Gram Altın 6.669,69 +2,59% USD/TRY 47,7436 +0,18% EUR/TRY 55,2510 +0,32% Sterlin 64,4811 +0,38% Bitcoin 64.921,00 +0,30% BIST 100 13.779,39 -0,14%
PiyasaDetay

ABD Enflasyon Verisi: Wall Street ve Fed İçin Kritik Test

Zayıf istihdam verisi Fed’in eylülde faiz artıracağı beklentisini geriletirken S&P 500 haftayı rekor seviyede tamamladı. Şimdi gözler 12 Ağustos’ta açıklanacak ABD enflasyonunda; güçlü bir TÜFE verisi son günlerde oluşan piyasa fiyatlamasını yeniden tersine çevirebilir.

Yayınlanma
Okuma Süresi 4 Dakika
Güncellendi
ABD enflasyon verisi öncesi Wall Street ve Fed
Zayıf istihdam verisinin ardından değişen Fed beklentileri, 12 Ağustos'ta açıklanacak ABD enflasyonuyla yeni bir sınava girecek.
PiyasaDetay’ı Google’da tercih edilen kaynaklara ekle Google’da tercih edilen kaynaklara ekle
Okuma ayarı

ABD piyasalarında zayıf istihdam verisinin ardından oluşan iyimserliğin önündeki ilk büyük sınav belli oldu. S&P 500 haftayı rekor seviyede tamamlarken yatırımcıların odağı 12 Ağustos Çarşamba günü açıklanacak temmuz ayı ABD enflasyon verisine çevrildi.

Reuters’ın aktardığı piyasa beklentilerine göre yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 3,4, çekirdek enflasyonun ise yüzde 2,5 seviyesinde açıklanması bekleniyor. Verinin özellikle beklentilerin üzerinde gelmesi, cuma günü zayıf istihdam rakamlarının ardından gerileyen Fed faiz artırım beklentilerini yeniden güçlendirebilir.

İçindekiler
  1. ABD enflasyon verisi neden bu kadar önemli?
  2. Enflasyon yüksek gelirse Wall Street’te tablo değişebilir
  3. Tahvil faizleri de kritik eşikte
  4. Fed için istihdam mı enflasyon mu ağır basacak?

Piyasanın önündeki temel çelişki burada oluşuyor. ABD işgücü piyasası belirgin biçimde soğuma sinyali verirken enflasyon hâlâ Fed’in rahat hareket edebileceği seviyelerin üzerinde bulunuyor.

ABD enflasyon verisi neden bu kadar önemli?

Cuma günü açıklanan temmuz istihdam raporu piyasadaki faiz senaryosunu kısa sürede değiştirdi. ABD ekonomisi temmuzda 80 bin kişilik artış beklentisine karşılık 23 bin istihdam kaybetti. Önceki aylara ilişkin rakamların da aşağı yönlü revize edilmesi, işgücü piyasasındaki yavaşlamanın tek aya özgü olmayabileceği endişesini artırdı.

Verinin ardından piyasanın eylül toplantısında Fed’den faiz artırımı bekleme oranı geçen haftaki yaklaşık yüzde 67 seviyesinden yüzde 44’e kadar geriledi.

Borsaların verdiği tepki güçlü oldu. S&P 500 cuma günü yüzde 0,62 yükselerek rekor kapanış yaparken haftalık kazanç yüzde 3,58’e ulaştı. Nasdaq ise haftayı yüzde 5’in üzerinde yükselişle tamamladı.

İstihdam cephesindeki zayıflık Fed’in kararının yalnızca bir tarafını oluşturuyor. Merkez bankasının diğer temel problemi enflasyon.

Haziranda ABD tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 3,5 artmıştı. Enerji fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 15,7’ye ulaşırken çekirdek enflasyon yüzde 2,6 seviyesinde gerçekleşmişti. Temmuz rakamı bu açıdan Fed’in işgücü piyasasındaki yavaşlamaya ne kadar ağırlık verebileceğini gösterecek kritik verilerden biri olacak.

Enflasyon yüksek gelirse Wall Street’te tablo değişebilir

Son yükseliş yalnızca istihdam verisine dayanmadı. Teknoloji ve yarı iletken şirketlerindeki güçlü performans ile şirket bilançolarının beklentilerin üzerinde gelmesi ABD borsalarını destekledi.

