Kanada’da ABD ürünlerine yönelik tüketici boykotu, marketlerin raf düzeninden ithalat rotalarına kadar uzanan somut bir değişim yaratıyor. ABD ile ticaret görüşmelerinin 21 Ağustos’ta kesilmesinin ardından güçlenen kampanya, perakendecileri ürünlerin menşeini daha görünür göstermeye ve alternatif tedarikçiler bulmaya yöneltti.
Değişim özellikle taze meyve ve sebzede hissediliyor. Kanada, değer bazında dünyanın beşinci büyük taze sebze ithalatçısı ve kış koşulları nedeniyle yılın önemli bölümünde dış tedarike ihtiyaç duyuyor. ABD hâlâ ülkenin en büyük tedarikçisi olsa da payındaki gerileme, tüketici tercihinin ticaret akışına yansımaya başladığını gösteriyor.
İçindekiler
Marketler menşe bilgisini daha görünür kılıyor
Toronto çevresinde dört mağaza işleten Vince’s Market, müşterilerden gelen tepkilerin ardından ürün tedarikini yeniden düzenledi. Şirket Başkanı Giancarlo Trimarchi’nin verdiği bilgiye göre mağazalardaki taze ürünlerin yaklaşık yüzde 90’ı artık Kanada kaynaklı. Zincir, ABD’den aldığı çileğin yerine Quebec üretimini koyarken artan operasyon giderleri nedeniyle reklam bütçesini düşürdü.
Ülkenin en büyük gıda perakendecisi Loblaw da ağustos ayında taze gıda bölümlerine Kanada menşeli ürünleri gösteren büyük işaretleri geri getirdi. Şirket ayrıca tarifeye tabi ürünleri ayırt eden etiket uygulamasını yeniden başlattı. Üçüncü büyük zincir Metro ise mevcut koşullarda yerel ürünleri önceliklendirmeyi sürdüreceğini açıkladı.
Satın alma kararında fiyat ve kaliteye artık ürünün geldiği ülke de eklenmiş durumda. Tüketiciler etiketleri daha sık kontrol ederken bazıları markaların sahiplik yapılarını da araştırıyor. Perakendeciler için bu tercih, daha karmaşık bir tedarik planı ve bazı kalemlerde daha yüksek maliyet anlamına geliyor.
ABD’nin sebze ithalatındaki payı geriledi
Kanada hükümetinin son verilerine göre ABD’nin ülkenin sebze ithalatındaki payı temmuzda yüzde 62,6 oldu. Oran, 2023’ün aynı ayında yüzde 69 düzeyindeydi. Meyve ithalatında ABD’nin payı hâlâ yüzde 50’nin üzerinde bulunuyor.
ABD dışındaki seçeneklerin ağırlığı da artıyor. Ontario ve Quebec’te faaliyet gösteren Mike Dean Local Grocer, daha önce sınırlı kullandığı İspanya, Brezilya ve Honduras kaynaklı ürünleri mağazalarına daha fazla getiriyor. Reuters’ın görüştüğü sektör temsilcileri Fas ve Güney Afrika’dan yapılan tedarikin de genişlediğini aktardı.
Yeni rotalar tek bir ülkeye bağımlılığı azaltabilir. Ancak uzun mesafe taşımacılık, mevsimsellik ve farklı düzenlemeler maliyet hesabını zorlaştırıyor. Eyaletler arasındaki kuralların farklı olması Kanada içindeki ürün hareketini de sınırlayabiliyor.
Kanada Bağımsız Marketler Federasyonu, tüketici yaklaşımındaki değişimin geçici bir kampanyadan daha kalıcı olabileceğini değerlendiriyor. Kurulan yeni tedarik ilişkilerinin zamanla sözleşme, lojistik ve kalite kontrol süreçlerine yerleşmesi, ticari gerilim hafiflese bile eski yapıya dönüşü yavaşlatabilir.
Yerel üretime 3 milyar Kanada doları
Federal hükümet, sert kış aylarında iç üretimi artırmak amacıyla sera ve dikey tarım yatırımlarına yaklaşık 10 yılda 3 milyar Kanada doları ayırıyor. Programın hedefi ithalat bağımlılığını azaltmak ve G7 ülkeleri içinde yüksek seyreden gıda enflasyonunu daha fazla yerel arzla sınırlamak.
Yatırımın kısa vadede raf fiyatlarını düşürmesi garanti değil. Yeni tesislerin devreye alınması zaman alırken perakendeciler mevcut talebi karşılamak için alternatif ithalat hatlarını kurmak zorunda. Guelph Üniversitesi’nden gıda ekonomisi profesörü Mike von Massow, siyasi gerilimin satın alma kararlarında ekonomik maliyetin önüne geçtiğini ancak ilişkilerin iyileşmesi halinde daha ucuz Amerikan ürünlerinin yeniden cazip hale gelebileceğini belirtiyor.
Boykot kalıcılaşırsa Kanada’nın taze gıda ticaretinde daha çeşitli fakat daha pahalı bir tedarik yapısı oluşabilir. Sonuç, tüketici tercihinin ne kadar süre korunacağına ve yerel üretim yatırımlarının ithal ürünlerle maliyet farkını ne ölçüde kapatacağına bağlı olacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.