Fed Başkanı Kevin Warsh’ın temmuz ayı faiz kararının ardından verdiği mesajlar, piyasanın beklediği netliği sağlamadı. Warsh, enflasyonu yeniden yüzde 2 hedefine indirme konusunda kararlı olduklarını söyledi ancak Fed’in bir sonraki adımının ne zaman geleceğine ilişkin açık bir takvim paylaşmadı.
Ortaya çıkan fiyatlama ilk bakışta çelişkili görünüyordu. Federal Açık Piyasa Komitesinde üç üye faizin hemen artırılmasını isterken eylül toplantısında artırım yapılma ihtimali, Warsh’ın basın toplantısının ardından yükselmek yerine geriledi.
İçindekiler
- Kevin Warsh’ın açıklamalarında ne öne çıktı?
- Eylül ayında faiz artırımı beklentisi neden geriledi?
- JPMorgan Fed tahminini öne çekti
- ABD tahvil faizleri neden yükseldi?
- Altın Fed açıklamalarının ardından nasıl fiyatlandı?
- Piyasalar şimdi hangi verileri izleyecek?
- Türkiye piyasaları için ne anlama geliyor?
Faiz artırımı ihtimali yaklaşık yüzde 81’den yüzde 65,2’ye geriledi
İlk faiz artırımı beklentisi Aralık 2026’ya çekildi
Uzun vadeli ABD tahvil getirileri yükseldi
Kevin Warsh’ın açıklamalarında ne öne çıktı?
Warsh’ın basın toplantısındaki en açık mesajı, Fed’in yüzde 2 enflasyon hedefini değiştirmeyeceği yönündeydi. Fed Başkanı, daha yüksek veya esnek bir enflasyon hedefinin gündemde olmadığını belirterek fiyat istikrarına bağlılıklarını koruduklarını söyledi.
Buna rağmen Warsh, enflasyonun yüksek kalması durumunda eylül ayında mutlaka faiz artırılacağı yönünde bir ifade kullanmadı. Para politikasının önceden çizilmiş bir rota üzerinden değil, gelecek ekonomik veriler ve finansal koşullar değerlendirilerek şekilleneceğini anlattı.
Warsh’ın iletişim yaklaşımı da piyasaların dikkatini çekti. Yeni Fed yönetimi, önceki dönemlerde sıkça kullanılan ileriye dönük yönlendirmeden uzaklaşarak yatırımcıların ekonomik verileri daha doğrudan yorumlamasını istiyor. Bu yaklaşım Fed’in hareket alanını genişletse de faiz beklentilerindeki oynaklığı artırabilir.
Eylül ayında faiz artırımı beklentisi neden geriledi?
Kararın açıklanmasının hemen ardından üç üyenin 25 baz puanlık artırım istemesi, eylül ayında faiz artışına gidilebileceği düşüncesini güçlendirdi. Ancak basın toplantısı ilerledikçe Warsh’ın yaklaşan toplantı için kesin bir yönlendirme yapmadığı görüldü.
CME FedWatch verilerine dayanan piyasa fiyatlamasında eylül ayında faiz artırımı ihtimali, karar öncesindeki yaklaşık yüzde 81 seviyesinden yüzde 65,2’ye geriledi. Yatırımcılar Fed’in yeniden faiz artırabileceğini düşünmeye devam ediyor ancak bunun hemen eylül ayında gerçekleşeceğine eskisi kadar güçlü biçimde inanmıyor.
Piyasanın bu sonuca ulaşmasında dört başlık öne çıktı:
- Fed içinde üç üye faizin hemen artırılmasını istedi.
- Warsh yüzde 2 enflasyon hedefinin değişmeyeceğini söyledi.
- Eylül toplantısı için doğrudan bir artırım sinyali verilmedi.
- Uzun vadeli tahvil faizleri finansal koşulları zaten sıkılaştırıyor.
JPMorgan Fed tahminini öne çekti
Basın toplantısının ardından dikkat çeken ilk tahmin değişikliklerinden biri JPMorgan’dan geldi. Kurum, daha önce 2027’nin ikinci yarısında beklediği ilk faiz artırımını Aralık 2026 toplantısına çekti.