Reuters’ın derlediği verilere göre sonuçlarını açıklayan S&P 500 şirketlerinin yaklaşık yüzde 85’i analistlerin kâr beklentilerini aşmış durumda. Bu tablo, faiz belirsizliğine rağmen hisse piyasasında risk iştahının korunmasına yardım ediyor.

Yine de rekor seviyelere ulaşmış bir piyasada enflasyondan gelecek yukarı yönlü sürprizin etkisi daha sert olabilir.

Beklentilerin üzerinde bir TÜFE verisi, yatırımcıların “Fed eylülde beklemede kalabilir” senaryosunu yeniden sorgulamasına yol açabilir. Böyle bir durumda ABD tahvil faizlerinde yükseliş, doların güçlenmesi ve özellikle yüksek değerlemeye sahip teknoloji hisselerinde satış baskısı gündeme gelebilir.

Enflasyonun beklentilere yakın veya altında kalması ise işgücü piyasasındaki yavaşlama sinyallerini daha önemli hale getirebilir. Bu senaryoda Fed’in eylül toplantısında yeni bir faiz artırımına gitmeden bekleyeceği beklentisi güçlenebilir.

Tahvil faizleri de kritik eşikte

ABD tahvil piyasası son haftalarda Fed beklentilerindeki hızlı değişimin en net görüldüğü alanlardan biri oldu.

10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi kısa süre önce Ocak 2025’ten bu yana görülen en yüksek bölgeye çıkmasının ardından yaklaşık yüzde 4,64 seviyesine geriledi. İstihdam verisinin zayıf gelmesi, tahvil piyasasında yeni bir faiz artırımı ihtimalinin azaltılmasını destekledi.

Çarşamba günkü enflasyon verisinin etkisi bu nedenle yalnızca Wall Street ile sınırlı kalmayabilir.

Tahvil faizlerinin yeniden yükselmesi dolar, altın ve büyüme hisseleri üzerinde aynı anda etkili olabilir. Özellikle altın açısından daha yüksek reel faiz beklentisi baskı yaratabilirken Fed’in daha temkinli kalacağı bir enflasyon tablosu değerli metalleri destekleyebilir.

Dolar tarafında da benzer bir hassasiyet bulunuyor. Beklentileri aşan enflasyon, daha yüksek faizlerin daha uzun süre korunacağı düşüncesini güçlendirirse dolar yeniden destek bulabilir. Daha zayıf bir TÜFE rakamı ise son istihdam verisinin ardından oluşan dolar üzerindeki baskının devam etmesine neden olabilir.

Fed için istihdam mı enflasyon mu ağır basacak?

Fed’in önündeki karar giderek daha karmaşık hale geliyor.

Bir tarafta temmuzda istihdam kaybeden ve işgücüne katılımın zayıfladığı bir ekonomi bulunuyor. Diğer tarafta ise fiyat artışlarının Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalmaya devam ettiği bir tablo var.

Bazı Fed yetkilileri kalıcı enflasyon baskıları nedeniyle para politikasında daha fazla sıkılaşma ihtimalini tamamen dışlamıyor. Piyasa ise cuma günkü istihdam raporunun ardından bu ihtimali önemli ölçüde azalttı.

12 Ağustos’taki TÜFE verisi iki görüş arasındaki dengeyi değiştirebilir.

Temmuz enflasyonu beklentileri aşarsa eylül toplantısında faiz artırımı yeniden daha güçlü biçimde tartışılabilir. Daha yumuşak bir veri ise işgücü piyasasına ilişkin endişeleri öne çıkararak Fed’in beklemede kalma ihtimalini artırabilir.

Piyasalar açısından önümüzdeki haftanın asıl hikâyesi yalnızca enflasyon rakamının kaç geleceği değil. Asıl soru, zayıf istihdamın ardından oluşan yeni Fed fiyatlamasının enflasyon verisi karşısında ayakta kalıp kalamayacağı olacak.

Rekor seviyelerdeki Wall Street, gerileyen tahvil faizleri, dolar ve altın için 12 Ağustos verisi yeni bir fiyatlama sürecinin başlangıç noktalarından biri olabilir.

Yorumlar

Görüşünüzü paylaşabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Spam ve reklam içerikli yorumlar onaylanmaz.