Çin altın piyasası için uzun vadeli planını hızlandırıyor. Pekin, Hong Kong’u yalnızca fiziki altının depolandığı bir merkez olmaktan çıkarıp takas, teslimat ve fiyat oluşumunda daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor. Şanghay ile Hong Kong arasında kurulan yeni bağlantı ve depolama kapasitesini büyütme planları, Çin’in küresel altın ticaretindeki ağırlığını artırma isteğini daha görünür hale getiriyor.
Hong Kong yönetimi temmuz ayında altın için merkezi takas ve mutabakat sisteminin deneme sürecini başlattı. Aynı dönemde Şanghay Altın Borsası ile Hong Kong arasında fiziki teslimatı kolaylaştıran “Delivery Connect” sisteminin ilk aşaması da devreye alındı.
İçindekiler
Hong Kong’un altın depolama kapasitesinin üç yıl içinde 2 bin tonun üzerine çıkarılması planlanıyor.
Delivery Connect ile Hong Kong ve Şanghay arasındaki fiziki altın transferinin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Daha derin bir Hong Kong piyasası, Asya işlem saatlerinde ve yuan üzerinden fiyat oluşumunun ağırlığını artırabilir.
Çin altın piyasası neden Hong Kong’a yöneliyor?
Çin dünyanın en büyük altın tüketicilerinden biri olmasına rağmen küresel altın ticaretinin ağırlık merkezi halen Londra ve New York’ta bulunuyor. Reuters Breakingviews verilerine göre Londra piyasasında yalnızca mayıs ayında günlük ortalama 16,1 milyon ons altının takası gerçekleştirildi. Londra’daki kasalarda haziran sonu itibarıyla yaklaşık 9 bin 464 ton altın bulunuyordu.
Hong Kong’un mevcut kapasitesi bunun oldukça altında. Kent yönetiminin planı ise bu farkı azaltacak ölçekte yeni bir altyapı kurmak.
Hong Kong’un altın depolama kapasitesinin üç yıl içerisinde 2 bin tonun üzerine çıkarılması hedefleniyor. Havalimanı otoritesi de bin ton ölçeğinde yeni depolama altyapısı üzerinde çalışıyor.
Buradaki amaç yalnızca daha fazla altını kasalarda tutmak değil. Depolama, teslimat, takas, sigorta ve finansal işlemlerin aynı merkezde yapılabilmesi Hong Kong’un uluslararası altın ticaretindeki rolünü daha önemli hale getirebilir.
Çin Merkez Bankasının rezerv hareketi dikkat çekti
Çin’in altın stratejisini yeniden gündeme taşıyan gelişmelerden biri de merkez bankasının rezervleriyle ilgili oldu. Reuters Breakingviews’in aktardığı Bloomberg haberine göre Çin Merkez Bankası son aylarda Hong Kong’da tuttuğu altın miktarını artırdı.
Bu hareket, altın rezervlerinin bir bölümünün geleneksel Batılı merkezlerden Asya’ya doğru kaydırılması açısından dikkat çekiyor. Ancak Çin Merkez Bankasının Hong Kong’a ne kadar altın taşıdığına ilişkin resmi bir rakam açıklanmış değil.
Bu nedenle Pekin’in rezervlerini büyük ölçüde Hong Kong’a taşıdığı sonucuna varmak için henüz yeterli veri bulunmuyor. Buna karşılık Hong Kong’un altın ticareti ve depolamasındaki rolünü büyütme planı çok daha somut ilerliyor.
Hong Kong Londra ve New York’a rakip olabilir mi?
Kısa vadede Londra veya New York’un küresel altın ticaretindeki konumunu kaybetmesi kolay görünmüyor. Bu merkezler yalnızca büyük depolama kapasitesine değil, uzun yıllardır oluşan likiditeye, teslimat standartlarına ve uluslararası finans kuruluşlarının güvenine de sahip.
Çin altın piyasası açısından ilk hedefin bu merkezleri tamamen geride bırakmaktan çok Asya’da güçlü bir alternatif oluşturmak olduğu görülüyor.
Hong Kong yönetimi yeni sistem kapsamında merkezi takasın yanında depolama, sigorta, rafineri kapasitesi, yatırım ürünleri ve referans fiyat mekanizmalarını da geliştirmeyi planlıyor.
Hong Kong’un aynı zamanda dünyanın en önemli offshore yuan merkezlerinden biri olması bu strateji açısından ayrı bir avantaj sağlıyor.
Altın fiyatlamasında yuanın rolü büyüyebilir
Çin’in uzun vadeli hedefinin en dikkat çekici taraflarından biri fiyatlama tarafında ortaya çıkıyor. Altının nerede saklandığı kadar hangi piyasada işlem gördüğü ve işlemlerin hangi para birimi üzerinden yapıldığı da küresel piyasa açısından önem taşıyor.
Reuters Breakingviews değerlendirmesinde Şanghay ile Hong Kong arasındaki bağlantının zaman içerisinde yuan üzerinden fiyat keşfinin güçlenmesine katkı sağlayabileceğine dikkat çekiliyor.
Bugün küresel altın fiyatlamasında Londra ve New York’taki piyasalar belirleyici olmaya devam ediyor. Buna karşılık fiziki altın talebinin önemli bölümü Asya’da bulunuyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre Asya, küresel altın mücevher talebinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor. Talebin bu kadar büyük bölümünün bulunduğu bölgede daha derin bir altın piyasasının oluşması, özellikle Asya işlem saatlerinde fiyat oluşumunu zamanla değiştirebilir.
Çin’in altın hamlesi küresel piyasayı nasıl etkileyebilir?
Hong Kong’un başarılı bir altın merkezine dönüşmesi durumunda ilk önemli değişiklik fiziki piyasada görülebilir. Çin ve diğer Asya ülkelerindeki yatırımcılar altının depolanması ve teslimatı için Londra gibi uzak merkezlere daha az bağımlı hale gelebilir.
İkinci önemli değişim likidite tarafında yaşanabilir. Hong Kong’da işlem hacminin büyümesi, Asya saatlerinde daha güçlü bir fiyat oluşumu sağlayabilir.
Daha uzun vadede ise yuan üzerinden gerçekleştirilen altın işlemlerinin payının artması gündeme gelebilir. Bu senaryo Çin’in küresel emtia piyasalarında kendi para biriminin kullanımını artırma hedefiyle de örtüşüyor.
Bunun gerçekleşmesi için yalnızca yeni kasalar yapmak yeterli olmayacak. Uluslararası yatırımcı güveni, hukuki altyapı, sermaye hareketleri, piyasa şeffaflığı, teslimat standartları ve büyük finans kuruluşlarının sisteme katılımı belirleyici olacak.
Çin’in attığı adımlar bugün için Londra veya New York’un hakimiyetini ortadan kaldırmış değil. Ancak Hong Kong’da kurulan yeni altyapı, küresel altın piyasasının ağırlık merkezinin önümüzdeki yıllarda Asya’ya doğru kayıp kaymayacağı sorusunu daha önemli hale getiriyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.