Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, imalat sanayisinde istihdam kaybının boyutuna ilişkin çarpıcı bir uyarıda bulundu. Gültepe, 21 Ekim’deki açıklamasında toplam 480 bin kişilik istihdam kaybından söz ederken tekstil ve bağlantılı sektörlerdeki kaybı 300–350 bin kişi olarak ifade etti. İhracatçıların maliyet baskısını hafifletmek için döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’ten yüzde 8’e yükseltilmesini istedi. Bu rakamlar Gültepe’nin açıklamasına ait; istihdam kaybının başlangıç ve bitiş dönemi açıklama akışında netleşmediği için yalnızca 2026’ya ait bir kayıp olarak değerlendirilmemeli.
Gültepe’nin sözleri, TİM ile PwC Türkiye iş birliğinde hazırlanan “İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi” raporunun tanıtımı sırasında geldi. Çalışma otomotivden hazır giyime, kimyadan mobilyaya dokuz imalat sektörünün rekabet gücünü inceliyor. Bu sektörler 2025’te yaklaşık 166 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi; bu büyüklük Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 70’ine karşılık geliyor. Dolayısıyla üretim maliyetleriyle ilgili sorun tek bir sektöre sıkışmıyor.
480 bin kişilik kayıp uyarısı hangi soruna işaret ediyor?
İhracatçının döviz cinsinden satış fiyatını istediği ölçüde artıramadığı koşullarda TL cinsinden işçilik, enerji ve finansman giderlerinin yükselmesi kâr marjlarını daraltıyor. Firmalar sipariş almak için fiyat indirdiklerinde üretim sürse bile yatırım ve istihdamı korumak zorlaşabiliyor. Gültepe’nin ücretler ve döviz kuru arasındaki makasa yaptığı vurgu da bu mekanizmayla ilişkili.
Ancak 480 bin kişi ifadesini TÜİK’in aylık işsizlik artışıyla veya tek bir sektörün resmî SGK istihdam değişimiyle eşitlemek doğru olmaz. Rapor ve konuşmada kullanılan dönem, sektör kapsamı ve istihdam tanımının ayrıntıları görülmeden “bu yıl 480 bin kişi işini kaybetti” sonucuna varılamaz. Tekstil için açıklanan 300–350 bin kişilik rakam da ayrıca dönem ve alt sektör kapsamı gerektiriyor.
Döviz dönüşüm desteği yüzde 8 olursa ne kadar fark yaratır?
Bugün uygulanan genel destek oranı yüzde 3. Gültepe’nin önerdiği yüzde 8 oranı kabul edilirse artış 5 yüzde puan, mevcut orana göre destek tutarındaki yükseliş ise yaklaşık yüzde 167 olur. Örneğin yalnızca destek hesabına esas kabul edilen bir tutar üzerinden yapılan teorik hesap şöyledir:
| Desteğe esas TL tutarı | Yüzde 3 | Yüzde 8 | İlave destek |
|---|---|---|---|
| 1 milyon TL | 30.000 TL | 80.000 TL | 50.000 TL |
| 5 milyon TL | 150.000 TL | 400.000 TL | 250.000 TL |
| 10 milyon TL | 300.000 TL | 800.000 TL | 500.000 TL |
Bu tablo bir ödeme taahhüdü veya her firmanın alabileceği kesin destek değil. Mevcut programda hak kazanma koşulları, katma değer sınırı ve yıllık üst limit bulunuyor; yüzde 8 ise henüz yürürlüğe alınmış bir oran değil, ihracatçı temsilcisinin talebi.
TCMB’nin ekimde değiştirdiği kurallar neden önemli?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1 Ekim 2026 itibarıyla döviz dönüşüm desteğini yeni ölçütlere bağladı. Bir ay boyunca döviz almama taahhüdü yerine, firmanın likit döviz varlıklarının net satışları veya aktif büyüklüğünden yüksek olanına oranının yüzde 10’u aşmaması koşulu getirildi. Bir yılda destek kapsamına alınabilecek döviz satışı, şirketin faaliyet kârı ve işgücü maliyetinden hesaplanan katma değere bağlandı. Yıllık toplam destek için de 100 milyon TL üst sınır öngörüldü.
TCMB verilerine göre programdan 2023’ten beri yaklaşık 44 bin firma yararlandı; yararlanan ihracatçıların toplam ihracatçı firmalar içindeki oranı 2026’da yüzde 34’e ulaştı. Bu veriler, Gültepe’nin oran artışı talebinin yalnızca “daha yüksek prim” isteği olmadığını gösteriyor: Yeni koşullarda hangi şirketin ne büyüklükte döviz satışına destek alabileceği de önemli.
İhracatçı desteği ile enflasyon hedefi arasındaki denge
Destek artışı ihracatçının TL cinsinden nakit akışına katkı sağlayabilir; fakat bütçe ve para politikasıyla birlikte değerlendirilmesi gereken bir maliyeti de vardır. Aynı zamanda yüksek destek oranı tek başına kalıcı rekabetçilik yaratmaz. Enerji, lojistik, finansman maliyetleri ve verimlilik farkı sürdüğü müddetçe firmaların fiyat rekabetini yalnızca kur ve teşvikle koruması zorlaşabilir.
Raporda ele alınan dokuz sektörün ihracattaki ağırlığı nedeniyle meselenin etkisi geniş. Gültepe’nin yüzde 8 önerisinin uygulamaya dönüşüp dönüşmeyeceği ve istihdam kaybına ilişkin kullanılan dönemin nasıl açıklanacağı, bundan sonraki somut gelişmeler olacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.