İsviçre Finansal Piyasa Denetleme Kurumu FINMA, Julius Baer hakkında yürüttüğü yaptırım sürecini tamamladı ve bankaya uygulanan bazı kısıtlamaları gevşetti. Kararla birlikte bankanın tutması gereken ilave sermaye 500 milyon İsviçre frangından 250 milyon franga indirildi. Julius Baer hissesi haberin ardından yüzde 8,8 yükselerek tarihindeki en güçlü günlük hareketlerden birini kaydetti.
Düzenleyici dosyanın kapanması, bankanın son yıllarda bilanço ve itibar üzerinde baskı yaratan uyum sorunlarında yeni bir aşamaya geçtiği anlamına geliyor. FINMA’nın kararı tüm yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor: Julius Baer’ın uyum programı belirli denetim koşulları altında sürecek ve banka 2032’ye kadar düzenli raporlama yapacak.
İçindekiler
Ek sermaye yükü yarıya indirildi
FINMA’nın daha önce istediği 500 milyon franklık ilave sermaye tamponu, bankanın risk ağırlıklı varlıklarının üzerinde ek maliyet yaratıyordu. Tutarın 250 milyon franga çekilmesi, Julius Baer’ın kullanabileceği sermayeyi artırırken özkaynak kârlılığı üzerindeki baskıyı da azaltabilir. Bankanın açıkladığı yüzde 18,5 düzeyindeki sermaye oranı, düzenleyicinin yüzde 9,4’lük zorunlu seviyesinin belirgin biçimde üzerinde bulunuyor.
Karar sermaye tarafıyla sınırlı kalmadı. FINMA, bankaya uygulanan likidite sınırlamalarını kaldırdı ve yüksek riskli ülkelerdeki siyasi nüfuz sahibi müşterilerin kabulüne ilişkin yasağın kademeli olarak sona erdirileceğini bildirdi. Julius Baer’ın yeniden pay geri alımına başlayabilmesi için ise düzenleyiciden son onayı alması gerekiyor.
Reuters’ın aktardığı FINMA kararında, bankadan 10 milyon frank tutarında haksız kazancın geri alınmasına da hükmedildi. Düzenleyici ayrıca üç eski çalışan hakkında hukuki süreç başlatılabileceğini belirtti.
Dosyanın merkezinde risk yönetimi vardı
İnceleme, Julius Baer’ın risk yönetimi ve kara para aklamayı önleme kontrollerindeki ciddi eksikliklere odaklandı. Sorunlu alanlar arasında Avrupalı bir gruba verilen özel borç kredileri ile Rusya bağlantılı iki siyasi nüfuz sahibi müşteriyle yürütülen ilişkiler yer aldı.
Banka süreç boyunca yönetim kadrosunu yeniledi, özel borç faaliyetlerini sonlandırdı ve müşteri kabulüyle kredi riskine ilişkin kontrollerini yeniden düzenledi. Genel Müdür Stefan Bollinger, FINMA kararının ardından kurumun daha güçlü ve daha odaklı bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Piyasanın ilk tepkisi, yatırımcıların düzenleyici belirsizliğin azalmasını sermaye dağıtımı ve kârlılık açısından olumlu fiyatladığını yansıttı.
Pay geri alımı için son onay bekleniyor
Hissede yüzde 8,8’e ulaşan yükselişin kalıcılığı açısından iki başlık öne çıkıyor. İlki, FINMA’nın pay geri alım programına vereceği nihai izin; ikincisi ise 2032’ye kadar devam edecek raporlama döneminde yeni bir uyum sorunu yaşanmaması. Ek sermaye yükünün düşürülmesi bankaya alan açsa da 250 milyon franklık tampon yürürlükte kalacak.
Julius Baer yönetimi, pay geri alımının ne zaman başlayacağı ve programın büyüklüğü konusunda düzenleyici onay tamamlandıktan sonra ayrıntı paylaşacak.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.