ABD borsasında S&P 500 endeksi 2026 yılında yaklaşık yüzde 14 yükselerek rekor seviyelere ulaşırken, endekste yer alan 200’den fazla hisse aynı dönemde değer kaybetti. Reuters’ın 12 Ekim’de LSEG verilerine dayanarak yayımladığı analize göre yükselişin önemli bölümü yapay zekâ ve çip sektöründeki sınırlı sayıda şirketten kaynaklandı.
Endeksin yüzde 14’lük kazancına karşılık S&P 500’deki ortanca hissenin yılbaşından bu yana getirisi yaklaşık yüzde 4’te kaldı. Mevcut endeks üyelerinin dörtte biri ise yüzde 11’den fazla geriledi. Bu ayrışma, Wall Street’teki yükselişin hisselerin geneline yayılmadığını gösteriyor.
İçindekiler
- S&P 500 yükselirken hisselerin yüzde 40’ı neden düştü?
- Endeks yüzde 14, ortanca hisse yalnızca yüzde 4 yükseldi
- Teknoloji hisseleri endeksin yükselişinde belirleyici oldu
- Endeks yükselirken yatırımcının portföyü neden düşebilir?
- Borsa İstanbul’da da benzer bir ayrışma yaşanabiliyor
- Faizler ve enerji maliyetleri diğer sektörleri zorluyor
- Borsadaki yükselişin genele yayılıp yayılmadığı nasıl anlaşılır?
2026 başından bu yana yaklaşık yüzde 14 yükseldi.
Mevcut endeks üyelerinin yüzde 40'ından fazlası değer kaybetti.
Endeksteki ortanca hissenin getirisi yaklaşık yüzde 4'te kaldı.
S&P 500 yükselirken hisselerin yüzde 40’ı neden düştü?
S&P 500, şirketlerin halka açık piyasa değerlerine göre ağırlıklandırıldığı bir endeks. Bu nedenle endeksteki her hissenin fiyat hareketi genel performansı aynı ölçüde etkilemiyor. Piyasa değeri yüksek birkaç şirketin güçlü yükselişi, daha küçük ağırlığa sahip çok sayıda hissenin kaybını telafi edebiliyor.
2026’daki ayrışmanın arkasında da büyük ölçüde bu yapı bulunuyor. Yapay zekâ altyapısına yönelik harcamalardan yararlanan teknoloji ve çip şirketleri yüksek getiriler sağlarken farklı sektörlerdeki birçok hisse yükselişin dışında kaldı.
Hesaplamada önemli bir ayrıntı da var. Yüzde 40’ın üzerindeki kayıp oranı, analiz tarihinde endekste bulunan şirketlere dayanıyor. Yıl içinde S&P 500’den çıkarılan 18 şirket bu karşılaştırmaya dahil edilmedi. Dolayısıyla veri, yıl boyunca herhangi bir dönemde endekste yer almış bütün şirketlerin performansını kapsamıyor.
Endeks yüzde 14, ortanca hisse yalnızca yüzde 4 yükseldi
Yılbaşından bu yana oluşan getiriler, endeksin genel performansıyla şirketlerin büyük bölümünün fiyat hareketleri arasındaki farkı ortaya koyuyor.
| Gösterge | 2026 performansı |
|---|---|
| S&P 500 endeksi | Yaklaşık +%14 |
| Ortanca S&P 500 hissesi | Yaklaşık +%4 |
| Değer kaybeden hisseler | 200’den fazla |
| En az %11 düşen hisselerin oranı | Yaklaşık dörtte bir |
| Enerji sektörü | Yaklaşık +%42 |
| Teknoloji sektörü | Yaklaşık +%32 |
Kaynak: Reuters’ın 12 Ekim 2026 tarihli analizi ve LSEG piyasa verileri. Getiriler, analizin esas aldığı yılbaşından itibaren dönemi kapsıyor; anlık fiyatları göstermiyor.
Ortanca getiri, hisselerin getirileri küçükten büyüğe sıralandığında listenin ortasında kalan değeri ifade ediyor. Bu nedenle yüzde 4’lük oran, endeksteki bütün hisselerin eşit ağırlıklı ortalama getirisi değil.
Teknoloji hisseleri endeksin yükselişinde belirleyici oldu
S&P 500’ün 11 ana sektöründen sekizi yılbaşından bu yana pozitif getiri sağladı. Enerji sektörü yaklaşık yüzde 42, teknoloji sektörü ise yüzde 32 yükseldi. Buna rağmen iki sektörün endekse yaptığı katkı arasında büyük fark oluştu.
Teknoloji sektörü, S&P 500’ün yaklaşık yüzde 14’lük yükselişine 10 yüzde puanın üzerinde katkı sağladı. Enerji sektörünün katkısı ise 1 yüzde puanın altında kaldı.
Enerji hisseleri kendi sektörleri içinde daha yüksek getiri elde etmiş olsa da teknoloji şirketlerinin endeks içindeki toplam ağırlığı çok daha büyük. Böylece teknoloji hisselerindeki yükseliş, genel endeksin performansında daha belirleyici oldu.
Nvidia’nın yılbaşından bu yana S&P 500 getirisine katkısı yaklaşık 2 yüzde puana ulaştı. Apple, Micron Technology ve Advanced Micro Devices’ın katkıları ayrı ayrı 1 yüzde puanı aştı. Tesla’nın yaklaşık yüzde 15’lik değer kaybı ise endeks getirisini 0,3 yüzde puan aşağı çekti.
Endeks yükselirken yatırımcının portföyü neden düşebilir?
