmaya başlanabilir.
Fiyatın kendisinden daha önemli olan göstergeler ise fiziki tarafta bulunuyor. LME ve Şanghay stokları, Çin’in ithalat talebi ve kısa vadeli kontratların ileri vadeli kontratlara karşı primi arz sıkışıklığının devam edip etmediğini gösterecek.
Kongo’daki ihracat politikasının nasıl uygulanacağı da takip edilecek. Şirketlere geniş kapsamlı muafiyet verilmesi arz endişesini azaltabilir; kararın sıkı uygulanması ise konsantre piyasasındaki gerilimi artırabilir.
Orta vadede bakırın ana hikâyesi değişmiş değil. Elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçların yanına yapay zekâ altyapısı da güçlü bir tüketim alanı olarak ekleniyor. Bakır fiyatının yeniden rekora yaklaşması, piyasanın bu gelecekteki ihtiyacı bugünden fiyatlamaya başladığını gösteriyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.