Brent petrolün varil fiyatı 13 Ekim’de TSİ 19.59 itibarıyla 106,06 dolardan işlem gördü. Kontrat gün içinde yüzde 0,6 gerilese de bir önceki seansın 106,65 dolarlık kapanışından fazla uzaklaşmadı. Pazartesi günkü kapanış, 15 Eylül’den bu yana görülen en yüksek seviye oldu.
Fiyatlamada iki zıt başlık etkili. ABD ile Rusya arasında dizel ticaretinin yeniden başlamasına dönük beklenti, piyasaya ek ürün girebileceği düşüncesini güçlendiriyor. Buna karşılık Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’daki hedeflere ve bölgedeki deniz trafiğine yönelik saldırıları, ham petrol ile rafine ürün sevkiyatlarında yeni aksama ihtimalini canlı tutuyor.
106 doların arkasında fiziksel akış riski var
Brent pazartesi günü 1,93 dolar, yani yüzde 1,8 yükselerek 106,65 dolardan kapandı. WTI aynı seansta 1,89 dolar artışla 93,74 dolara çıktı. İki gösterge arasındaki fark 12,91 dolar oldu. Brent’in daha yüksek primi, Körfez ve deniz yoluyla yapılan uluslararası sevkiyatlara ilişkin riskin küresel gösterge fiyatta daha belirgin hissedildiğini gösteriyor.
Husilerin Riyad’daki uluslararası havalimanına yönelik saldırıyı üstlenmesi ve tanker trafiğine ilişkin güvenlik kaygıları, dünyanın en büyük üreticilerinden Suudi Arabistan’ın ihracat kapasitesini yeniden gündeme taşıdı. Fiyatın yönü, siyasi açıklamalardan çok üretim terminalleri, tanker rotaları ve sigorta-navlun maliyetlerinde gözlenecek fiilî bozulmaya duyarlı.
Eylül başından bu yana artış yüzde 10,8
Brent 3 Eylül’de 96,22 dolara çıkmıştı. 12 Ekim’deki 106,65 dolarlık kapanış, bu seviyeye göre 10,43 dolarlık ve yaklaşık yüzde 10,8’lik artış anlamına geliyor. Aradaki fark, Orta Doğu riskinin geçici bir günlük sıçramadan çıkıp fiyatın üzerinde kalıcı bir prim oluşturduğunu gösteren ölçülebilir bir işaret.
Yine de arz tarafı tek yönlü değil. Rus dizelinin ABD pazarına dönebilmesi, özellikle rafine ürün sıkışıklığını hafifletebilir. OPEC’in ekim raporunda 2026 talep artışı tahminini yıl başındaki günlük 1,4 milyon varilden 400 bin varile indirmesi de yüksek fiyatı sınırlayabilecek talep zayıflığına işaret ediyor.
Türkiye için kur ve Brent birlikte belirleyici
Türkiye enerji ithalatçısı olduğu için 106 dolar çevresindeki Brent, ham petrol maliyetini doğrudan yukarı taşıyan bir unsur. Akaryakıt fiyatlarına geçiş ise yalnızca Brent’e bağlı değil; dolar/TL kuru, rafineri marjı, vergi yapısı ve ürün fiyatları aynı hesapta yer alıyor.
Kısa vadede kritik eşik, Brent’in 106 doların üzerinde kalıp kalmamasından önce saldırıların petrol üretimi veya tanker akışında doğrulanmış bir kayba dönüşüp dönüşmeyeceği. Rus dizel arzındaki olası artış gerçekleşirse aşağı yönlü denge güçlenebilir; Körfez sevkiyatında yeni aksama ise mevcut risk primini koruyabilir.
Yorumlar
Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.