ABD ekonomisinde faaliyet ağustos ayında belirgin biçimde hızlandı. S&P Global’ın öncü verilerine göre bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi temmuzdaki 54,5 seviyesinden 56,0’a yükselerek Nisan 2022’den bu yana en yüksek değerine ulaştı.
Manşet veri güçlü bir büyüme ivmesine işaret etse de sektörlerin katkısı eşit olmadı. Hizmetler PMI 56,8 ile 20 ayın zirvesine çıkarken imalat PMI 53,2’ye geriledi; imalat üretim endeksi ise 51,9 ile son 13 ayın en düşük seviyesine indi. Piyasanın odağında şimdi bu ayrışmanın büyüme ve Fed beklentilerini nasıl etkileyeceği bulunuyor.
İçindekiler
54,5'ten 56,0'a yükselerek 52 ayın zirvesini gördü.
Hizmet PMI 56,8 ile büyümenin ana taşıyıcısı oldu.
Üretim endeksi 51,9 ile son 13 ayın en düşük düzeyine indi.
ABD bileşik PMI neden bu kadar güçlü yükseldi?
Ağustos verisinin arkasındaki temel unsur hizmet sektöründe hızlanan talep oldu. Finansal hizmetler ile tüketici harcamalarına bağlı faaliyetlerde görülen güçlenme, imalat tarafındaki ivme kaybını telafi etti. Endekslerin 50 seviyesinin üzerinde kalması faaliyet artışını, 50’nin altı ise daralmayı ifade ediyor.
Yeni siparişler her iki sektörde de artmaya devam ederken hizmetlerdeki talep daha belirgin bir hız kazandı. Şirketler buna istihdamı artırarak yanıt verdi ve toplam istihdam artışı geçen yılın başından bu yana en güçlü seviyesine çıktı. İş dünyasının gelecek döneme ilişkin güveni de son dokuz ayın zirvesine yükseldi.
İmalattaki yavaşlama büyüme görünümünü bozar mı?
İmalat PMI’ın 53,9’dan 53,2’ye gerilemesi sektörün hâlâ büyüdüğünü, ancak temmuz ayına göre daha yavaş ilerlediğini anlatıyor. Üretim alt endeksinin 51,9’a düşmesi ise manşet imalat göstergesinden daha zayıf bir tablo ortaya koyuyor. Bu ayrım, siparişler ve genel koşullar olumlu kalırken fabrikalardaki fiili üretim artışının hız kaybettiğine işaret ediyor.
ABD ekonomisinin büyük bölümünü hizmetler oluşturduğu için bu sektördeki güçlü ivme toplam büyümeyi kısa vadede destekleyebilir. S&P Global Market Intelligence Başekonomisti Chris Williamson, ağustos anketinin üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış yaklaşık yüzde 3’lük büyümeyle uyumlu olduğunu değerlendirdi. Bu oran resmi büyüme verisi değil, anket sonuçlarından türetilen kurumsal bir tahmin niteliği taşıyor.
Bileşik endeksteki 56,0 seviyesi geniş çaplı bir hızlanma görüntüsü veriyor. Buna karşılık büyümenin hizmetlere daha fazla dayanması, imalat üretimindeki zayıflığın izlenmeye devam edilmesini gerektiriyor.
Fiyat baskıları Fed açısından ne anlatıyor?
Anket, tedarik zinciri gecikmelerinin yeniden belirginleştiğini ve şirketlerin girdi maliyetlerinin yüksek kalmayı sürdürdüğünü gösterdi. Satış fiyatlarındaki artış hızının bir miktar yavaşlaması ise maliyet baskısının aynı ölçüde müşterilere aktarılmadığına işaret etti.
Fed açısından bu iki yönlü tablo önemli. Güçlü talep ve hızlanan istihdam ekonomik dayanıklılığı desteklerken yüksek girdi maliyetleri enflasyon riskini canlı tutabilir. Nihai fiyat artışındaki yavaşlama sürerse bu baskı dengelenebilir; tek aylık öncü PMI verisi ise para politikası yönünü belirlemek için yeterli olmayacak.
Yatırımcılar hangi verileri takip edecek?
Piyasa katılımcıları önümüzdeki haftalarda resmi istihdam verilerini, kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksini ve ağustos ayına ait nihai PMI sonuçlarını karşılaştıracak. Özellikle hizmet sektöründeki talebin ücret artışlarına ve çekirdek enflasyona nasıl yansıdığı, Fed’in bir sonraki adımına ilişkin fiyatlamada belirleyici olabilir.
ABD verilerinin tahvil faizleri, dolar ve küresel risk iştahı üzerindeki etkisi Türkiye dahil gelişen piyasalara da taşınabilir. Türkiye ve dünyadaki güncel makroekonomik gelişmeler PiyasaDetay’ın ekonomi haberleri sayfasından takip edilebilir.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.