Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın altının finansal sisteme kazandırılmasına yönelik mesajı, Türkiye’deki yastık altı birikimlerin büyüklüğünü yeniden gündeme taşıdı. Yılmaz, Ağrı’daki Mollakara Altın Madeni’nin açılışında Türkiye’nin altın üretiminin yaklaşık 30 ton seviyesinde olduğunu belirtirken, altının finansal sisteme daha fazla dahil edilmesi yönündeki beklentiyi de yineledi.
Yılmaz’ın sözleri, yalnızca Türkiye’nin yerli altın üretimini artırma hedefi açısından değil, vatandaşların finansal sistem dışında tuttuğu altın ve dövizlerin büyüklüğü açısından da dikkat çekiyor.
İçindekiler
- Yılmaz’ın yastık altı altın mesajı ne anlama geliyor?
- Bugünkü konuşmada altın yeniden gündemdeydi
- Mollakara Türkiye’nin altın üretimini yüzde 10 artıracak
- Yerli üretim neden yastık altı altın kadar önemli?
- Yastık altında ne kadar altın olduğu kesin olarak biliniyor mu?
- TCMB rezervi ile yastık altı birikim aynı şey değil
- Altının sisteme girmesi neden isteniyor?
- Altın politikasında iki ayrı kaynak öne çıkıyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bir hafta önce Eskişehir’de yaptığı açıklamada TCMB’nin 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolarlık rezervine karşılık vatandaşların yastık altında tuttuğu altın ve dövizlerin bundan daha büyük bir ekonomik büyüklük oluşturduğunu söylemişti.
Cevdet Yılmaz, vatandaşların finansal sistem dışında tuttuğu altın ve dövizlerin TCMB'nin resmi rezervlerinden daha büyük bir büyüklük oluşturduğunu belirtti.
Yılmaz, Türkiye'nin mevcut yıllık altın üretiminin yaklaşık 30 ton seviyesinde olduğunu açıkladı.
250 milyon dolarlık tesisin Türkiye'nin altın üretimini yaklaşık yüzde 10 artırması ve ilk 5 yılda 17 tona yakın altın üretmesi bekleniyor.
Yılmaz’ın yastık altı altın mesajı ne anlama geliyor?
Cevdet Yılmaz’ın altın konusundaki mesajının temelinde Türkiye’deki tasarrufların önemli bir bölümünün finansal sistem dışında tutulması bulunuyor.
Yılmaz, 20 Ağustos’ta Eskişehir’de yaptığı konuşmada TCMB’nin 7 Ağustos itibarıyla toplam rezervinin 178,4 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, vatandaşların elindeki altın ve dövizlerin bundan daha büyük bir rezerv oluşturduğunu ifade etmişti.
Yılmaz bu durumu, “Bizim bir resmi rezervimiz var, bir de milletimizin rezervi var” sözleriyle özetlerken, yastık altında bulunan altın ve dövizlerin daha fazla finansal sisteme girmesinin Türkiye’nin risk primi üzerinde olumlu etki yaratabileceğini söyledi.
Buradaki önemli ayrım, açıklamanın yalnızca altını kapsamaması. Yılmaz’ın “milletimizin rezervi” olarak tanımladığı büyüklük, vatandaşların finansal sistem dışında tuttuğu altın ve dövizlerin toplamını ifade ediyor.
Bugünkü konuşmada altın yeniden gündemdeydi
Yılmaz, 27 Ağustos’ta Ağrı’nın Diyadin ilçesindeki Mollakara Altın Madeni’nin resmi açılışında yaptığı konuşmada altının ekonomiye kazandırılması konusuna yeniden değindi.
Türkiye’nin altın üretiminin yaklaşık 30 ton seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, altının finansal sisteme daha fazla girmesi yönündeki beklentiyi de dile getirdi.
Böylece son bir hafta içinde yapılan iki ayrı açıklamada aynı ekonomik çerçeve öne çıktı: Bir tarafta Türkiye’nin yer altında bulunan altın kaynaklarının üretime kazandırılması, diğer tarafta vatandaşların elinde bulunan fiziki altınların finansal sistem içinde daha etkin kullanılabilmesi.
Mollakara Türkiye’nin altın üretimini yüzde 10 artıracak
Bugünkü açılışın yapıldığı Mollakara Altın Madeni, Ağrı’nın Diyadin ilçesinde bulunuyor.
Cevdet Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre tesis yaklaşık 250 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildi. Madende 337 kişinin istihdam edilmesi planlanırken, ilk beş yılda yaklaşık 17 ton altın üretimi öngörülüyor.
Yılmaz, tesisin üretime geçmesiyle Türkiye’nin toplam altın üretiminin yaklaşık yüzde 10 artacağını söyledi.
Türk Altın İşletmeleri tarafından KAP’a yapılan açıklamada ise Mollakara’daki görünür ve muhtemel altın rezervinin 471 bin ons olarak belirlendiği bildirildi. Şirket, 2026 yıl sonuna kadar yaklaşık 32 bin ons üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Yerli üretim neden yastık altı altın kadar önemli?
