Investing.com’un 18 Ekim tarihli haberinde aktardığı Citi modeli, ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisinden başlayıp makroekonomik düzeltmelerle S&P 500 için bir değerleme aralığı hesaplıyor. Haberdeki 22,4’lük fiyat/kazanç çarpanı, bu aralığın tavanından 0,3 çarpan yüksek.
Üst sınıra göre prim, 22,4’ün 22,1’e bölünüp bir çıkarılmasıyla yaklaşık yüzde 1,36 olarak hesaplanıyor. Bu oran mevcut çarpanın modele uzaklığını gösteriyor; Citi’nin endeks için açıkladığı bir düşüş hedefi değil. Kurum, aralığın üzerindeki fiyatlamayı iyimser yatırımcı duyarlılığı ve rahat pozisyonlanmayla ilişkilendiriyor.
Faize duyarlılık sektörler arasında ayrışıyor
Citi’ye göre yüksek borçlanma maliyetleri ekonomik büyüme beklentilerinde ağırlığını koruyor. Hisse değerlemeleri ve varlıklar arasındaki para akışı üzerindeki etkisi ise yapay zekâya bağlı kâr beklentileriyle zayıflıyor.
Kurumun karşılaştırmasında ağustos sonundan bu yana döngüsel ve savunmacı hisseler gerilerken büyüme hisseleri daha dirençli kaldı. Destek, yapay zekâ faaliyetlerinden beklenen kâr artışından geliyor; gerçekleşmiş şirket sonuçlarıyla aynı kapsamı taşımıyor.
Tahvil arzı ve emeklilik birikimleri
Citi, tahvil getirilerindeki yükselişin bir bölümünün ekonominin aşırı ısınmasından çok ek kamu borçlanması beklentisini yansıtabileceğini değerlendiriyor. Getiriyi yukarı taşıyan etken, yatırımcının hisseden tahvile geçmek için talep ettiği değerlemeyi de değiştiriyor.
Hisseleri destekleyen akışlarda emeklilik sisteminin yapısı da yer alıyor. Tanımlanmış fayda planlarından katkı esaslı planlara geçiş ve genç yatırımcıların hisse ağırlığı yüksek hedef tarihli fonları tercih etmesi, Citi’nin saydığı unsurlar arasında. Bunlar, yüksek tahvil getirisiyle yüksek hisse çarpanının bir arada kalmasına ilişkin kurumun açıklamasını oluşturuyor.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.