Hedef Holding’in 7 Eylül’de aldığı karar, şirketin 3 milyar TL olan çıkarılmış sermayesini tamamı nakden karşılanmak üzere 6 milyar TL’ye yükseltmesini öngörüyordu. Şirketin 2 Ekim tarihli yeni yönetim kurulu kararıyla bu plan ve buna bağlı işlemler sona erdirildi.
KAP’ta yayımlanan açıklamada, piyasa koşullarında meydana gelen değişiklikler ile mevcut piyasa şartlarının değerlendirilmesinin ardından sermaye artırım kararından vazgeçildiği belirtildi. Bildirim, iptal edilen süreci açık biçimde “bedelli sermaye artırımı işlemi” olarak tanımlıyor.
İptal edilen plan ne içeriyordu?
İlk kararda yüzde 100 oranında bedelli artırım planlanmıştı. Buna göre 3 milyar TL’lik mevcut sermayeye aynı tutarda yeni sermaye eklenecek, çıkarılmış sermaye 6 milyar TL’ye ulaşacaktı. Hedef Holding’in 10 milyar TL’lik kayıtlı sermaye tavanı bu işleme alan sağlıyordu.
Mevcut ortakların rüçhan hakları kısıtlanmayacak, her pay sahibi elindeki payların nominal değerinin yüzde 100’ü oranında yeni pay alma hakkı kullanabilecekti. Kullanım fiyatı 1 TL nominal değerli pay için 1 TL, süre ise 15 gün olarak belirlenmişti. A ve B grubu payların dağılımının korunması da kararın parçaları arasındaydı.
Planlanan 3 milyar TL’lik yeni payların 240 milyon 451 bin 707,58 TL’lik bölümü A grubu, 2 milyar 759 milyon 548 bin 292,42 TL’lik bölümü B grubu olacaktı. Böylece artırım, yalnız borsada işlem gören B grubu paylardan oluşmayacak; mevcut sermaye yapısındaki grup dağılımını izleyen iki ayrı ihraç kalemiyle yürütülecekti.
Rüçhan hakkı kullanımından sonra kalan payların Borsa İstanbul Birincil Piyasa’da iki iş günü süreyle satılması planlanıyordu. Orada da satılamayan paylar için ayrıca satın alma taahhüdü öngörülmüştü. İptal kararı, bu takvime bağlı adımları da ortadan kaldırdı.
Ortaklar açısından ne değişti?
Kararın en somut sonucu, bu süreç kapsamında ortakların rüçhan hakkı kullanmak üzere para yatırmayacak olması. Yüzde 100 bedelli planı devam etseydi, pay oranını korumak isteyen bir yatırımcının sahip olduğu nominal tutar kadar yeni pay için ödeme yapması gerekecekti. Örneğin nominal değeri toplam 1.000 TL olan paylara sahip bir ortak, oranını korumak için 1.000 TL tutarında rüçhan hakkı kullanacaktı. Bu yalnızca planın mekanizmasını anlatan bir örnek; fiilî bir çağrı veya ödeme talebi bulunmuyor.
Sürecin iptali, tamamlanmış bir sermaye artırımının geri alınması anlamına gelmiyor. Şirketin 3 milyar TL’den 6 milyar TL’ye çıkması planlanan sermayesi bu karara dayanarak artmadı; 3 milyar TL’lik yeni nakit girişi de gerçekleşmiş sayılmıyor. Dolayısıyla iptal edilen işlem kaynaklı yeni pay ihracı ve buna bağlı sulanma etkisi oluşmayacak.
Buradaki yüzde 100 oranı, hissenin fiyatının ya da şirket değerinin ikiye katlanacağı anlamına gelmiyordu. Oran, mevcut çıkarılmış sermaye kadar yeni nominal sermaye oluşturulmasını ve ortakların pay sayılarıyla orantılı yeni pay alma hakkına sahip olmasını ifade ediyordu. İptal kararıyla bu hak kullanım dönemi başlamadan plan kapandı.
Öte yandan karar, şirketin gelecekte başka koşullar ve başka bir yönetim kurulu kararıyla yeniden sermaye artırımına gitmesini hukuken engelleyen kalıcı bir yasak değil. Böyle bir adım atılırsa oran, tutar, fiyat ve takvimin yeniden açıklanması gerekir.
Şirketin finansman planı açısından anlamı
Hedef Holding ilk açıklamasında artırımı özkaynak yapısını güçlendirme amacıyla gerekçelendirmişti. İptalle birlikte o planda hedeflenen 3 milyar TL’lik nakit kaynak sağlanmayacak. Şirket yeni bildirimde bunun yerine kullanılacak finansman yöntemi veya revize edilmiş bir sermaye planı paylaşmadı.
Bu nedenle yatırımcı açısından kararın sınırı net: açıklanan gelişme yeni bir kaynak girişi değil, daha önce duyurulan finansman işleminin iptali. Bilanço üzerindeki ileriye dönük etkisini belirleyecek unsur, şirketin özkaynak ihtiyacını hangi araçla karşılayacağına ilişkin daha sonra yayımlayabileceği somut kararlar olacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.