Türkiye açısından altın iki farklı kanaldan dış dengeyi etkiliyor. Bir tarafta vatandaşların yatırım ve tasarruf amacıyla güçlü fiziki altın talebi bulunurken, diğer tarafta yurtiçi üretimin talebi karşılamakta yetersiz kaldığı dönemlerde altın ithalatı artabiliyor.
Bu nedenle ekonomi yönetiminin altına ilişkin yaklaşımı iki başlıkta şekilleniyor: Türkiye’deki madenlerden daha fazla altın üretmek ve mevcut fiziki altın stokunun bir bölümünü isteyen tasarruf sahipleri aracılığıyla finansal sisteme kazandırmak.
Yerli üretimin artması, iç talebin daha büyük bölümünün yurtiçinden karşılanmasına katkı sağlayabilir. Yastık altındaki altınların finansal sisteme girmesi ise hâlihazırda mevcut olan bir tasarruf stokunun ekonomik sistem içinde kullanılabilir hale gelmesi anlamına geliyor.
Yastık altında ne kadar altın olduğu kesin olarak biliniyor mu?
Türkiye’de evlerde, kasalarda veya finansal sistem dışında tutulan fiziki altının miktarını kesin olarak gösteren güncel bir veri bulunmuyor.
Bunun nedeni bu altınların banka hesaplarında veya merkezi bir kayıt sisteminde izlenmemesi. Bu nedenle farklı dönemlerde açıklanan yastık altı altın büyüklükleri tahmin niteliğinde.
TCMB Başkanı Fatih Karahan da 2026 yılında yaptığı değerlendirmede Türkiye’deki finansal sistem dışında tutulan altınların piyasa değerinin yaklaşık 600 milyar dolar düzeyinde olabileceğini belirtmişti.
Bu rakamın TCMB rezervleriyle aynı türde bir veri olmadığı özellikle belirtilmeli. Merkez Bankası rezervleri resmi bilanço verilerinden oluşurken, yastık altı altın büyüklüğü tahmini fiziki altın miktarı ve piyasa fiyatı üzerinden hesaplanıyor.
TCMB rezervi ile yastık altı birikim aynı şey değil
Cevdet Yılmaz’ın yaptığı karşılaştırma büyüklüğü göstermesi açısından dikkat çekici olsa da iki kavramın teknik olarak birbirinden ayrılması gerekiyor.
TCMB rezervleri, Merkez Bankası’nın bilançosunda bulunan döviz ve altın varlıklarını ifade ediyor. Vatandaşların fiziki olarak sahip olduğu altın ve döviz ise hanehalkı servetinin bir parçası ve Merkez Bankası’nın doğrudan kullanabileceği rezerv niteliğinde değil.
Yılmaz’ın “milletimizin rezervi” ifadesi bu nedenle teknik bir merkez bankacılığı kavramından ziyade, Türkiye’deki hanehalkının sahip olduğu finansal varlıkların büyüklüğüne yapılan ekonomik bir vurgu olarak değerlendirilmeli.
Altının sisteme girmesi neden isteniyor?
Türkiye’de yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması uzun süredir ekonomi yönetiminin gündeminde yer alıyor.
Geçmiş yıllarda altın hesapları, fiziki altın dönüşüm uygulamaları, altın tahvilleri ve farklı finansal araçlarla vatandaşların fiziki altınlarını finansal sistem içinde değerlendirebilmesine yönelik modeller uygulandı.
Bu yaklaşımın temel amacı altın sahipliğini ortadan kaldırmak değil; tasarruf sahibinin tercih etmesi halinde fiziki olarak atıl duran altının bankacılık ve finans sistemi içinde kullanılabilmesini sağlamak.
Yılmaz’ın açıklamasına göre bu tür kaynakların sisteme dahil olması, yurtiçi tasarrufların daha üretken alanlarda kullanılmasına ve Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Altın politikasında iki ayrı kaynak öne çıkıyor
Mollakara açılışı ve Yılmaz’ın son dönemde yaptığı açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’nin altın politikasında iki ayrı kaynak öne çıkıyor.
Birincisi, Mollakara gibi yeni maden yatırımlarıyla yer altındaki altın rezervlerinin üretime kazandırılması. İkincisi ise vatandaşların uzun yıllardır biriktirdiği ve önemli bölümü finansal sistem dışında bulunan fiziki altının ekonomik sistem içinde daha etkin değerlendirilebilmesi.
Mollakara’nın ilk beş yılda yaklaşık 17 ton üretim hedeflemesi Türkiye’nin yıllık üretim kapasitesini destekleyecek somut bir yatırım olarak öne çıkarken, yastık altı altın tarafındaki potansiyel bunun çok daha üzerinde bir tasarruf büyüklüğüne işaret ediyor.
Cevdet Yılmaz’ın bir hafta arayla yaptığı açıklamaların ortak noktası da burada ortaya çıkıyor: Türkiye açısından altın yalnızca fiyatı takip edilen bir yatırım aracı değil; aynı zamanda rezervler, dış ticaret, yurtiçi tasarruflar ve madencilik politikasıyla doğrudan bağlantılı stratejik bir ekonomik varlık.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.