JPMorgan, aralık ayında 25 baz puanlık artırım yapılmasını ve politika faizinin yüzde 3,75–4,00 aralığına yükselmesini bekliyor. Enflasyon verilerinin yeniden güçlenmesi halinde eylül seçeneğinin de tamamen ortadan kalkmadığı değerlendiriliyor.
Büyük kurumların beklentileri arasında ise belirgin bir ayrışma bulunuyor. Bank of America faiz artışlarının eylül ayında başlayabileceğini öngörürken Goldman Sachs ve Barclays yıl sonuna kadar değişiklik beklemiyor. Citigroup ise faiz indirimi tahminini koruyor.
İlk faiz artırımı: Aralık 2026
Artışların eylülde başlamasını bekliyor
Yıl sonuna kadar değişiklik beklemiyor
ABD tahvil faizleri neden yükseldi?
Kısa vadeli faiz artırımı beklentisi gerilese de uzun vadeli ABD tahvil faizleri yükseldi. Özellikle 30 yıllık tahvil getirisi uzun yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı.
Bu hareket, yatırımcıların yalnızca Fed’in bir sonraki toplantısına değil, enflasyonun daha uzun süre yüksek kalma ihtimaline de odaklandığını gösteriyor. Uzun vadeli getirilerdeki yükseliş; şirketlerin, hane halkının ve kamu kesiminin borçlanma maliyetlerini artırarak ekonomide ilave sıkılaşma yaratabilir.
Warsh’ın ileriye dönük yönlendirmeyi sınırlayan yaklaşımı da tahvil piyasasındaki belirsizliği büyütüyor. Piyasanın Fed’den daha az yönlendirme aldığı bir dönemde her yeni veri, tahvil getirilerinde daha belirgin hareketlere neden olabilir.
Altın Fed açıklamalarının ardından nasıl fiyatlandı?
Fed kararının açıklandığı seansta yükselen altın, yeni güne tahvil faizlerindeki artışın oluşturduğu baskıyla daha dalgalı başladı. Faiz getirisi sunmayan altın açısından ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, kısa vadede olumsuz bir unsur olarak öne çıktı.
Bununla birlikte Fed’in bir sonraki adımına ilişkin belirsizlik, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalması ve Orta Doğu’daki gelişmeler altında geri çekilmeyi sınırlayabilecek başlıklar arasında bulunuyor.
Altının güncel seviyeleri ve gün içi hareketi canlı ons altın fiyatı sayfasından takip edilebilir.
Piyasalar şimdi hangi verileri izleyecek?
Fed’in bir sonraki adımı açısından ABD enflasyon verileri belirleyici olacak. Özellikle Fed’in yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, eylül toplantısına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirebilir.
Enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın temel mal ve hizmet fiyatlarına yayılıp yayılmadığı da yakından izlenecek. Enflasyonun yeniden hız kazanması, eylül artırım ihtimalini yükseltebilir. Verilerin daha ılımlı gelmesi ise Fed’in aralık ayına kadar beklemesine neden olabilir.
İstihdam piyasası da en az enflasyon kadar önemli olacak. İş gücü piyasasında belirgin bir zayıflama görülmesi, faiz artırımı konusunda komite içindeki desteği azaltabilir.
Türkiye piyasaları için ne anlama geliyor?
ABD tahvil faizlerinin yükselmesi ve Fed’in yeniden faiz artırımına gidebileceği beklentisi, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını sınırlayabilir. Doların küresel ölçekte güçlenmesi durumunda TL varlıklarda dış kaynaklı baskı artabilir.
Buna karşılık eylül ayında artırım ihtimalinin Fed açıklamaları sonrasında gerilemesi, kısa vadede gelişmekte olan piyasalar açısından sınırlı bir rahatlama sağlayabilir.
Haberde yer alan faiz olasılıkları ve kurum tahminleri piyasa fiyatlamalarına dayanmaktadır. Beklentiler yeni ekonomik verilerle birlikte değişebilir.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.