Bunun nedeni endeksin hesaplanma yönteminde yatıyor. Örneğin bir endekste yüzde 10 ağırlığa sahip bir hissenin yüzde 30 yükselmesi, diğer koşullar sabitken endekse yaklaşık 3 yüzde puanlık katkı sağlayabilir. Aynı yükselişi endekste yüzde 1 ağırlığı bulunan bir hisse gerçekleştirdiğinde katkı yaklaşık 0,3 yüzde puanda kalır.
Bu örnekte iki hisse de aynı oranda yükselmesine rağmen endekse etkileri arasında on kat fark bulunuyor. Dolayısıyla yüksek ağırlıklı birkaç şirketin değer kazanması, çok sayıda hissenin gerilediği bir dönemde bile endeksi yukarı taşıyabiliyor.
S&P 500’ü piyasa değeri ağırlıklarıyla takip eden bir yatırım aracıyla endeksteki hisselere eşit miktarda yatırım yapan bir portföyün farklı getiriler üretmesi de bu yüzden mümkün.
Borsa İstanbul’da da benzer bir ayrışma yaşanabiliyor
Endeks ile hisse performansı arasındaki fark, Borsa İstanbul yatırımcılarının da aşina olduğu bir durum. BIST 100 endeksi yükselirken ağırlığı yüksek birkaç hissenin güçlü performans göstermesi, başka birçok hissenin düşüşünü dengeleyebiliyor. Böyle dönemlerde endeksteki kazanç ile yatırımcıların kendi portföylerinde gördüğü getiri birbirinden ayrışabiliyor.
Türkiye’de yatırımcılar bu tür hareketleri zaman zaman “endeks mühendisliği” olarak nitelendiriyor. Ancak yüksek ağırlıklı hisselerin endeksi yukarı taşıması, fiyatların bilinçli biçimde yönlendirildiğinin veya piyasa manipülasyonu yapıldığının tek başına kanıtı değil. ABD borsasındaki son veriler de kasıtlı bir müdahaleden ziyade yükselişin sınırlı sayıda büyük şirkette yoğunlaştığını gösteriyor.
Bu nedenle BIST 100 veya S&P 500 değerlendirilirken yalnızca endeksin kaç puan yükseldiğine değil, kaç hissenin değer kazandığına ve en büyük şirketlerin toplam harekete ne ölçüde katkı verdiğine de bakmak gerekiyor.
Faizler ve enerji maliyetleri diğer sektörleri zorluyor
Teknoloji dışındaki bazı şirketlerin zayıf performansında yüksek borçlanma maliyetleri etkili oldu. ABD Merkez Bankasının (Fed) eylül ayındaki faiz artışı ve yeni artış beklentileri, özellikle finansman ihtiyacı yüksek işletmelerin değerlemeleri üzerinde baskı oluşturdu.
Yükselen petrol ve enerji fiyatları da sanayi, taşımacılık ve tüketim şirketlerinin maliyetlerini artırıyor. Bu ortamda güçlü büyüme beklentileri taşıyan yapay zekâ şirketleriyle yüksek enerji fiyatlarından yararlanan işletmeler diğer sektörlerden ayrıştı.
PiyasaDetay’ın 8 Ekim’de yayımladığı yapay zekâ hisselerinin S&P 500’deki ağırlığına ilişkin haberde, JPMorgan’ın 41 şirketten oluşan yapay zekâ sepetinin endeksin toplam piyasa değerinin yaklaşık yüzde 49’una ulaştığı aktarılmıştı.
Bu oran, sepetteki bütün hisselerin yükseldiği anlamına gelmiyor. Şirketlerin endeks içindeki toplam ağırlığını gösteriyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarıyla bağlantılı işletmelerin ABD borsası üzerindeki etkisinin ne kadar büyüdüğünü anlamak açısından önemli.
Borsadaki yükselişin genele yayılıp yayılmadığı nasıl anlaşılır?
Bir endeksin rekor kırması, hisselerin çoğunun yükseldiği veya piyasadaki bütün sektörlerin güçlü olduğu anlamına gelmiyor. Yükselen ve düşen hisse sayısı, eşit ağırlıklı endeksin getirisi ve şirketlerin uzun vadeli hareketli ortalamalarına göre konumu da piyasanın genel durumunu değerlendirmek için kullanılıyor.
S&P 500’deki mevcut şirketlerin yarısından azı 200 günlük hareketli ortalamasının üzerinde işlem görüyor. Ekim ayının ilk haftasında bu oran yüzde 40’a kadar gerileyerek Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyeye ulaşmıştı.
200 günlük hareketli ortalama, bir hissenin son 200 işlem günündeki kapanış fiyatlarının ortalamasıdır. Fiyatı bu seviyenin üzerinde bulunan hisselerin sayısının azalması, endeks yükselse bile şirketlerin genelindeki fiyat eğiliminin zayıflayabileceğini gösteriyor.
Bu gösterge tek başına yeni bir düşüşün başlayacağını söylemiyor. Ancak endeksin güçlü görünümünün kaç şirkete dayandığını anlamak için ek bir ölçü sunuyor.
ABD’de üçüncü çeyrek bilanço döneminin başlamasıyla yatırımcıların takip edeceği konulardan biri, güçlü kâr artışının yapay zekâ ve çip şirketleri dışındaki sektörlere yayılıp yayılmayacağı olacak. Açıklanacak finansal sonuçlar, S&P 500’deki yükselişin daha geniş bir şirket grubundan destek alıp almadığını değerlendirmeye yardımcı olacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.